Babacan'a da "e-muhtıra" gelmiş

Türkiye ile ilgili risk algılamasında sonucun anında görüldüğünü belirten Başbakan Yardımcısı Ali Babacan "Örneğin emuhtıranın verildiği 27 Nisan 2007'de 5 milyar dolarlık yatırım planlayan bir şirket bana maille vazgeçeceğini bildirdi" dedi

Perşembe 24.12.2009
Son Güncelleme: Perşembe 24.12.2009
ABONE OL
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Kuveyt ziyaretine katılan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan dönüş yolunda uçakta sorularımızı yanıtlarken ilginç bir anısını da paylaştı. e-muhtıranın verildiği 27 Nisan 2007'de Türkiye'de 5 milyar dolarlık yatırım yapmaya niyetlenen bir teknoloji firmasından ilginç bir e-mail aldığını anlatan Babacan yatırımcının kendisine "Eğer bu doğru ise 10-15 sene Türkiye'ye dönüp bakmam" dediğini aktardı. 2010 yılı için "İnşallah 2009'dan iyi olacak" diyen Babacan, Türkiye'nin kredi notu artışı için "Hak ettiğimiz bir şeydi" yorumunu yaptı. Babacan sorularımızı şöyle yanıtladı:

Türkiye'nin kredi notunun artırılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Geçtiğimiz 1-1.5 yıl içinde dünyada şartlar çok değişti. İki sene önce Dubai ile Türkiye arası nasıldı, bugün nasıl? Dünyada şartlar değiştikten sonra Türkiye'de de bu kadar şartlar değiştikten sonra kredi derecelendirmelerine tekrar bakmakta fayda var. Zaten Türkiye'nin hak ettiği bir şeydi. Olması gereken bir şeydi. New York'ta Standard and Poors ve Moody's başkanları ile görüştüm. Ne yaptığımızı anlattım. 'Türkiye'ye bir daha bakın' dedim. Bizden daha iyi kredi notu alan ülkeler bizden daha yüksek faizle borçlanıyor şu anda. Güven çok önemli. Güven olunca işler kolaylaşıyor. Güven sarsılınca mümkün değil. Çünkü o zaman krediniz eşittir eldeki para. Eldeki para kadar iş yaparsınız Ama güven olduktan sonra sınırsız

Türkiye güven veriyor mu?
Tabii bunu pek çok göstergeden görüyoruz. 2001 krizine bakın bir de bunü. Türkiye'de krizler faizlerin, enflasyonun artmasıyla anılırdı. İlk defa krizde Türkiye'nin faizleri rekor seviyede düşüyor.

Türkiye'nin risk algılaması nasıl?
Eğer risk algılanıyorsa anında sonuç görürüz, beklemez yani. Örneğin e-muhtıra. emuhtıra gece 11.00 küsürde oldu. Ertesi sabah arkadaşlar bana bir mail getirdi. Türkiye'de yıllara yaygın yaklaşık 5 milyar dolar doğrudan yatırım yapmaya niyetlenen bir yatırımcı. Mail atıyor. 'Army?' demiş. 'Army' soru işareti. 'Eğer doğruysa ben 10-15 sene bundan sonra dönüp Türkiye'ye bakmam' diyor."

Bu grup hangi sektörde?
İleri teknoloji. Türkiye'de üretip dünyanın dört bir köşesine satılacak çok önemli ürün yani.

Şu anda görüşmeye devam ediyor musunuz?
Şu anda biraz beklemedeler.

ABD İLE MODEL ORTAKLIK İÇİN YILIN İLK AYLARINDA
Başbakan'ın ABD'deki söz ettiği model ortaklık nasıl işleyecek?
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, ben Dışişleri Bakanı iken Türkiye'ye geldiğinde ona bu konuyu açmıştım. Sonra Başkan Obama Nisan'da Ankara'ya geldiğinde bunu gündeme getirdik. Sayın başbakanımızın yapacağı ziyaretten önce format konusunda mutabık kaldık. Bakan seviyesinde yılda bir ve dönüşümlü olarak bir araya geleceğiz.

