Sarkozy'yi niye sorgulamıyorlar?

AB'den Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Ayşe Sezgin, Türkiye'nin 2014'te üyeliğe hazır olacağını belirtirken, eksen tartışmalarına da yanıt verdi: "Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy, Ürdün, Mısır, Suriye ve İsrail'e gitti. Onlara hesap sorulmuyor da, bize niye soruluyor?"

Pazartesi 20.12.2010
ABONE OL
AB'den Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Ayşe Sezgin, 28 yıllık diplomat. Onun koltuğu aslında bakanlıkta kadınların koltuğu olarak biliniyor. 32 yıldır da bir diplomat ile evli. Eşi Aydın Sezgin, Moskova Büyükelçisi. Evliliğinin yarısından çoğunda kimi zaman eşinden, kimi zaman da kızından ayrı kaldı. Şu anda Dışişleri Bakanlığı'ndaki en üst rütbeli kadın diplomat. Hatta eşinden de üstte. Uzun süredir Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun yakın ekibindeki tek kadın. Ayşe Sezgin, Türkiye'nin AB hedefini, eksen tartışmalarını, vize kuyruklarını ve diplomasi koridorlarındaki kadını SABAH'a anlattı:
Bir zirve daha bizsiz geçti. Ne olacak bu AB sorunumuz? İyi olacak. Çünkü AB, demokrasinin geliştirilmesi, temel hak ve özgürlüklerin yükseltilmesi açısından çok önemli. Bu süreç halkın bir süreci. Değişim ve dönüşümü ele ele vererek halkın gerçekleştirmesi gerekir.
Son dönemde biz mi AB'yi unuttuk, AB mi bizi? Biz de unutmadık. AB de bizi unutmadı. O kadar iç içe geçmiş bir ilişkiler ağımız var ki... Mesela 2009 itibariyle bize gelen 6.4 milyar dolarlık doğrudan yatırımın 5 milyar doları AB'den. Türkiye'de 26 bine yakın yabancı sermaye var. Bunun 14 bini AB'den.

KİRACI MI KOMŞU MU?

Avrupa'dan ekonomik krize karşın neden Türkiye'ye bu kadar yoğun bir sermaye akışı var? Çünkü Türkiye'nin AB ile müzakere sürecinde olması demek müstakbel bir üye demek. Türkiye, güven ve istikrar açısından garanti oluşturuyor. Bu artarak da devam edecek.
Eğer AB'yi bir apartman olarak düşünürsek, AB'nin kiracısı mıyız? Eşit şartlarda oturan bir komşu muyuz? Bugün AB de kendi içerisinde bazı sorunlarla boğuşuyor, özellikle ekonomik krizin etkileri çok kuvvetli şekilde hissediliyor. AB'nin bu sıkıntılı dönemini bizimle de gözlemliyoruz. Söylemlerin bir kısmı şüphesiz iç siyasete yönelik. Ama Türkiye ile ilişkilerini zayıflatmak veya ilişkilerden vazgeçmek gibi bir niyet katiyen yok. Biz aynı apartmanda ortak bir gelecek yaşamak üzere yola çıktık. AB'nin Türkiye ile ilgili tarifleri hukuki tariflerdir. Bunlar devletler tarafından yapılmıştır, süreklilik arz eder ve kişilerle bağlı değildir.
Türkiye ne zaman üye olacak? Biz mevzuat açısından 2013 sonu itibariyle üyeliğe hazır olacağız, 2014 yılı başında da Avrupa Birliği'ne aday olmayı hedefliyoruz.

YENİ FASIL OCAKTA

Türkiye Doğu'ya mı kayıyor? Ben 1995'den bu yana AB ile ilgileniyorum. Bütün samimiyetimle söylüyorum, 2009-2010 arasında Batı'yla olan ilişkilerimiz hiçbir dönem olmadığı kadar arttı. Diğer Avrupa ülkeleri de, bizim çevremizdeki bölge ülkeleri ile ilişkileri arttırmak için çabalıyor. Mesela Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Ürdün'e gitti, Mısır'a gitti, Suriye'ye gitti, İsrail'e gitti. Niye onlar sorgulanmıyor da, biz sorgulanıyoruz.
Peki niye yeni fasıl açamadık? Rekabet faslı da genelde üyelik sürecinde olan ülkelerin en son açtığı fasıl. Biz zor bir kapıyı açmaya çalışıyoruz. Buna açılmıyor gözüyle bakmamak lazım. Aralık'ta açılmaz, ocakta açılır.

'AYRICALIĞIM OLMADI'
Dışişleri'nde 28 yıldır çalıştığını belirten Ayşe Sezgin, "Ne bir farklılığım oldu, ne de bir ayrıcalığım" dedi.