Muhalifler ateşkes için ne diyor?

Şam'dan kabul açıklaması geldi peki planın karşı tarafındaki muhaliflerin yanıtı nedir? Bu soruya yanıt vermek için önce Nisan ayına dönelim ve ilk ateşkes planından bugün öğlene kadar neler yaşanmış ona bakalım.

Nisan 2012. BM ve Arap Birliği Suriye Özel Temsilcisi o dönemde Kofi Annan'dı. Şam ile Kahire başta olmak üzere bölgedeki tüm başkentleri dolaşan Annan'ın çantasında ateşkes planı vardı. 14 Nisan'da Suriye yönetimi planı kabul ettiğini duyurdu. Suriye'de günde ortalama ölü sayısı 100-150 iken ilk 4 gün bu rakam 10-15'lere düştü. Tam "acaba mı" diye düşünürken, bir anda zaten hiç uygulanmayan ateşkes daha da şiddetlenen saldırılarla yerini yeni katliamlara bıraktı.

Başarısız plan Annan'ın istifasıyla sonuçlandı. Görev Cezayirli Lahdar el İbrahimi'ye verildi. İbrahimi gelir gelmez "işim neredeyse imkansız" dedi. Sonra yaklaşan Kurban Bayramı öncesi, çantasına koyduğu Annan'dan kalma planla, Ortadoğu turuna çıktı.

Türkiye İbrahimi'ye diplomatik desteğini esirmedi. Ateşkes planı için kritik ülkeler Rusya ve İran'dı. Başbakan Erdoğan, İran lideri Ahmedinecat ile Bakü'te yaptığı görüşmede ateşkes planını konuştu. İran'dan sonra Rusya da plana destek verdi.
Neticede bugün Kahire'de açıklama yapan İbrahimi, Şam yönetiminin Kurban Bayramında ateşkesi kabul ettiğini duyurdu. Suriye Dışişleri Bakanlığı ise "düşünüyoruz, resmi kararımızı yarın açıklayacağız" dedi.

Esat yönetimi "ateşkese evet" derken Suriye'de neler yaşandı. Dün akşam Halep'te bir ekmek fırını bombalandı. Suriye kentlerinde çoğu cadde ve sokak bomboş, onlarca kent ve kasaba hayalet şehirden farksız. İnsanların kalabalık olarak bulunduğu tek yer, o şehirde ya da ilçede açık olan ekmek fırınları. Suriyelilerin bir ekmek için tam 7 saat kuyrukta beklediğini hesaba katarsak, ekmek fırınları katliam için en güzel adres. Rejim bu fırsatı tepmedi, Halep'teki ekmek fırını bombaladı, saatlerce kuyrukta bekleyen çoğu kadın ve çocuk olmak üzere en az 20 kişi can verdi.

Aynı saatlerde Halep'teki Zeytuna Cami namaz sırasında bombalandı. Camide can pazarı yaşandı, kutsal mekan yanmaya başladı, cemaat hayatını kaybetti. Humus'taki Zaferan Caminin minareleri vuruldu. Bu sabah ise yani İbrahimi'nin "Şam yönetimi ateşkesi kabul etti" dediği sırada, İdlip'te Mescid-i Bilal cami yani Bilal-i Habeşi'nin adına yapılan cami bombalandı ve 10 kişi de orada can verdi.

Camileri bombalayan, ekmek fırınlarının önünde katliam yapan bunun üzerine ateşkesi düşünen Suriye yönetimine, planın karşı tarafında duran muhaliflerin yanıtı ne olabilir ki. Bugün öğleden itibaren konuştuğum Suriye Ulusal Konseyi üyesi birkaç kişi, tıpkı liderleri Abdülbasit Seyda'nın üç gün önce söylediği gibi, "rejime asla güvenmiyoruz, onların ateşkes yapacağına asla inanmıyoruz" dedi.

Çünkü Suriye'de ateşkes dediğin ne ki? Suriye yönetimi "kabul ediyorum" dediği ateşkese şartlar koşuyor, o ateşkes herhangi bir yerde açılan iki el ateşle anında katliama dönüşerek bozulabilir. Bunun ihtimali çok yüksek, Annan'ın ateşkes planı nasıl başladı, nasıl sonuçlandı gördük. Ülke zaten karışık, kimin elinde ne silah var belli değil, tüm bunların üstüne rejimin katliamlara hız vererek devam ettiğini de ekleyince bu planın da Lahdar el İbrahimi'nin istifasıyla sonuçlanacağını kestirmek hiç de zor değil.

BİZE ULAŞIN