Kriz, etik değerleri de vurdu Asya'da harakiri unutuldu

Bir zamanlar iddia ya da suçlamalar karşısında zedelenen onurunu kurtarmak için harakiri yapan Japonlar, global krizden bu yana artık özür dilemeyi tercih ediyor

Çarşamba 30.12.2009
Son Güncelleme: Çarşamba 30.12.2009
ABONE OL
Başta Japonya olmak üzere Asya kültüründe suçlu kişilerin toplum önünde utanç duruma düşerek kendi canına kıyma girişimi (harakiri) artık yerini suçluların sadece özür dilemesine bıraktı. Geçtiğimiz günlerde Japonya Başbakanı Yumio Hatoyama, iki yardımcısının adının karıştığı milyonlarca dolarlık bağış skandalı nedeniyle özür dilemiş ancak görevinden ayrılmayacağını açıklamıştı. Olaydan büyük sorumluluk hissettiğini belirten Başbakan Hatoyama, bağışlarla ilgili yanlış bildirimden haberinin olmadığını belirterek istifasının söz konusu olmadığını belirtmişti. Güney Kore Adalet Bakanlığı'nın, yaklaşık iki yıl süren hukuki davanın ardından vergi kaçırdığı kanıtlananan Samsung'un eski CEO'su Lee Kun-hee'nin Güney Kore hükümeti tarafından affedildiğini açıklaması üzerine bölgede son dönemlerde ortaya çıkan yolsuzluk ve rüşvet davalarında ünlü isimlerin takındığı tavırları araştırdık. Suçu kanıtlananlar özür dilerken, mahkemesi devam edenler suskun kalmayı tercih ediyor. Lee Kun-hee'nin affedilmesinin gerekçesi olarak Uluslararası Olimpiyatlar Komitesi'nde yeralmasını gösteren Kore hükümeti, 2018 kış olimpiyatlarına ev sahipliği yapması için Lee'nin komite çalışmalarına ağırlık vereceğini belirtti. Güney Kore'nin eski başbakanlarından Han Myung-sook da vakıf aracılığıyla rüşvet suçuna karıştığı iddiası ile geçtiğimiz haftalarda gözaltına alındı. Güney Kore'nin ilk kadın başbakanı unvanına da sahip olan 65 yaşındaki Han, 2007'deki başbakanlığı döneminde bir işadamından 50 bin dolar rüşvet aldığı suçlamalarını kabul etmezken halk desteğine karşı tüm olanlardan üzüntü duyduğunu açıkladı.

ÖNCE RÜŞVET SONRA ÖZÜR
Japonya Eski Savunma Bakan Yardımcısı Takemasa Moriya da görevde olduğu süre içinde bakanlığa alınan savunma malzemelerinde 140 bin dolarlık rüşvet aldığı gerekçesi ile 2 buçuk yıla mahkum olurken, 2004-2006 yılları arasında 32 bin dolarlık başka bir rüşvet suçuna karıştığı ortaya çıkınca kamuoyundan özür dilemek zorunda kaldı. Japonya'nın Madoff'u olarak bilinen işadamı Kazutsugi Nami de ülkedeki en büyük ponzi şemasını oluşturarak yatırımcıları 'dünyada cennet gibi bir yaşam' vaadiyle 1.4 milyar dolar tutarında dolandırdı. Cezaevinde yatan 75 yaşındaki Nami, tüm yaptıklarına rağmen kamuoyuna Madoff'un aksine pişman olduğuna dair bir açıklamada bulunmadı. Nami'nin sahibi olduğu L&G yatırım şirketinin yıllık yüzde 36 faiz getirisi ile yaklaşık 50 bin kişiden 2.4 milyar dolar para topladığı tahmin ediliyor. Japon Pacific Consultant International (PCI) şirketinin üç üst düzey yöneticisi Hauro Sakashita, Kunio Takasu ve Tsuneo Sakano da Vietnamlı kamu çalışanlarına rüşvet vermek suçlamasından çıkarıldıkları mahkemede 1.5 - 3 yıl arasında hapse mahkum edilirken kamuoyundan özür diledi.

HARAKİRİ NEDİR?
Japoncada 'Karın deşmek' anlamına gelen ve bir tür Japon intihar ritüeli olan harakiri, Asya kültüründe topluma hak ettiği şekilde örnek olamayan kişilerin seçtiği bir ölüm şekli. Japon Tokai şirketi'nin CEO'su Isao Inokuma, finansal sıkıntı yüzünden borçlarını ödeyemeyince 2001'de harakiri yaparak yaşamına son vermişti.