Bankaların sırt sıvazlayıp 'sen ödersin' dönemine son

Sanayi Bakanı Ergün, Tüketici Yasa tasarısında kredi kartlarının aidatın yanı sıra limit açısından da ele alınacağını bildirdi. Hesapsız harcamalara neden olan banka reklamları da sınırlandırılacak

Perşembe 10.12.2009
ABONE OL
Küresel kriz döneminde ekonomiyi canlandırmaya yönelik olarak TOBB'un "Kriz varsa çare de var" kampanyasının ardından Türkiye Reklam Konseyi "Alın verin, ekonomiye can verin" kampanyası başlattı. Aynı dönemde, ücretlerde iyileşme olmazken, işlerini kaybeden insanlarla birlikte kredi kartını ödeyemeyenlerin sayısı ve batık miktarı da çığ gibi arttı. Buna rağmen 'ödül' programlarıyla kart harcamalarını teşvik reklamları kesilmeden devam etti. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, eleştiri konusu olan uygulamaya karşı harekete geçti. Bakanlık, tüketici haklarının korunması kapsamında, kredi kartı limitlerine ve hesapsız harcamalara neden olan banka reklâmlarına sınırlama getirilmesi için düğmeye bastı. Buna göre, "rahat rahat harcayın" diyen reklâmlara izin verilmeyecek, kredi kartı limiti vatandaşların gelirine göre belirlenecek, bankalardan kart limiti izleme havuzu oluşturmaları istenecek. Sanayi Bakanı Nihat Ergün, "Çarşıda pazarda meyve satar gibi kredi kartı satılmamalı" dedi. Ekonomi Muhabirleri Derneği üyeleriyle sohbet toplantısı düzenleyen Bakan Ergün, şu mesajları verdi:

KREDİ KARTI LİMİ- TİNE SINIRLAMA: Tüketici Yasa tasarısında kredi kartlarıyla ilgili düzenlemeler de yer alacak. Kredi kartları sadece aidat açısından değil ilk verilişleri ve limitleri açısından da ele alınacak. Bu konudaki düzenleme tüketici yönüyle bizim yasamızda olacak. Kartların toplam limitlerinin kişilerin gelirleriyle orantılı olması gerekiyor. Kredi kartlarında asgari ödeme limiti çok düşük tutulduğunda insanlar bunu döndürebileceklerini sanıyor ama böyle olmuyor. 'Tüketiciler basiretli davransınlar' demek sorunu çözmüyor.
YANILTICI REKLÂMA SON: O kadar cazip şeyler oluyor ki tüketicilerin bunlar karşısında basiretli davranmasını beklemiyoruz. İster istemez gelirinin üzerinde harcamaya meylediyor. Reklâmlarla tüketiciyi yanıltıyorlar ya da aldatıyorlar. 'Merak etme, harca; sen ödersin' mesajı verilmemeli. Onun için de 'yanıltıcı reklâmları denetleyelim' diyoruz, bunların bir düzenlemeye tabi tutulması lazım. Sistemin tüketiciye 'merak etme kardeşim ödersin' mesajını vermemesi lazım. Bunun için de bir takım mekanizmaları oluşturmak gerekiyor.
İNDİRİMLİ SATIŞLAR: Yılda iki kez indirimli satış dönemi olmasını önerdik. Buna karşılık bazı kesimler özel günlerin de bu kapsama alınmasını istiyor. Yılın her günü indirimli satış varmış gibi gösteren ya da sürekli "tasfiye nedeniyle indirim" imajı veren mağazalar bulunuyor. Bu bir düzene konulmalı. ANKARA

İşsizliğe karşı ihracatta daha agresif olmalıyız
STOK İŞSİZLİK VAR: Kriz nedeniyle ülkede bir miktar üretim kaybı oldu ancak son çeyrekte büyüme yakalanacak. İstihdam kaybı ve işsizlik sorunu çözüm bekliyor. Bizde stok işsizlik var. Bu nedenle büyümemizi artırmamız ve dış pazarlara daha agresif girmemiz gerekiyor.

Kredi garanti fonu devreye girdi
12 MİLYAR DOLARLIK KAYNAK: KOBİ'ler dün itibariyle Kredi Garanti Fonu'ndan yararlanmaya başladı. Fonun sermaye yapısı 240 milyon liraya çıkarıldı. Hazine 1 milyar lira kaynak aktardı, 12 milyar liralık kredi hacmi oluşturuldu. 20 bin işletme maksimum 1 milyon lira kredi kullanabilecek. Bankalara başvurular dün başladı, 20 bankayla anlaşma yapıldı. Bankaların her biri kredi garanti fonunun bir şubesi gibi çalışacak ve teminat sıkıntısı çeken KOBİ'ler bu sistemden daha çok yararlanacak.