Erdoğan: Hedefimiz nükleer silahsızlanma

Başbakan Erdoğan, Nükleer Güvenlik Zirvesi için Seul'e gelen 53 liderin katıldığı öğle çalışma yemeğinde yaptığı konuşmada, nükleer güvenlik konusuna dikkat çekti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Hepimizin ortak çabası, ülkelerimizde sağlam bir nükleer güvenlik ve emniyet kültürü yaratılması hedefine yönelik olmalıdır. Liderler olarak bizlerin nükleer güç üretme programlarına kamuoyunun güveninin ve itimadının sağlanmasında öncelikli sorumluluğu bulunmaktadır. Bu hedefi yerine getirmek nükleer enerjinin bütün boyutlarında şeffaf ve açık bir yaklaşım gerektirmektedir'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Nükleer Güvenlik Zirvesi için Seul'e gelen 53 liderin katıldığı öğle çalışma yemeğinde yaptığı konuşmada, nükleer güvenlik konusuna dikkat çekti.

''Çernobil ve Three Miles Island kazalarının ardından Fukushima'da yaşananlar bize bir kez daha nükleer güvenliğin hayati önemini ve nükleer enerjinin karşı karşıya bulunduğu sınamaları hatırlatmıştır'' diyen Erdoğan, halen 30 civarında ülkede nükleer güç reaktörü bulunduğuna dikkati çekti.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'na (UAEA) göre 60 kadar ülkenin nükleer güç programlarına ilgi duymakta, bunu değerlendirmekte veya aktif olarak planlamakta olduğunu dile getiren Başbakan Erdoğan, UAEA dünya üzerindeki nükleer güç reaktörlerinin yüzde 80'nin 20 yaşın üzerinde olduğunu ve bir kısmının yaşam ömrünü tamamlamış bulunduğunu da rapor etmektedir. Bu tesislerin bakımlarının optimal düzeyde sağlanması özel önem arz etmektedir'' diye konuştu.

''En yüksek nükleer güvenlik seviyelerinin sağlanması''

Geçmişte yaşandığı gibi potansiyel nükleer ve radyolojik olaylar ve acil durumların sınır aşan sonuçlarının olabildiğini vurgu yapan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Bu yüzden halkın tesislerin ve çevrenin korunması amacıyla en yüksek nükleer güvenlik seviyelerinin sağlanması uluslararası tedbirler alınmasını gerektirmektedir. Hepimizin ortak çabası ülkelerimizde sağlam bir nükleer güvenlik ve emniyet kültürü yaratılması hedefine yönelik olmalıdır. Liderler olarak bizlerin nükleer güç üretme programlarına kamuoyunun güveninin ve itimadının sağlanmasında öncelikli sorumluluğu bulunmaktadır. Bu hedefi yerine getirmek nükleer enerjinin bütün boyutlarında şeffaf ve açık bir yaklaşım gerektirmektedir.''

Türk hükümeti olarak, ''ulusal nükleer enerji programının uygulanmasında en yüksek nükleer güvenlik ve emniyet standartlarının sağlanmasına yönelik çabalarını tamamlayan ve destekleyen'' sanayi ortaklarıyla birlikte çalıştıklarını dile getiren Başbakan Erdoğan, ''Önümüzdeki dönemde nükleer güvenlik ve emniyet standartlarımızın ve uygulanacak önlemlerin birbirleriyle tutarlı olmasına gayret etmeliyiz. Gerek nükleer emniyet gerek güvenlik alanında edindiğimiz deneyimler bütün uluslararası toplumun yararına olacak şekilde paylaşılmalıdır'' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Kendi nükleer enerji programını uygulamaya geçirmek üzere bir ülke olarak uluslararası yükümlülüklerini tamamen yerine getiren tüm ülkelerin nükleer enerjiden en geniş biçimde yararlanma haklarını destekliyoruz'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Nükleer Güvenlik Zirvesi Genel Kurulu'nun öğleden sonraki oturumunda konuştu.

Çalışma yemeğindeki konuşmasında, nükleer santral kazalarına atıfta bulunarak, nükleer enerji güvenliği üzerinde duran Erdoğan, Genel Kurul konuşmasında ise nükleer terörizme dikkati çekti.

