AP'den TSK rötuşu

Avrupa Parlamentosu'nun kabul ettiği Türkiye raporunda TSK'nın laik yapısına vurgu yapılan paragraf son anda değiştirilerek ordunun tamamen sivil yargının denetimine geçmesi çağrısı yapıldı.

Avrupa Parlamentosu, Türkiye Raportörü Ria Oomen-Ruijten'in kaleme aldığı raporu onayladı. Ordunun sivil yargının denetimi altında olması çağrısı yapılırken yeni anayasa çalışmalarına tüm kesimlerin katılması gerektiği vurgulandı.

Taslak raporda yer alan ve TSK'nın laik yapısına vurgu yapılan paragraf değiştirilerek, ordunun tamamen sivil yargının denetimi altında olması çağrısı yapıldı. Yeni anayasanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'yle tam uyumlu olması istenen raporda, tüm tarafların anayasa müzakerelerinde müspet tutum sergilemesi gerektiğine vurgu yapıldı. Avrupa Parlamentosu, Türkiye raporunda ayrıca, "Avrupa'daki Türk gazete ofislerine yapılan saldırıları şiddetle kınar ve saldırılarla ilgili eşgüdümlü bir soruşturma çağrısı yapar" denildi. Teklif, Hollandalı Hıristiyan Demokrat Ria Oomen-Ruijten tarafından kaleme alınan Türkiye raporuna eklendi.

Türkiye, AB ile arasındaki işbirliğinin ilerletilmesinin iki tarafın sağlayacağı yararların ötesinde çok geniş bir coğrafya için önemli kazanımlar anlamına geldiğini belirterek, "Türkiye bu bilinç ve sorumlulukla hareket etmektedir. AB de bu yaklaşımı benimsediği ölçüde işbirliğimiz daha ileri noktalara taşınabilecektir" dedi.

Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Avrupa Parlamentosu'nun 2011 Türkiye raporunun bugün Brüksel'de düzenlenen AP Genel Kurulu toplantısı sırasında oylanarak kabul edildiği hatırlatılarak, AP Türkiye raporlarının Türkiye ve AB arasındaki ilişkilerin ilerletilmesi bakımından bir araç olduğu, bu aracın iyi şekilde kullanılmasının her zaman Türkiye'nin arzusu olduğu, bu bakımdan geçmiş yıllarda olduğu gibi 2011 Türkiye Raporu'nun da dikkatle incelendiği bildirildi.

DIŞİŞLERİNDEN AP'YE TATLI SERT UYARI
Açıklamada, Raportör Hollandalı Hristiyan-Demokrat Ria Oomen-Ruijten'in kaleme aldığı raporda "karşılıklı bağımlılık ve bağlılık", "Kopenhag kriterlerinin yerine getirilmesi", "iyi komşuluk ilişkileri geliştirilmesi" ve "Türkiye-AB arasındaki işbirliğinin ilerletilmesi" başlıkları altında Türkiye'nin son bir yıl içinde AB'ye katılım sürecinde sağladığı ilerleme ve bu süreçte Türkiye tarafından atılması gerektiği düşünülen ilave adımların AP'nin bakış açısından ortaya konulduğu belirtilerek, şunlar kaydedildi:"Türkiye-AB ilişkilerinin yaklaşık yarım yüzyıllık bir geçmişi bulunmaktadır. 'Karşılıklı bağımlılık ve bağlılık' bunun doğal sonucudur. Ancak bu ilişkinin sağlamakta olduğu faydanın muhafazası karşılıklı gayret gerektirir. Kopenhag kriterlerinin yerine getirilmesiyle yakından bağlantılı '23-Yargı ve Temel Haklar' ve '24-Adalet, Özgürlük, Güvenlik' fasıllarında müzakerelerin diğer birçok müzakere faslıyla birlikte siyasi gerekçelerle bloke edilmiş olması bu bakımdan AB tarafından değerlendirilmelidir. Öte yandan, 'yurtta sulh, cihanda sulh' ilkesi temelinde 'komşularla sıfır sorun politikasını' benimsemiş ülkemizin 'iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesine' atfettiği önem açıktır. Ülkemizin, uluslararası toplum tarafından da yakinen izlenen ve takdirle karşılanan bu konudaki iyi niyetli çabalarının, ancak karşılık bulması halinde sorunların çözümünü sağlayacağı da unutulmamalıdır."

Bakanlık, "Türkiye-AB arasındaki işbirliğinin ilerletilmesinin" Türkiye ve AB'nin bundan sağlayacağı yararların ötesinde çok geniş bir coğrafya için önemli kazanımlar anlamına geldiğini belirttiği açıklamasında, "Türkiye bu bilinç ve sorumlulukla hareket etmektedir. AB de bu yaklaşımı benimsediği ölçüde işbirliğimiz daha ileri noktalara taşınabilecektir. Türkiye-AB ilişkilerinin temelini oluşturan ülkemizin AB'ye üyelik hedefi stratejik bir tercihimizdir. Bu yöndeki gayretlerimiz, reform sürecimizle birlikte kararlılıkla sürdürülecektir" ifadesini kullandı.
BİZE ULAŞIN