Çerçeve hangi konuları kapsayacak?
Konu geniş. Enerji, ticaret, savunma sanayi. Bunun tam adı, Stratejik Ekonomik Ticari İşbirliği Çerçevesi. Her iki ülkede de diğer tüm bakanlıkları arasındaki koordinasyonu belirlenen bu kişiler belirleyecek. 2010'un ilk aylarında ilk toplantıyı yapacağız.



GÜVEN VEREN ÜLKE
Türkiye güven veriyor mu?
Tabii bunu pek çok göstergeden görüyoruz. 2001 krizine bakın bir de bu krize bakın. Türkiye'de krizler faizlerin, enflasyonun artmasıyla anılırdı. İlk defa bir krizde Türkiye'nin faizleri rekor seviyede düşüyor.

Siyasi gelişmeler Türkiye'nin görünümüne yansıyor mu?
Eskisine göre siyasi gelişmeler ekonomik gelişmeleri daha az etkiliyor.

Hangi dönemler?
Bizden önceki dönemler. Türkiye kendisine rota çizdi. Ekonomik politikalarda artık şeffaflık var. Mesela Merkez Bankası'nın bağımsızlığı oturdu. Kimse çıkıp da 'Merkez Bankası tekrar bağımlı olsun' falan demiyor. Merkez Bankası bana göre çok doğru şeyler yaptı, özellikle bu kriz döneminde.

ORTA VADELİ PROGRAM'DAKİ PROJEKSİYONLARA SAPMA YOK
Son çeyrekte büyümenin artıya geçme ihtimalinin yüksek olduğunu kaydeden Babacan " Ama kesin bir artı demiyorum. Yıllık eksi 6 demiştik. O görüşümüzde sabitiz şu anda. Orta Vadeli Programı açıklayalı üç ay oldu. Bugün itibariyle projeksiyonlarda sapma yok" değerlendirmesinde bulundu. Babacan "2010 yılı 2009 yılından daha güzel bir yıl olacak inşallah" dedi.

IMF İLE TEMAS DEVAM EDİYOR
IMF de model ortaklık çerçevesinde olacak mı? Alakası yok. nIMF ile ilgili temaslarınız hakkında bilgi verir misiniz?
Hayır. Onunla ilgili açıklanması gereken bir şey olursa açıklayacağız. Devam ediyoruz.

KOMŞU'DAN BANKA İSTEYEN FİYATA BAKSIN
Yunanistan'da banka alınmasına nasıl bakarsınız?
Ona bankalarımız kendisi karar verecek. Fiyata bakacaklar. Fiyat uygun mu diye.

Fiyat uygunsa örneğin Ziraat Bankası'nın önünü açar mısınız?
Kamu bankalarını öyle çok büyütmek niyetinde değiliz. Daha çok Türk işadamlarının iş yaptığı, özel bankaların ilgi göstermediği yerlere teşvik ediyoruz.

Yunanistan'ın durumu bizi etkiler mi?
Birebir bağımız yok onlarla. O bankanın (Yunan Ulusal Bankası) karının yüzde 30-4'ı Türkiye'deki operasyonlardan geliyor.

ONLAR YÜRÜRKEN BİZ KOŞMALIYIZ
Başbakan Yardımcısı Babacan, işsizlik meselesinin nasıl çözüleceğiyle ilgili sorumuza da şu yanıtı verdi: "Ekonomik krizle birlikte işsizlik tüm dünyada ciddi bir sorun. Türkiye, Almanya ve İngiltere gibi değil. Orada nüfus hemen hemen sabit ve mevcut işsizlere iş bulduğunuz anda işsizlik hemen düşüyor. Biz de nüfus artıyor. Onlar yürürken bizim koşmamız gerekiyor."