Caz müziğin dahi çocuğu

Caz müziğin dahi çocuğu Hakan Başar (JR) 8 yaşında çalmaya başladığı piyanoda, 4 yılda Türkiye’nin gelecek vaat eden cazcıları arasına adını yazdırdı. 12 yaşındaki genç müzisyen başarı hikayesini Egeli Sabah’a anlattı

Caz müziğin dahi çocuğu
8 yaşında piyanoya başlayıp 10 yaşında çeşitli müzik festivallerinde konser vermeye başlayan dahi caz piyanisti Hakan Başar'ı (JR) Türkiye'de yetiştirecek kapsamda bir konservatur bulunamıyor. 12 yaşındaki piyanist Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nın hocaları Hakan'ın üstüne koyabilecekleri bir şey olmadığını söyledi. Olağanüstü yeteneği doğrultusunda çok hızlı gelişim kaydeden genç müzisyen Hakan Başar Group ve Hakan Başar Trio ile caz performanslar sergiliyor. Düz devlet okuluna devam eden genç müzisyen ile tatlı bir sohbet gerçekleştirdik.
Hakan caz müziği ile nasıl tanıştın?
- 4 yaşında arabada çalan müziklerle. Hoşuma gitti. Meğer caz müziğiymiş. Babam bu müzikleri söylemeye başladığımı fark etti ve 8 yaşında da piyanoya başladım.

GÜNDE 10 SAAT ÇALIŞTIM
Caz çalmayı sen mi tercih ettin?
- Evet, benim tercihimdi. Şöyle ki 4 yaşında George Benson dinliyordum. Annem bana hamileyken babam Atlanta Jazz Festivali'ne katılmış, babam evde çalıştıkça ben annemim karnında tepki veriyormuşum. (Gülerek)
Piyano zaten başlı başına zor bir enstrüman. Nasıl bu kadar çabuk ilerledin, nasıl çalıştın?
- Yazın bile 10 saat çalışırdım. Ama babamın doğru çalışma sistemi seçmesi beni hedefe daha çabuk ulaştırdı.
Günde 10 saat piyano çalışmak seni sıkmadı mı?
- Aslında ben dinlerken sıkılıyorum. Mesela ben basketbol ve futbol seyretmem, oynarım.

BURDA KALMAK İSTİYORUM
Ailen IQ'nu ölçtürdü mü?
- IQ'um internetten kendim baktım 140 çıktı. (gülerek)
Müziğin dışına çıkarsak izediğin çizgi film var mı?
- Sünger Bob'un hiçbir bölümünü kaçırmam.
Peki derslerle aran nasıl? Nerede okuyorsun?
- Devlet okuluna gidiyorum ve gayet mutluyum. Çünkü orada insanlar bana daha doğal geliyor. Not ortalamam 94.
Peki, konservatuvara gitmeyi düşünmedin mi?
- Açıkçası düşünmedim. Çünkü Mimar Sinan'a gittik. Dinlediler. Bizim senin üzerine koyabileceğimiz hiçbir şey yok burada dediler. Zaten genelde Türkiye'deki bütün konservatuarlarda klasik müzik eğitimi veriliyor. Jazz eğitimi veren konservatuar yok. En büyük sıkıntılardan bir tanesi de bu oldu benim için.
Şimdi ortaokula geçtin. Eğitimine nasıl devam edeceksin?
- Ben Türkiye'de kalmak istiyorum.
En çok hangi cazcıların yerinde olmak isterdin peki?
- Bir tık önde olmakla beraber Oscar Peterson ve Michel Petrucianni gibi bir müzisyen olmak isterdim.
Peki, Türkiye'de kalırsan seni kim yetiştirecek?
- Bu da işte en büyük soru işareti...( üzülerek) Belki de kendi kendimi yetiştireceğim. Oscar Peterson'ın hocası yoktu. Kendi tekniğini kendi ilerletti.
Albüm hazırlığın var mı?
- Evet. İzzet Öz bana bu konuda çok yardımcı oluyor. Muhteşem bir insan. Albüm fikrini İzzet Öz getirdi. Biz de ileride bir albüm yapmayı istiyorduk ama bu kadar erken olabileceğini düşünmüyorduk. İzzet Öz ağabeyimiz bu işi hızlandırdı.
Peki, müzisyen olmasaydın?
- Bilgisayar Mühendisi olurdum.
İzmir sana ne hissettiriyor?
- İzmir'e gelişimi hep ip ile çekiyorum. Burada gördüğüm ilgi beni çok mutlu ediyor.
BİZE ULAŞIN