Semahat Hanım'ın arsasında İzmirliler çardak keyfi yapacak

Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Semahat Arsel, İzmir Balçova'da sahip olduğu arsada Ege'nin "çardak altı" kültürünü yaşatacak bir alışveriş merkezi yatırımı yapıyor. Tabanlıoğlu Mimarlık'ın yaptığı proje 25 milyon $'a mal olacak

Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Semahat Arsel, İzmir Balçova'da sahip olduğu arsaya Ege'nin çardak altı kültürünü yaşatacak bir yatırıma hazırlanıyor. Tabanlıoğlu Mimarlık tarafından yapılan ve Balçova Yaşam Merkezi adını taşıyan alışveriş ve yaşam merkezi projesi Ege'nin çardak altında vakit geçirme konseptinden hareketle yapılacak. 25 milyon dolara mal olacak yatırımın 2010'un üçüncü çeyreğinde tamamlanması planlanıyor. İnşaatını Koç Grubu şirketlerinden Ark İnşaat'ın yapacağı proje 37 bin 375 metrekarelik kapalı alan üzerinde kurulu olacak ve 22 bin metrekarelik kiralanabilir alan bulunacak. Butik bir konseptle inşa edilecek projede 45-50'ye yakın dükkanın bulunması planlanıyor. Tabanlıoğlu Mimarlık ortaklarından Melkan Gürsel Tabanlıoğlu, yatırımın İzmir'de yapılması nedeniyle Ege kültürünü içinde taşıyan bir proje yapmak istediklerini, bu nedenle de "çardak altı kültürünü" yaşatacak bir konsept belirlediklerini söyledi.

'AKILLI YEREL' KONSEPTİ
Tabanlıoğlu, projeyi hazırlarken alışveriş fonksiyonu dikkate alarak özellikle de yeme-içme mekanlarını açık hava görebilecek şekilde çardak altı konseptiyle tasarladıklarını kaydetti. Tabanlıoğlu, "Projeyi insanların alışverişlerini yaptıktan sonra doğal bir çardağın altında oturuyor izlenimi ile yaptık. Böyle bir yaşam merkezinin bölgenin konseptine de uygun olması ve Ege'yi yansıtması açısından marka karması da çok önemliydi. Mimarlık şirketi olmamıza rağmen ilk defa bir alışveriş merkezinde marka karmasını da biz yapacağız" diye konuştu. Son dönemde dünyada mimarlık camiasında "akıllı yerel (smart local)" kavramının geliştiğini söyleyen Tabanlıoğlu, Balçova Yaşam merkezinin de bu anlayışla Ege'nin lokal öğelerini içereceğini söyledi. Tabanlıoğlu, bu anlayışın ultra modern yapılara karşı şehir kültürünü sürdürülebilir kılan bir özelliğinin de olduğunu açıkladı. Projenin yapımında akıllı yerelden hareketle yerel malzemeler kullanmaya özen gösterdiklerini de kaydeden Tabanlıoğlu, "Bir mimarinin o yöreye katkısı olması lazım" diye konuştu.

BİZE ULAŞIN