TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN

Blogların gücü strateji yarattı

Sanal alemde kitleler üzerinde giderek etkinliğini artıran bloglar (günlükler), firmaların da ilgi odağı oldu.

Firmalar, kişisel olmasına karşın, geniş kitlelere ulaşan ve yüksek okuyucusu olan blogların bu gücünü dikkate alarak yeni pazarlama stratejileri geliştiriyor.

Özellikle anne çocuk sağlığı, bebek bakımı ve beslenmesi üzerine yazılan blogların kitleler üzerindeki etkinliğini gören firmalar, bu alandaki bloglara yöneldi. Türkiye'de sektörlerinin önde gelen markaları da bu yönde tanıtımı seçerek pek çok blogun sayfalarında yer almaya başladı.

Firma yetkilileri, artık yeni ürünlerini direkt olarak bu blog yazarlarına ulaştırarak, tanıtım yaptıklarını belirtti. Yetkililer, blog yazarlarının ürünleriyle ilgili tecrübelerini okurlarıyla paylaşarak profesyonel reklam anlayışı dışında amatör tecrübe paylaşımı ile de tanıtım yapma yoluna gittiklerini kaydederek, "Blogların ulaştığı milyonlarca insanı hedef alarak, tanıtım programlarımızı da bloglar aracılığıyla duyuyarak yeni pazarlama yöntemleri geliştiriyoruz'' dedi.

Firmaların yeni pazarlama stratejisiyle yöneldiği bloglardan "www.kitubi.com'"un yazarı Damla Doğan Altınören, bu ilginin kendilerini şaşırttığını, farkedilmek adına da sevindirdiğini söyledi. Blogların herhangi bir ticari amaç gütmeyen samimi paylaşım siteleri olduğunu anlatan Altınören, kontrolü imkansız ve gücünün daha tam olarak bilinmediği bir sosyal internet mecrası ile pazarlama cesaretinde bulunulmasını, öncü bir yaklaşım olarak değerlendirdi.

Altınören, gelişmiş ülkelerde blogların kullanıcı görüşü almak ve reklam yapmak için çok etkin olarak kullanıldığını, Türkiye'de ise yakın zamana kadar blog yazarlarına ''işi gücü yok mu bunun'' ya da ''sosyalleşme sorunlu, internet bağımlısı'' gözüyle bakıldığını kaydederek, şunları söyledi:

''Oysaki benim tanıdığım düzenli blog yazan herkes, son derece aktif, yoğun ve sosyal kişilikler. Genelde öğrendiklerini, keşfettiklerini başkalarıyla paylaşma motivasyonuyla yazıyorlar. Bebek-çocuk bloglarında ise daha da güçlü bir motivasyon var. Kendi çocuklarında edindikleri tecrübeyi paylaşarak başkalarının çocuklarına yardımcı oluyorlar. Çocuk sahibi bir arkadaşınızdan, kendi çocuğunuzla ilgili bir konuda tavsiye isteyin. Hiç üşenmeden ne biliyorsa anlatacaktır. Ama tecrübeler zamanla unutuluyor, çünkü çocuğunuzun her yaşında yeni sorunlarla başa çıkmak zorundasınız. İşte bu noktada blog kayıt altına almak ve online olarak ihtiyaç duyana ulaştırmak adına muhteşem bir araç haline geliyor.''

Türkiye'de de blogların artık keşfedildiğinin altını çizen Damla Doğan Altınören, bloglar popülerleştikçe, markaların da diğerleri arasından farklılaşma çabası içine gireceğini belirterek, ''Ben markaların öncelikle ürünlerinde ve sosyal projelerinde faydaya odaklanmaları gerektiğini düşünüyorum. Bu ülkede bebekli, çocuklu aileler için hayat çok zor. Bunu iyileştirmek için yapılabilecek o kadar çok şey var ki, aslında marka yöneticilerinin işleri hiç de zor değil. Her bütçeye uygun derdimiz var. Çocuklarımızın hayatlarını kolaylaştırsınlar. Sosyal internet öyle bir mecra ki, domino taşı gibi her bir parça birbiri ile ilintili. Güzel bir şey yapsınlar ve birimize haber versinler, bilenler bilmeyenlere haber verecektir'' diye konuştu.
BİZE ULAŞIN