Irak'a sığınan askerlerin şok tanıklıkları

İki asker askerlik yaparken tanık oldukları katliamları ve nasıl kaçtıklarını anlattılar

  • AA
  • Dünya
  • Pazartesi 30.07.2012 13:35
Hasan 23, Hüseyin ise 25 yaşında... İkisi de Suriye'deki devrim sürecinden hemen önce ayrı yerlerde silah altına alınmış iki Kamışlılı genç. Yolları önce Humus'ta, kaçtıktan sonra da Erbil'de kesişen Hasan ve Hüseyin, askerlik yaparken tanık oldukları katliamları ve nasıl kaçtıklarını AA mikrofonuna anlattı.

İkisi de Muhaberat (istihbarat) ve Şebbiha adı verilen paralı askerlerin yaptıkları katliamları anlatırken bazen tarif edecek kelime bulamıyorlardı. Hasan, ''Olaylar başlamadan önce askere alınmıştım. Askerlerin halkın üzerine ateş açtıklarına dair çeşitli haberler duyuyorduk. Sonra Humus'a gönderildik. Humus'ta halk rejim aleyhinde yürüyüş yapıyordu. Bize komutanlardan şöyle bir emir verildi: Sokağa kim çıkarsa çıksın öldüreceksiniz. Karşımızdaki insanlar hepsi sivil ve silahsız yürüyorlar. Bizden bu insanları, kadın çocuk demeden öldürmemizi istiyorlardı'' diye konuştu.

''Önümüzde silahsız halk vardı arkamızda ise silahlı Muhaberat ve bize verdikleri mermilerin hepsini halkın üzerine boşaltmamızı istiyorlardı'' diyen Hasan, mermilerini kullanmayanı tespit ettikleri anda öldürdüklerini söyledi.
Hasan, ''Aramızda rejim yanlısı askerler vardı. Onlar doğrudan halkın üzerine ateş açarak öldürüyorlardı. Bunu yapmak istemeyen benim gibi askerler, mermileri bitirmek için ya havaya ya yere ateş ediyorduk. Yüzlerce insanın öldürüldüğünü gördüm. Bazıları yaralı kaçamıyorlardı. Rejim yanlısı askerler ve muhaberat elemanları bu yaralıları sopalarla öldürünceye kadar dövüyorlardı'' dedi.

''Her öldürdükleri için 50 dolar alıyorlar''

Hasan, Şebbiha adı verilen rejim yanlısı paralı grupların yaptığı katliamların daha da ''ürkütücü'' boyutta olduğuna dikkati çekti.

Şebbihaların evlere girip kıymetli ne varsa aldıklarını belirten Hasan, şunları söyledi:

''Mermileri bitirmemek için katliamları bıçakla yapıyorlardı. Evde bulunan kadın çocuk ayırımı yapmadan boğazlarını kesiyorlardı. Her öldürdükleri kişi için rejimden 50 dolar alıyorlar. Gördüğüm bu katliamlar yüzünden dayanamadım ya insanları öldürecektim ya da ölecektim. Bir arkadaşımla fırsat bulunca Kamışlı'daki evime uğramadan kaçtım. Benim gibi yüzlerce asker de kaçtı. Bazıları da var ki kaçmanın yolunu bulamıyor.''

''İnsanlığım kabul etmedi''

Suriye ordusundan kaçarak Erbil'e sığınan Hüseyin, Humus ve Deyru'z Zor arasındaki bir birlikte askerlik yaptığını belirterek, rejime karşı eylemler başlayınca askerlerin kent ve köylere girerek insanları tutuklamaya başladığını anlattı.
Hüseyin, ''Hapishanelerde yer kalmayınca okulları hapishane olarak kullanmaya başladılar. En son bize gelen emir 'sokağa kim çıkarsa öldüreceksiniz' oldu. Karşımızdaki insanlar 'özgürlük' diyerek yürüyorlar ama biz onları öldürmek üzere gönderiliyorduk. İnsanlığım bunu kabul etmedi. Ben de sokağa çıkan özgür olmak isteyen o insanlar gibi olmak istiyordum ve üniformamı atarak kaçtım'' diye konuştu.

Erbil'de bulabildikleri bir işte çalışan Hasan ve Hüseyin, Esed rejiminin gözünde suçlu birer kaçak asker olduklarını ancak bu suçu işledikleri için vicdanlarının rahat olduğunu belirtiyorlar.

Esed rejiminin gideceğine inançlarını dile getiren Kamışlılı gençler, gece korkmadan uyuyabildiklerini ancak bir an önce vatanlarına dönmeyi ve özgür bir Suriye için savaşmak istediklerini belirtiyorlar.

Hasan Beşar Esed'in sonunun Kaddafi gibi olmasını arzu ederken Hüseyin, Suriye halkının yanında yer almasından dolayı özellikle Türkiye'ye ve Esed'in yanında yer almayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür etti.
BİZE ULAŞIN