'ABD her detayı bilmek ister'

ABD'nin Türkiye eski Büyükelçisi Ross Wilson, ikili ilişkiler, Türkiye'nin dış politikası ve bölgesel gelişmeler hakkında SABAH'a konuştu. Wilson, Wikileaks belgeleri konusunda, ABD yönetiminin Türkiye gibi önemli bir ülke hakkında her detayı bilmek isteyeceğini söyledi

Salı 21.12.2010
Güncelleme: Salı 21.12.2010
ABONE OL
Türkiye'nin yakından tanıdığı bir isim olan Büyükelçi Ross Wilson, yaklaşık 30 yıl boyunca Amerikan Dışişleri Bakanlığı bünyesinde değişik ülkelerde ve görevlerde hizmet verdi. Türkiye, Azerbaycan, Rusya, Çek Cumhuriyeti ve Avustralya'da görev yapan Wilson, 2005 ile 2008 yılları arasında Türkiye'deki büyükelçilik görevinden sonra emekliye ayrıldı. Ross, halen merkezi Washington'da bulunan etkili düşünce merkezi Atlantik Konseyi bünyesindeki Dinu Patriciu Avrasya Merkezi Direktörlüğü görevini sürdürüyor. Wilson, aynı zamanda George Washington Üniversitesi'nde de uluslararası ilişkiler alanında ders veriyor. Eski Büyükelçi Wilson ile Wikileaks'ten, ABD diplomasisine, Türkiye'de görev yaptığı yıllardan bugünkü Türk- Amerikan ilişkilerine uzanan bir söyleşi gerçekleştirdik.
Wikileaks belgelerinde büyükelçilerin detaylı analizler yapıp bilgi topladığı ortaya çıktı. Bu görevlerinde nasıl bir yer teşkil eder? - Dünyadaki tüm büyükelçiliklerin, sadece Amerika değil, o ülkelerde çeşitli amaçlar için bulundukları söylenebilir. Bunların ilki görev için bulunduğunuz ülkenin yetkilileri ile ilişkileri sürdürmek, Amerika'yı temsil etmek, ticari ve ekonomik alanlarda ilişkileri geliştirmektir. Büyükelçiliklerin temel bir görevi daha vardır ki, o da bulunduğunuz ülke ile ilgili raporlar yazmaktır. Washington'un Türkiye kadar önemli olan bir ülke ile ilgili bilgi alma isteği gerçekten çok büyüktür. Washington Türkiye ile ilgili birçok detayı bilmek ister. Türk hükümetinin, vatandaşların ve diğer kurumların geniş bir alanda görüşlerinin ne yönde olduğunu ve ülkenin içinde neler olduğunu bilmek ister. Bizim sunduğumuz bu bilgiler Washington'daki analizciler tarafından derlenir. Bir kişiden bir başka kişiye aktarılan bilgilerin bir kısmı taraflı ya da tarafız olabilir. Sonuç olarak biz Washington'a işlenmemiş bilgi sunarız. Bu da genelde konuyla alakalı, ilginç ve onlar için faydalı olarak düşündüğümüz bilgiler olur.
Sizin Büyükelçi olduğunuz dönemde, Türkiye'de atmosfer nasıldı? - Olağanüstü bir deneyimdi. Ayrıca ülkemi dünyanın en önemli ülkelerinden birinde temsil ettiğim için olağanüstü bir fırsattı. Kolay bir iş değildi. İlişkilerimiz ben 2005'in sonlarında Türkiye'ye gittiğimde iyi değildi ve olması gerektiği ölçüde verimli çalışamıyorduk. İlişkilerimiz o dönemde birçok alanda, ne Amerika'nın, ne bölgenin ne de Türkiye'nin çıkarlarına hizmet ediyordu.
Türk medyasında sizden önceki Büyükelçi Eric Edelman ve sonraki Büyükelçi James Jeffrey'den daha fazla sevildiğiniz belirtiliyor. - Bununla ilgili bir yorum yapma durumunda değilim. Söyleyebileceğim, olağanüstü bir dönem geçirdim Türkiye'de. Çok güzel, verimli işler yaptık. İnsanlar bunu görüyor olabilir. Şu anda ilişkiler konusundaki izlenimim Sayın Ahmet Davutoğlu birçok defa Bakan Clinton ile bir araya geldiği. Çok yakın ilişkileri var ve düzenli olarak konuşuyorlar. Başkan Obama özellikle Başbakan Erdoğan ile ilişkilerin yolunda gitmesine büyük önem veriyor ve sık sık görüşüyorlar. Müsteşarlar William J. Burns ve Philip Gordon, Müsteşar Feridun Sinirlioğlu ile çok sık bilgi alışverişinde bulunuyorlar. Sorunları her zaman iletişimle de çözemeyebilirsiniz ama bu görüşmeler ilişkiler için çok önemli.
Peki, Wikileaks olayı patlak verdiğinde nasıl bir kriz yönetimi sergilendi sizce? - Bu, ABD'nin dış politikasını etkileyecek bir gelişmedir. Belgeler sızmadan önce Türkiye'ye ne hakkında oldukları, ne anlama geldikleri konusunda bilgi verildi. Sürpriz olma

Francis Riccardione nasıl bir diplomat? - Kendisi olağanüstü bir diplomattır. Kendisi Türkiye konusunda çok deneyimlidir ve Türkçesi de çok iyidir. Türkiye'deki insanları tanıyor ki, bu iyi bir şey ve Kahire'de çok başarılı bir büyükelçilik yaptı. Kendisinin atamasının onaylanacağına inanıyorum ve Türkiye'de iyi işler yapacağına güvenim tam. Atamanın gecikmesini Türkiye veya Türkiye ile ilişkiler üzerinde bir anlaşmazlık olduğu yolunda yorumlamıyorum.