"İşsizlik devam edecek"

IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn, önümüzdeki döneme bakıldığında dünyanın kriz sonrasında çok farklı bir yer olacağını ve olması gerektiğini düşündüklerini ifade ederek, ''O yüzden bu yeni gerçeğe uyum sağlamamız gerekir diyoruz. Her şeyden önce bu toparlanma yavaş olacak, vakit alacak. Özel sektör hala kendi ayakları üzerinde duramıyor, hala çok fazla tüketim olmadığını görüyoruz. İyileşme sürecinde de göreceğiz ki istihdam, işsizlik konusu daha yavaş toparlanacak. 2010 yılı boyunca pek çok ülkede işsizliğin artmaya devam edeceğini görüyoruz'' dedi.

IMF-Dünya Bankası yıllık toplantılarının açılışında yaptığı konuşmada Strauss-Kahn, toplantıdan 1 yıl önce bir araya geldiklerinden Lehman Brothers'ın yeni iflas ettiğini ve dünyadaki ekonomik faaliyetin ''kontrolden çıktığını'', insanların başka bir buhran daha gelecek diye korkmaya başladığını hatırlattı.

Kahn, ''Ama bugün dünyamız bambaşka bir noktada. Artık korku, umuda dönüştü. Görüyoruz ki, aslında uçurumunun kenarından döndük. Yine de hepimiz biliyoruz ki, zaferi ilan etmek için henüz çok erken. Yine de en azından düzelme yoluna girmiş olduğumuzu biliyoruz'' diye konuştu.

Geçen yılın, önemli değişimlerin yaşandığı bir yıl olduğunu belirten Strauss-Kahn, ülkelerin bir araya gelerek, ortak zorluklara beraber çözümlerle karşılık vermeye çalıştıklarını, küresel olarak herkesin iyiliği için çalışmaya başladıklarını kaydetti.

''Şu anda tarihi bir dönüm noktasındayız'' ifadesini dile getiren Strauss-Kahn, dünya ülkelerinin sorunlara ortak bir çözüm bulmak üzere dayanışmacı bir ruhla bir araya geldiğinde, barış ve refah döngüsünün elde edilebileceğine işaret etti.

Strauss-Kahn, bunun için önümüzdeki zorlukları alt etmek gerektiğine dikkati çekerek, ''Hem uluslararası düzeyde, hem ülke düzeyinde, hem IMF düzeyinde...'' dedi.

DEV ZİRVEDEN KARELER İÇİN TIKLAYINIZ...


''KRİZDEN SONRA 90 MİLYON İNSAN AĞIR YOKSULLUKLA KARŞI KARŞIYA KALACAK''

Konuşmasında küresel ekonomiye değinen Strauss-Kahn, ''virajın alındığını'' vurgulayıp, IMF'nin 2010 öngörüsünün yüzde 3'lük büyüme olduğunu hatırlatarak, bunun iyi bir başlangıç olduğunu söyledi.

IMF Başkanı, ''Önümüzdeki döneme bakıldığında dünyanın kriz sonrasında çok farklı bir yer olacağını ve olması gerektiğini düşünüyoruz. O yüzden bu yeni gerçeğe uyum sağlamamız gerekir diyoruz. Her şeyden önce bu toparlanma yavaş olacak, vakit alacak. Özel sektör hala kendi ayakları üzerinde duramıyor, hala çok fazla tüketim olmadığını görüyoruz. İyileşme sürecinde de göreceğiz ki istihdam, işsizlik konusu daha yavaş toparlanacak. 2010 yılı boyunca pek çok ülkede işsizliğin artmaya devam edeceğini görüyoruz. Aslında krizin bittiğini, bunu atlattığını söyleyemeyiz'' diye konuştu.

Dünya Bankası rakamlarına göre krizden sonra 90 milyon insanın ağır yoksullukla karşı karşıya kalacağını ifade eden Strauss-Kahn, söz konusu olan şeyin sadece işsizliğin artması, insanların satın alma gücünün azalması olmadığını belirterek, ''Düşük gelirli ülkelerde bu, bir ölüm kalım meselesi. Bu ülkelerde toplumsal huzursuzluklar, siyasi istikrarsızlıklar ve hatta savaş bile görülebilir'' dedi.

Strauss-Kahn, küresel ekonominin ''son derece nazik'' durumda olmaya devam ettiğini vurgulayarak, politika yapıcıların krizden çıkış stratejileri hazırlaması ve uygulaması gerektiğini ancak bu çıkış stratejilerinin uygulanması için henüz çok erken olduğunu söyledi.

''KRİZDEN SONRA YENİ BÜYÜME MODELİNE İHTİYAÇ OLACAK''

IMF Başkanı, krizden sonra yeni büyüme modeline ihtiyaç olacağının altını çizerek, ''Yani açığı olan ülkelerde tasarruf, fazlası olan ülkelerde daha fazla harcama olması ve daha az dengesizlik olması gerekiyor. Geçiş, kesinlikle kolay olmayacak. Bizim gelecek için şekillendirmemiz gereken budur'' dedi.
Ekonominin düzelmeye başlamasının tesadüfen olmadığını ifade eden Strauss-Kahn, bu sonucun şimdiye kadar ekonomi politikalarında hiç görülmeyen bir işbirliğinin gerçekleşmesiyle yaşandığını, merkez bankalarının bile kendi aralarında sürekli olarak çözümler gerçekleştiklerini anlattı.

Strauss-Kahn, bu şekilde koordinasyon çalışmaları sayesinde büyümenin sağlandığını vurgulayarak, Pittsburg'da G-20 toplantısında liderlerin beraber çalışmaya devam etmeye karar verdiklerini, G-20'den ziyade bütün yükselen piyasaları da buna dahil etmek gerektiğini söyledi. Strauss-Kahn, ''G-20 dışında kalan milyarlarca insan var ve onların da sesinin duyulması gerekiyor. İşbirliğine ihtiyacımız var'' dedi.

