Türk bestelerini dünyaya tanıtacak

Türk bestelerini dünyaya tanıtacak
Noyan Özkan İzmirli pırıl pırıl genç bir müzisyenimiz. İlkokuldan beri müzik eğitimi ile iç içe. Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuarı'nda başladığı piyano eğitimine şimdi tam burslu olarak kazandığı dünyanın en ünlü müzik okulu ABD'deki Berklee Collage of Music'de devam edecek. Michael Jackson'ın efsaneleşmiş albümlerinin de prodüktörlüğünü yapan Quincy Jones gibi isimleri mezun eden okulda olmanın heyecanını üzerinde taşıyan Noyan Özkan İle Sabah Gazetesi Egeli eki olarak bir araya geldik. Amacının Türk bestelerini dünyaya sevdirmek ve Türk bestecileri tanıtmak olduğunu söyleyen Noyan Özkan, "Niye Amerikalılar da bizim müziğimizden Türk müziğinden keyif almasınlar, diye düşünüyorum" diyor.
Biraz kendinizden bahseder misiniz?
1991 doğumluyum. İzmir'de doğdum, büyüdüm. Anneannem ve dedem öğretmendi. Ben genelde onlarla birlikte büyüdüm. Muhtemelen sanata düşkünlüklerinden dolayı benim yeteneklerimi keşfetmeye resimle başladılar. Resimle başladım. Resimler yaptık, yurtdışına yolladık. Epey ödül almışlığım var ama onun daha sonra pek üzerine gidemedim.
Resimden de mi ödülleriniz var?
Evet. Dünya birinciliğim var. Tokyo Televizyonu'nun 1998 yılında düzenlediği bir yarışma idi. 250 bin kişinin içinden birincilik kazanmıştım.
Konservatuvara giriş nasıl oldu?
İlk başta ilkokulla eş zamanlı gittim. O zaman kursiyerlik vardı. Şimdiki gibi ilkokuldan itibaren almıyorlardı. 5 sene kadar kursiyerlik okuduktan sonra Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuarı'nda akademik olarak piyano eğitimine başladım. Tabi kursiyerliğe girmeden önce kemanı da denedim. Ama piyanonun çok sesli olması, parmaklarımla bir orkestrayı yönetiyormuş gibi olmak beni daha çok etkiledi diyebilirim. Biz konservatuarda Klasik Batı Müziği eğitimi alıyoruz. Benim için keyifli bir süreçti ama jazz müzik daha başka oldu. Bunun sebebi de muhtemelen doğaçlama yapıyor olmanız. Üniversitenin ortalarından itibaren jazz müzik ile yoluma devam etmeye karar verdim. İtalya'ya gittim. İtalya'da şu an kazandığım okulun düzenlediği bir yaz programına katıldım. Orada o ortamı gördüm. Konserlerde çaldık, sahnelerde. Hem keyifli bir süreç hem de bir kıvılcım oldu benim için. Bir yandan da kendimi jazz konusunda eğitmeye çalışıyorum. Dedim "Neden Amerika olmasın?" Bu yaz Berklee Collage of Music' in sınavına girdim. Kazandım. Bestelerimi de vermiştim, üstün başarı bursu alarak kazandım Berklee Collage of Music'i. Doğal olarak Berklee'ye gitme kararı aldım.
Berklee Music College müzisyenler için oldukça önemli bir okul?
-Jazz müzik için öyle. Aslında pop müzik de günümüzde akademik anlamda yer alan bir oluşum. O yüzden pop müzik eğitimi de veriyor. Hatta Berklee Collage of Music'den çıkan müzisyenler Madonna, Justine Bieber, Beyonce gibi ünlülerle çalışıyorlar. Kalitesi sebebiyle sanırım iyi müzisyenlerin tercih ettiği bir okul.

ORKESTRA GRUBUNA LİDERLİK ETMEK İSTİYORUM

Türkiye'de kimleri beğeniyorsunuz Jazz'da..
Tabii ki Kerem Görsev. Bizim ismimizi de yurtdışında duyaran önemli müzisyenlerden biridir. Ama Türkiye'de isminin duyulması gerektiğini düşündüğüm isimlerden birisi de Aydın Esen. Cheak Corea ile yapılan bir röportajda "Sizce dünyanın en iyi jazz piyanisti kimdir?" diye soruyorlar. Cheak Corea da "Belki ismini duymadınız, O bir Türk. Aydın Esen" diye cevap veriyor. Biz İtalya'da onunla karşılaştık. Sohbet ettik. O da Berklee'den geçmiş bir müzisyendir.
Güveniyor musun kendine?
Güveniyorum. Benim bölümüm piyano perfomans diye geçiyor. Zor dediler, saatlerce çalışırsın dediler, başka bölümleri tercih edebilirsin dediler ama sonuçta bir erkek de tutkusunu takip edebilmeli. Piyano başında mutluyum ve öyle devam etmeli diye düşündüm. Sınıf arkadaşlarımı az çok araştırdım. İçlerinde Amerikalılar da var. Şimdi şöyle anlatmaya çalışayım: Bir Norveçli'nin Türk Halk Müziği Konservatuarına gelip ben türkü söylemek istiyorum dediğinde çok sert rakipleri olacağı bir gerçek. Ama yılmama konusunda kendime güvendiğim için varmak istediğim yere ulaşacağımı düşünüyorum. Benim hedefim bir orkestra kurmak, bir gruba lider olmak.
Oradaki hedefin nedir?
Niye Amerikalılar da bizim müziğimizden keyif almasınlar diye düşünüyorum. Aslında tam olarak düşüncem şu çağın inovasyon çağı olduğunu kabul edersek jazz müziği zaten var, ben jazz müziğini seviyorum ama Jazzı yeni bir kültür, yeni bir müzik tarzı yaratmak adına bir aparat olarak kullanma fikrindeyim. Neden... Neden olmasın? Sadece Jazz yapmak, sadece klasik müzik yapmak... Bunlar yapıldı zaten... Ben orada jazzda da ustalaşabilirim. Ama benim işim olmayanı yapmak ve insanları şaşırtmak olacaktır. Bizim çok kaliteli bestekârlarımız var. Bunların ismini duyurmak lazım. O insanlar yaşadı, belki ömürlerini sadece beste yapmaya adadı. Niye sadece biz duyalım? Niye ABD bizim müziğimizden keyif almasın diye düşünüyorum.
BİZE ULAŞIN