Nükleer terörizmin, küresel güvenlik ve istikrara yönelik en ciddi tehditlerden birini teşkil ettiğini vurgulayan Erdoğan, ''Nükleer ve radyoaktif maddelerin devlet dışı aktörlerin eline geçme ihtimalinin son derece olumsuz sonuçları tüm ülkeler için aynı ölçüde geçerlidir. Bu durum söz konusu tehdide karşı ortak hareket etmemizi gerekli kılmaktadır. Ulusal düzeyde yürüteceğimiz kararlı çabalar tek başına yeterli değildir'' dedi.

Bu çabaların nükleer terörizmle mücadelede etkin uluslararası işbirliğiyle güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, şunları söyledi:

''Türkiye bu mülahazalardan hareketle nükleer güvenlik zirvesi girişimine başından itibaren dahil olmuş ve geçtiğimiz 2 yıl boyunca zirve izleme sürecini aktif bir şekilde desteklemiştir. Türkiye, nükleer silahlardan arındırılmış bir dünya hedefine ve nükleer enerjiden güvenli ve barışçıl amaçlarla yararlanma ilkesine bağlılığını kararlı bir şekilde sürdürüyor. Bu çerçevede küresel yayılmanın önlenmesi rejiminin üç boyutunun dengeli bir şekilde güçlendirilmesine yönelik uluslararası çabaları tümüyle destekliyoruz.''

Kendi nükleer enerji programını uygulamaya geçirmek üzere bir ülke olarak uluslararası yükümlülüklerini tamamen yerine getiren tüm ülkelerin nükleer enerjiden en geniş biçimde yararlanma haklarını desteklediklerini dile getiren Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
''Burada aldığımız önlemler, hiçbir şekilde nükleer enerjinin barışçı kullanımına yönelik uluslararası işbirliğine ve nükleer teknoloji teçhizat ve maddelere barışçıl amaçlarla erişime engel teşkil etmemeli. Türkiye gibi artan ulusal gereksinimlerini karşılamak amacıyla enerji arz kaynaklarına nükleer gücü dahil etme zorunluluğunda bulunan ülkeler için hayati önem arz etmektedir.''

Kararlılık vurgusu

Türkiye'nin, Avrupa'nın 6., dünyanın 16. büyük ekonomisi konumunda olduğuna dikkati çeken Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Güvenli, güvenilir, maliyeti düşük ve çevreye duyarlı enerji kaynaklarından istifade etmek kalkınma stratejilerimizin odağını oluşturmaktadır. Türkiye iddialı bir nükleer güç programını başlatmıştır. Ve ülkenin enerji ihtiyacını sürdürülebilir şekilde karşılamak için bu programı kararlılıkla uygulayacaktır. Hedefimiz 2030 yılında elektrik üretimimizin yüzde 10'unu nükleer güç kaynaklarından sağlayacak duruma gelmektir.''

''Nükleer güç programımızı uygularken ilgili uluslararası belgelere ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ilkelerine dayalı en yüksek emniyet ve güvenlik standartlarını sağlayacağız'' diye Erdoğan, Erdoğan, yayımlanan raporlara göre küresel düzeydeki nükleer madde stoklarının 120 bin nükleer silah ya da patlayıcı üretmeye yetecek miktarda olduğunun altını çizdi.

Erdoğan, şöyle konuştu:

''Bu maddelerin yüzde 60'tan fazlasının askeri programlarda kullanıldığı belirtiliyor. Askeri nükleer tesisler ve stoklar terör tehdidinden uzak değildir. Askeri amaçlı tesis ve maddelerle ilgili nükleer emniyet kaygılarını eşit ölçüde dikkate almak durumundayız. Nükleer silah var olduğu sürece yetkisiz çevrelerin erişimi olasılığı dahil olmak üzere bu silahlarla bağlantılı risklerin de varlığını sürdüreceğini aklımızdan çıkarmamalıyız. Bu itibarla nükleer silahların azaltılması ve sonunda bertaraf edilmesi suretiyle küresel silahsızlanma hedefine ulaşmak hepimizin ortak sorumluluğudur.

Önümüzdeki dönemde radyoaktif maddelerin yasadışı ticaretini ve diğer yasadışı faaliyetleri önlemek amacıyla radyoaktif kaynakların fiziksel güvenliğini güçlendirmeye yönelik çabaları artırmalıyız. UAEA'nın kuruluş belgesi çerçevesinde ve karar almaya yetkili siyasi organları tarafından verilen yönergesini yerine getirebilmesini teminen yeterli kaynaklarla donatıp desteklemeliyiz.''

BİZE ULAŞIN