Fransızların Türk mevsiminde 'sımsıcak' açılış komedisi!

Paris'teki Türkiye Mevsimi'nin açılışında tam bir kaos yaşandı. Klimasız 200 kişilik salona 800 kişi sığdırılmaya çalışıldı, klip ve konser unutuldu

Sanırım artık Türklerin kendini küçümsemeden vazgeçmesi şart! Aylardır konuşulan, Fransa'daki 'Türkiye Mevsimi' için Paris'e geldik. Kültür Bakanı Ertuğrul Günay ve Fransa'nın çiçeği burnunda yeni Kültür Bakanı François Mitterrand'ın yeğeni Frederic Mitterrand birlikte düzenleyecekleri bir basın toplantısıyla sezonun açılışını resmen yapacaktı. Hava inanılmaz sıcak. Böyle havalarla pek arası olmayan Parisliler klima nedir bilmedikleri için bunalmış. Paris'te bindiğimiz ne taksilerde, ne gittiğimiz otel lobilerinde, ne de yemek yediğimiz restoranlarda klima görebildik. Ama tabii hiçbirimiz resmi açılışın yapıldığı Paris'teki Kültür ve İletişim Bakanlığı'nda tek bir klimanın dahi olmadığını ve hava sıcaklığının tahminimce 40 derecelere vardığı bir ortamda, alsa alsa 200 kişi alabilecek bir salona en az 700-800 kişiyle birlikte büyük bir eziyet çekerek, 'Türkiye Mevsimi'nin açılışına tanıklık edeceğimizi düşünemedik. Ne yazık ki tam da böyle oldu. Organizasyon Fransız tarafına aitti. Kültür Bakanlığı ile birlikte organizasyonda bulunan İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı yani Türk tarafı hiç karışmamıştı ve şimdiye kadar pek çok sezon açılışı yapan Fransızlar böylesine bir kalabalığın olabileceğini tahmin etmemişlerdi. Bin kişiye davetiye gönderip, 400'ünü yine de bekleyen yetkililerin neden ısrarla bakanlıktaki tarihi salonu tercih ettiklerine açıkçası bir anlam veremedim. Buram buram terleyerek de olsa yer bulup da oturabilenler bakanların ve mevsimin organizasyonunda yer alan isimlerin ilginç konuşmalarını dinleyebildi. Bu arada bir çok Fransız söylene söylene salonun olduğu katı terketmeye çalışıyordu. Fransa'nın 77 kentinde 400 etkinlik yapılacağından toplantıda bir de kendi deyimleriyle, 'takip edilecek etkinliklerle ilgili ilk izlenimi vermek için' güzel bir klip de hazırlanmıştı ama bu tanıtım filmi gösterilemedi bile.

ERŞAHİN'İ UNUTTULAR!

Daha da kötüsü, toplantı bitiminde Türk ve Fransız müzisyenlerin beraber sahne alacağı bir de mini bir konser organize edilmişti ve dünyadaki ünü her geçen gün katlanan caz saksafoncusu İlhan Erşahin ve de Hüsnü Şenlendirici konser verecekti. Ama unutuldu! Bu konser için İlhan Erşahin ABD'den gelmişti. Söylene söylene büyük salonu terketti ne yazık ki. Bunlara tanıklık edince, Türkiye'de birbiri ardına yapılan ve mükemmelliğiyle herkesin şapka çıkardığı organizasyonlar gözümün önüne geldi tabii. İstanbul NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yaptı. Sütlüce Kongre Merkezi daha açılır açılmaz Dünya Su Kongresi'ne ev sahipliği yaptı. Türkiye artık kendini küçümsemesin. Bazı konularda öylesine kendini aşmış, öylesine profesyonel olmuş ki. Biz Fransa'da Fransızların bir organizasyonu bu kadar ellerine yüzlerine bulaştırdığına tanık olduktan sonra Türkiye'de yapılan organizasyonlara imza atanların değerini daha iyi anladık. En azından ben anladım.

Eyfel kırmızı beyaz ışıklandırılacak
Açılıştaki fiyaskolarıyla eleştirdiğim Fransızları Türk Mevsimi'ne gösterdikleri özen nedeniyle de alkışlıyorum. Bu da madalyonun diğer tarafı. Fransızlar Türk Mevsimi için 12 milyon euro ayırmış. Aslında harcayacakları paradan da ziyade mesela Eiyffel Kulesi'nin Türkiye renkleriyle ışıklandırılmasına Paris Belediyesi'nin verdiği izin gibi çok önemli destekler de vardı. Söylenen o ki bugüne kadar Eiyffel sadece Brezilya ve Çin sezonu için ışıklandırıldı. Yani belediyeden izin öyle herkese çıkmıyor. Ekim ayında Eiyffel Kulesi, Grand Palais'deki serginin açılış gecesi Türk bayrağının renkleriyle aydınlatılacak ve bu ışıklandırma 21 gün sürecek.

Frederic Mitterrand: Rekor kırdık!
Açılış her ne kadar kötü başladıysa da, iki bakanın samimi bir şekilde yaptıkları konuşmalar salonda gülümsemelere de neden oldu. Frederic Mitterrand, hiç böyle sıcak bir havada böylesine kalabalık sezon açmadıklarına vurgu yaptı ve 'rekor kırdık' dedi. Bir gazetecinin iki ülke arasındaki gerginliği bu sezonla nasıl bir yol alabileceğine ilişkin sorusuna "Gerginlik ifadesi aslında Türkiye ile Fransa arasındaki ilişkiyi, alışverişi tanımlayacak bir ifade değil" diye yanıt verdi. Kültür Bakanı Günay ise daha gerçekçiydi. Mikrofonu çalışmayınca Mitterand kendikini Günay'a uzattı. Günay da 'Gördüğünüz gibi yakın işbirliği içindeyiz' dedi.
BİZE ULAŞIN