Özgür KAYNAR: Hangi dünya hangi düzen

  • Egeli Sabah
  • Perşembe 01.12.2017
Dünyaya musallat edilen ne kötülük varsa, arkasında yeni dünya düzenini ara.
Sömürgecilikten başla, siyasisinden askerisine ve iktisadisine her türlü krize, hatta teröre kadar uzat listeyi.
Nerede bir yangın varsa, nerede bir masum kan ve gözyaşı döküyorsa, nerede huzursuzluk hüküm sürüyorsa, nerede fitne ve nifak hiç bitmek bilmiyorsa oraya yeni dünya düzeni gelmiş demektir.
Komplo teorisi diye geçiştirenler özellikle iyi dinlesin...
Birilerinin parasının arkasına yazdığı o yeni düzen, dünyada farklılıklar son bulana kadar düzensizliğin son bulmayacağı 1 din ve 1 devlet hayalidir.

En büyük silahları fitnedir
Neresi karıştırılarak oradaki devlet iradesi yok edilmek isteniyorsa, önce farklılıklar kaşınır.
Bu amaçla da değişik platformlarda kullanılacak gruplar belirlenir, yetiştirilir.
Kimlik siyaseti yapacak o kişiler (entelektüel gömleği giydirilmiş akademisyenler, sanatçılar, yazarlar, gazeteciler, siyasetçiler), düşünce kuruluşları tarafından eğitilir, fonlanır.
Demokrasi ve insan hakları maskesi arkasında yürütülecek kirli mücadelenin ilk kıvılcımı böyle çakılır.
Ardından da toplum yoğun propagandaya tutulur, her türlü iletişim kanalı kullanılarak algı operasyonları yapılır.
Kirli bilgilerle yanıltılan insanlar birbirlerine ve devletine, daha doğrusu özüne düşmanlaştırılır.
Estirilen farklılık ve ayrılık rüzgarları ile yangın büyüdükçe büyür, geçtiği yeri kül eder.
Kamu düzeni bozulur, anarşi ve kaos yerini alır!

Hepsi bu değil!
Göz dikilen devletin/milletin tarihsel derinliğine bağlı özgül ağırlığı ile etki sahası büyükse, orayla hesap da büyüktür; terör örgütü ya da örgütleri de peydah edilir.
Devlet tüm bu yıkıcı unsurlarla baş etmekle uğraşırken, vatandaşının refahı için harcayacağı parayı, silaha yatırmak zorunda kalır.
Temel direği olan milli birliği sarsıntılara maruz bırakılan devlet, kaybettiği insan kaynağı ve maddi gücü nedeniyle krizlerden, istikrarsızlıktan kurtulup da belini doğrultamaz.
İçeride bunlar olurken, dışarıda da itibarsızlaştırma ve yalnızlaştırma faaliyetleri aralıksız sürdürülür.
Düşük notların yazıldığı demokrasi, insan hakları ve ekonomi karnesiyle köşeye sıkıştırılır, reçete olarak da fitneyi büyütme hedefli yapılacaklar listesi tutuşturulur.
Aslında istenen teslimiyettir.
Neden mi yazdım bunları?..
"Bağımsızlık benim karakterimdir" diyen bir Ata'nın soyundan geliyorsak ve o şanlı mirasa sahip çıkıyorsak, evvela bunları iyi bilmemiz, bilmeyenlere de öğretmemiz gerekir de ondan...
BİZE ULAŞIN