''KÜRESEL EKONOMİK KRİZ NEDENİYLE İNSAN İLERLEMESİ DENİLEN ŞEY, ARTIK GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYACAK BİR ŞEKİLDE GERİYE DOĞRU GİTMEYE BAŞLADI''

Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick, küresel ekonomik kriz nedeniyle insan ilerlemesi denilen şeyin artık geri dönüşü olmayacak bir şekilde geriye doğru gitmeye başladığını söyledi.

Zoellick, IMF-Dünya Bankası Yıllık Toplantılarının açılışında, Dünya Bankası'nda 13 yıllık başkanlık yapan Robert MacNamara'yı anarak, MacNamara'nın bankaya önemli bir enerji getirdiğini, inanılmaz işler başardığını anlatarak, Dünya Bankası'nın ilk gıda yardımını başkanlığı döneminde başlattığını, tarıma büyük önem verdiğini ve ilk dünya kalkınma raporunun kendisinin döneminde hazırlandığını söyledi.

MacNamara döneminde başlatılan uluslararası kalkınma ve yoksullukla mücadele misyonlarını Dünya Bankası'nın sürdürmek istediğini ifade eden Zoellick, küresel ekonomide bir yıl önce girdikleri ekonomik çalkantı döneminde, söz konusu çalkantıların tamamen sona erdiğini söyleyemeyeceklerini bildirdi.
Küresel kriz nedeniyle bu yıl 59 milyon insanın daha işsiz kalacağını, önümüzdeki yıl 90 milyon insanın aşırı yoksulluk içinde yaşayacağını kaydeden Zoellick, bütün bu rakamların altında insanların yaşadığı gerçek hikayeler olduğunu ifade ederek çeşitli ülkelerden örnekler verdi.

Küresel ekonomik kriz nedeniyle, insanların işsiz kaldığını, hayatların mahfolduğunu, kız çocuklarının okula gidemediğini, ev kadınlarının hangi yemek öğününü kessek diye düşünür hale geldiğini, çocukların kötü beslendiğini ifade eden Zoellick, ''İnsan ilerlemesi denilen şey, artık geri dönüşü olmayacak bir şekilde geriye doğru gitmeye başladı'' dedi.

Zoellick, şöyle devam etti:

''Toparlanmadan bahsediliyor ama yoksulluk hüküm sürüyor, şehirlerde, köylerde ana caddelerde veya hiç caddesi olmayan köylerde herkesin aynı şeyi söylüyor: (Bir daha bu tür şeyler yaşanmasın). Ama maalesef bu sözü veremiyoruz. Dünyada kriz yaşanmamasını sağlamamız mümkün değil. Aslında gelecek ile bildiğimiz tek şey var. O da her zaman başka krizler yaşanacağıdır. Ama gerekli liderlik işbirliğini oluşturursak, geçmiş krizlerden ders alabiliriz. Acil tedbirleri bir yana bırakarak kalıcı tedbir almak zorundayız. Bunu bu salonda toplananlar başaracaklar.''

Kriz zamanında işbirliğini sürdürmenin zor olmadığını ''Ama uçurumun kenarından dönüldüğünde işbirliğine devam etmenin o kadar kolay olmadığını vurgulayan Zoellick, ''Geleceğe bakmadan önce geçmişi anlamamız lazım. Bugünün krizi bir anda ortaya çıkmadı. Bunun tohumları çok eskilere dayanıyor'' şeklinde konuştu.

Dünyada, son 20 yılda büyük bir dönüşümün yaşandığını, Sovyetler Birliğinin, Orta ve Doğu Avrupa'da planlı ekonomilerin dağıldığını, Çin'de ve Hindistan'da ekonomik reformların gerçekleştirildiğini, Doğu Asya'da ihracata dayalı büyüme stratejisinin dünya ekonomisinde büyük dönüşümü sağladığını kaydeden Zoellick, bu dönüşümün büyük ekonomik fırsatları beraberinde getirdiğini ifade etti.
Zoellick, şunları kaydetti:

''Ama 20. yüzyılın son 10 yılında uluslararası ekonomik sistem zorlanmaya başladı. Ufacık yamalar ile geçiştirildi. Ama bunlar kalıcı olmadı. Bugünün sorunları dönemde getirilen veya getirilmeyen tepkiler ve tedbirler nedeniyle ortaya çıktı.

90'lı yılların sonunda ortaya çıkan mali krize kalıcı çözümler getirilemedi. Asya'da yaşanan finansal kriz sonrasında getirilen tedbirleri yapanlar bir daha asla küreselleşmeye kapılmayacakları sözü verdiler kendilerine... Bir çoğu döviz rezervlerini yöneterek çok büyük havuzlar oluşturdu. Bu nedenle küresel ekonomide çeşitli dengesizlikler oldu.

Ama büyüme iyi olduğu için bunlar görmezden gelindi. Merkez Bankaları yeni ekonomideki riskleri doğru bir şekilde karşılayamadı ve 1980'lerde ürün fiyatı enflasyonlarını bir şekilde kontrol altına aldı ama bir şekilde fiyatlardaki balonları bir türlü anlayamadılar ve reel politikalarını gerekli bir şekilde yönetemediler. Reel ekonomiye hasar geleceğini düşünemediler. Ekonomiye, üretime, tüketime bir zarar geleceğini düşünemediler.

Düzenleyici, denetleyici kuruluşlar artık gerçekten kopmuş durumdaydılar. Bütün bu dersleri alıyoruz ve aldık. Geleceğe yönelik daha akıllaca hareket etmemiz gerekiyor.''

BİZE ULAŞIN