Tramvay başka can yakmasın

Emekli oda başkanı Hanefi Caner, tramvay kazalarına dikkat çekti. Yaya trafiğinin çok olduğu yerlere ayrı önlem alınmasını isteyen Caner, “Başka can yanmasın” dedi

Tramvay başka can yakmasın

Geçtiğimiz aralık ayında 66 yaşındaki Afet Soyer isimli kadının Mavişehir'de tramvay altında kalarak hayatını kaybetmesinin ardından geçtiğimiz haftasonu da Bostanlı'da 61 yaşındaki emekli öğretmen Nurcan Altay, tramvay kurbanı oldu. Sabah saatlerinde yürüyüş yapmak için evinden çıkan Altay, Mavişehir'den Karşıyaka İskele yönüne giden tramvayın çarpması sonucu, altında kaldı. Sıkıştığı yerden güçlükle çıkarılan Altay kaldırıldığı hastanede tedavi altına alındı. Tramvay hattında 2 ay arayla biri ölümlü diğeri yaralamalı iki kazanın meydana gelmesi, tramvay hattının yayalar için ne kadar güvenli olduğu konusunu da tartışmaya açtı. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde uzun yıllar raylı sistem daire başkanlığı görevini yürüttükten sonra emekliye ayrılan Hanefi Caner gerekli önlemlerin alınmaması halinde bundan sonra da tramvay kazalarının kaçınılmaz olduğunu söyledi. "Bunlar daha iyi günlerimiz" diyen Caner, "Asıl sıkıntı Konak Tramvayı'nın devreye girmesiyle yaşanacak. Karşıyaka Tramvayı'nda meydana gelen kazaların kat be kat daha fazlası Konak Tramvayının devreye alınması ile birlikte Alsancak'ta yaşanacak" dedi. Avrupa'daki örneklerine bakıldığında tramvay hattının çevresinde yayaların geçişini engelleyecek bariyer ya da benzeri bir engelin çoğu kentte bulunmadığını fakat yayaların yönlendirmesinin çok hassas ve dikkatli bir şekilde yapıldığını hatırlatan Caner; "Maalesef Konak ve Karşıyaka tramvaylarında hat üzerindeki yaya trafiğini riske atacak dönüşler kavşak geçişleri mevcut. Buralarda mutlaka gerekli önlemlerin alınması gerekiyor. Aksi takdirde daha çok can yanar" diye konuştu. Özellikle Bostanlı'da, Mavişehir göz hastanesi karşısında, Mavibahçe Alışveriş Merkezi önünde çok yoğun bir yaya trafiği olduğunu hatırlatan Caner, sözlerini şöyle sürdürdü, "Bu yerler hem karşıdan karşıya geçiş trafiğinin hem de motorlu araç trafiğinin aşırı yoğun olduğu yerler. Niçin bu kazalar genellikle Bostanlı'da, Mavişehir'de oluyor da Beşikçioğlu Camisinin orada ya da başka yerde olmuyor. Çünkü buralarda yaya trafiği çok fazla. Normal koşullarda Beşikçioğlu Camisi'nin oradaki dönüş de çok tehlikeli ve standart dışı fakat yaya trafiği fazla olmadığı için bu güne kadar orada bir sıkıntı yaşanmadı ama bu yaşanmayacağı anlamına da gelmez" ifadelerini kullandı. Büyükşehir'in tramvay hattı üzerinde her türlü önlemi alması gerektiğini belirten Caner; "Sen ne yapıp edip insanların tramvay hattından sağlıklı bir şekilde geçişini sağlamakla mükellefsin. Öyle ben yaptım oldu mantığı ile hareket etmeyeceksin. Her gün binlerce insan tramvay hattında karşıdan karşıya geçiyor. Bunların içinde akıllısı var delisi var, yaşlısı var genci var. Görme engellisi var, zor işiten hatta duymayanı var. Bu insanların karşıdan karşıya geçişlerini ışıkla yapamıyorsan alt üst geçitlerle yapacaksın. Gerçi orada öyle bir altüst geçit yapmak da çok çirkin ve zor ama bu sorunu bir şekilde çözmek zorundalar. O da olmuyorsa yaya trafiğinin yoğun olduğu yerlere gerekirse adam koyacaksın" şeklinde konuştu.

VATANDAŞ ÖLSÜN MÜ?
İzmir Büyükşehir'in Anadolu Caddesinin Çiğli geçişinde araç trafiğini daha akışkan hale getirmek için yıllar önce araç alt geçitleri hizmete soktuğunu, iki şeridi de birbirinden bariyerlerle ayırdığını hatırlatan Caner şöyle devam etti: "Tüm bunlara rağmen vatandaş o yoğun trafik akışı içinde karşıdan karşıya geçmeye devam edince İzmir Büyükşehir ne yaptı? Orta refüje, üzerinden atlayamasınlar diye yüksek demir korkuluklar koydu. Ne yapsaydı, insanların ölmesine seyirci mi kalsaydı? Burada da öyle. Eğer lambaya ve uyarı levhalarına rağmen vatandaş yine de dikkatli geçiş yapmıyorsa o zaman vatandaşın tramvay hattından geçişlerde can güvenliğini sağlamak için diğer Avrupa kentlerinin çoğunda olmamasına rağmen ama yeşil bitkilerden ama başka bir malzemeden yapılmış, bariyer türü engeller koyulmalı."

KARŞIYA GEÇEMİYORUZ
?
24 yılı aşkın bir süre İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde raylı sistemler daire başkanlığı görevini yürüttükten sonra emekliye ayrıldığını hatırlatan Caner; "Yıllardır bu işin içinde olduk. Üçyol- Bornova Metrosu bizim daire başkanlığımız döneminde inşa edildi. İşim gereği dünyada hayata geçirilen tramvay projelerini hemen hemen tüm metroları gördüm. Az çok bu işin ilmini, bilimini yaptık. 24 sene bu işle uğraştık. Boşuna Konak tramvayı için geçmişte 'bu cinayettir' demedik. Ben Mavişehir'de oturuyorum. İnanın tramvay hattında karşıdan karşıya geçemiyorum. İzmir özellikle Mavişehir emekli kenti. Her gün Atakent Lisesinden çıkan gencecik çocuklar hiçbir önlem alınmayan o hatta karşıdan karşıya geçiyor. İçlerinde sınavdan zayıf not alan ya da arkadaşıyla kavga eden olabilir. Ya da 7 - 8 saat ders gördükten sonra dikkatini toplayamayan da olabilir. Sen belediye olarak eğer bu hattı hizmete sokuyorsan tüm bunları düşünecek ona göre önlem alacaksın. Ben en başından beri tramvay güzergahlarının yanlış olduğunu savunuyorum. İnşallah ben yanılırım ama buradan bir kez daha söylüyorum. Birkaç yıla kalmaz Büyükşehir, meydana gelen kazalar ve gelen tepkiler nedeniyle tramvay projelerinde geri adım atmak zorunda kalacak" dedi.

BİZE ULAŞIN