Keşke gündem ekonomiye dönse

İŞ Bankası Genel Müdürü Özince, krizin en ateşli safhasının geçtiğini ancak krizin yorgunluğunun daha süreceğini belirtirken, ekonomik gündemin bir türlü siyasi gündemin önüne geçemediğinden yakındı

İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, 2010 ve sonrasında Türkiye'nin tekrar pozitif gelişmeye, ekonominin büyüme hızının yükselmeye başlayacağını ümit ettiğini söyledi. Özince, İş Bankası'nın 85. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla AA muhabirine yaptığı açıklamada, küresel krizin tepe noktalarının aşıldığını ve yavaşlamakta olduğunu, bu tepeyi aşacak yeni sıkıntıların ortaya çıkmayacağını düşündüğünü belirtti.

LİMİT ZORLANMALI

ABD'de ticari emlak kredileri ve Çin'de emlak sektöründe yaşanabilecek sıkıntıların yeniden bir alevlenmeyi artıracağını düşünmediğini kaydeden Özince, şöyle devam etti: "Krizin en ateşli safhası geçti, ama krizin yorgunluğu daha sürecek. Türkiye'nin ve Türk bankacılığının bunun içinden az etkilenerek çıkabilmesi için Türkiye Cumhuriyeti'nin farklı şeyler yapması lazım. Ve ne yazık ki, Türkiye Cumhuriyeti'nde de ekonomik gündem bir türlü siyasi gündemin önüne geçemiyor. Bunu eleştirel anlamda söylemiyorum. Haklı nedenler, sorunlar, sıkıntılar var. Keşke Türkiye, sosyal ve siyasi konularını tamamıyla çözse de yönünü tamamen ekonomiye döndürmüş olabilseydi." Türkiye'nin dünya rekabetine ayak uydurabilme açısından işinin zorlaştığını belirten Özince, yavaş büyüyen dünya ekonomisi içinde, yavaş büyüyen ticaret partnerlerinin arasında Türkiye'nin gelecekte nasıl ve neyi üreteceğini, neyi ihraç edeceğini, nasıl katma değer elde edeceğini, insanların refahını nasıl yükselteceğini çok iyi planlaması gerektiğini vurguladı. Özince, "Öyle kalkıp da neticeleri ortaya çıktıktan sonra 'çok iyiyiz' demek pek anlamlı değil. Dünya rekabetine bakmamız lazım. Hasta olmamak marifet değil. 100 metre yarışında insan limitleri zorlanıyor. Türkiye'nin bu şekilde benden başarılıyı nasıl geçerim diye uğraşması lazım. 'Ben iyiyim' demek marifet değil. 'Benden başarılı ekonomiler var, ben nasıl onları geçerim' demesi lazım'' diye konuştu.

SAĞ-SOL İLE HIRPALANDIK

Açılım konusunda, Doğu ve Güneydoğu'da yapılması gereken işler ve yatırımlar olduğunu kaydeden Özince, fakat bunları yalnız o yöreyle sınırlı görmemek gerektiğini belirterek, şöyle devam etti: "Batı bölgelerinde, Karadeniz sahilinde, Trakya'da dahi maalesef imkanların, altyapının zayıf olduğu, eğitim, öğretim, sağlık hizmetlerinin çok zayıf olduğu yerler var. Benim öğrencilik yıllarımda Türkiye sağ-sol kavgaları içinde çok hırpalandı. Biz o yıllarda Türkiye'nin uçurumun eşiğine geldiğini sanırdık. Bugün onların hepsi geride kalmıştır. Dolayısıyla Türkiye'nin, geçmişte yaşadığı demokratik kesintileri, sağ-sol kavgalarını nasıl aştıysa, şu anda milliyetler arasındaki farklılıklar nedeniyle konu edilen sorunları da fazlasıyla aşacağı kanaatindeyim.''

'Kredide felaket senaryosu olmaz'

Özellikle küresel kriz sonrası birçok alanda olduğu gibi Türk bankacılık sektöründe de önümüzdeki dönemin pek kolay olmayacağının altını çizen Özince, bankacılık sektörünün kredi yönetimine çok dikkat etmesi gerektiğini, ancak kredi riskinde bir felaket senaryosu da öngörmediğini ifade etti. İş Bankası'nın kredi riskini iyi idare ettiğini, karlılığının krize rağmen yatırım ve istihdamdan vazgeçmemek olduğunu belirten Özince, "Bankacılık sektöründe ve İş Bankası'nda büyümenin tatmin edici olmakla beraber geçmiş yıllara nazaran yavaşlamakta olduğunu altını çizmek istiyorum. Dolayısıyla Türk ekonomisi büyümezken, banka bilançoları güçlü büyümezken, İş Bankası'nın da yatırım ve istihdam açısından aynı süratte devam edememe riski var. Ama muhakkak ki artacak. Körü körüne büyüme çabasında değiliz. Büyümede de hiç kimseyle yarış içinde değiliz'' dedi.

BİZE ULAŞIN