'Dünyanın dört bir yanında amele gibi çalışıyoruz'

Yaklaşık 120 günde dünya etrafında 2.5 tur atacak kadar seyahat eden Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, ''Yarım saat özel yemeğe bile zaman ayıramıyoruz ama böylece ciddi iş bağlantılarıyla dönüyoruz' diyor

O işin mutfağından gelen bir bakan. Daha üniversite birdeyken girdiği iş hayatında, sanayicilere liderlik edecek kadar üst noktaya ulaşması hiç zor olmamıştı. Yıllarca Ankara'da sanayicilerin temsilcisi olarak yani sanayi odası başkanı olarak masanın öteki tarafında, üyelerinin Ankara'dan isteklerini yerine getirmek ve lobi yapmak için çalıştı durdu. Derken bir gün siyaset kapısına geldi dayandı. O da hayır demedi. Ne de olsa, genlerinde vardı. Türkiye'nin en fakir ili olan Muş'ta, babası da amcası da yıllarca siyaset yapmıştı. Demokrat Parti'nin kuruculuğundan tutun da belediye başkanlığına kadar her aşamada siyasetin içinde olmuş bir ailenin bireyiydi anlayacağınız. O nedenle hayatında kendi deyimiyle 50 yaşına kadar bir dakika bile devlette çalışmamışken, siyasetten gelen davete hayır dememiş ve daha milletvekilliğine alışamadan bir anda kendisini önemli bir koltukta bulmuştu. Sanayicilerin, en çok temasta bulunduğu Sanayi Bakanlığı'nın ardından, ihracatçıların uğrak yeri olan Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanlığı'nın tepe koltuğu ona ait şu anda. Eski sanayici, 118 gündür de Devlet Bakanı olarak huzurlarımızda olan Zafer Çağlayan ile Ukrayna seyahatinin hemen ertesinde, Çin seyahatinden ise bir gün önce görüştüm...

Bakanlığınızın 120'nci gününe yaklaşıyorsunuz. Sanayicilikten gelmiş olmak işinize çok yaradı mı?
Şöyle oldu. Yıllarca masanın öteki tarafında beraber çalıştığım arkadaşlarımla bu kez masanın bu tarafında çalışmaya başladım. Tanıdığım insanlar, bildiğim sorunlar. İşin mutfağından gelen biriyim. Üretimi, yatırımı, ihracatı, ithalatı, istihdamı, tasarımı ve markayı fiilen yaşamış biriyim. Aynı şekilde fikri mülkiyet haklarını, patenti de. Yurtdışı müteahhitlik ve müşavirlik hizmetleri de bana bağlı. Bu da benim 35 yıldır içinde olduğum bir iş.

BOŞLUKTA HİSSETTİM
İş hayatınız nasıl başlamıştı?

1975 yılında üniversite 1'deyken çalışmaya başlamıştım. Hem makine mühendisliği okuyor hem çalışıyordum. İşimiz inşaat teknolojisiydi. Milletvekili ve bakan oluncaya kadar bu işin içindeydim. Tabi bakan olunca, devrettim ama fabrika kardeşlerim ve oğlumla devam ediyor.

Sanayiciliği bırakmak zor geldi mi?
İnsan kendini boşlukta hissediyor. Ben hayatım boyunca devlette bir dakika bile çalışmamıştım. Ta ki 50 yaşına gelinceye kadar. Hep özel sektörde, kendi işimi yaptım.

ÖZEL HAYATIM YOK
Siyasetin içinde olmak nasıl bir şeymiş?

Siyaset bambaşka bir arena. Bir bakan olunca zaten herkesin gözü sizin üzerinizde oluyor. Böyle bir ortamda ailenize ait hiç zamanınız olmuyor. Ankara Sanayi Odası başkanıyken, en azından haftada bir günümü aileme ayırıyordum. Başka da hiçbir şey yapmıyordum. Kahvaltı yapmak, akşam hanımla beraber bir sinemaya gitmek büyük bir keyifti.

Şimdi sinemaya gitmiyor musunuz?
Bakan olunca, hele hele dış ticaretten sorumlu bakan olunca, haftanın neredeyse beş günü Ankara dışındayım. Artık özel hayatım kalmadı. Şimdi önümdeki yurtdışı seyahati Pekin. Bir kaç gün oradayız. Sonra Urumçi'ye geçeceğiz. Oradan fuar açmak için Aşkabat'a gidiyorum. Türkiye'ye dönüp, bir gün kalıp, bu kez Moskova'ya, ardından da Gürcistan'a seyahat var. Sonra yine bir gün Türkiye, ertesinde Fransa, Romanya.

120 günde ne kadar seyahat ettiğinizi hesapladığınızı duydum...
Tabii ben görevim icabı çok seyahat ediyorum. Şöyle söyleyeyim size. Bakan olduğumdan bu yana dünyanın etrafında 2.5 kez tur attım. Bu süre zarfında evde kalmış olduğum süre 25 günü geçmiyor.

Sağlığım bozulur diye korkmuyor musunuz?
Bu iş için sürekli seyahat etmek durumundasınız. Ama tabii şunun farkındayım. Pilotların bile yılda 800 saatten fazla uçma hakkı yok. Ama ben aşıyorum bu saati. Kıtalar arasında çok hızlı seyahat edince mevsim değişikliklerinden de etkileniyor insan. Kıştan yaza hızlı geçişler yaptık durduk. Şili 8-10 dereceydi. Oradan Brezilya'ya geçtik, 18 derece civarıydı. Türkiye yazı yaşıyordu. Tabii Şili'ye ceketle gidince üşüdüm.

BİZE ULAŞIN