13 şirket inceleniyor

Rekabet Kurumu Başkanı Prof. Dr. Nurettin Kaldırımcı, 13 sektör ve şirket hakkında şu anda soruşturma yürütüldüğünü açıkladı. Kaldırımcı ayrıca Devlet Denetleme Kurumunun hazırladığı ve basında yer alan Rekabet Kurumu üyelerinin maça gittiği yönündeki haberlerle ilgili olarak, "Herkes maça gidiyor gibi oldu. Yok böyle bir şey, haksızlık" dedi.

Rekabet Kurumu Başkanı Prof. Dr. Nurettin Kaldırımcı Ekonomi Muhabirleri Derneği(EMD) üyeleri ile bir sohbet toplantısı düzenledi. Kaldırımcı toplantıda "2010 Rekabet Mektubu"nu açıkladı ve ardından EMD üyelerinin sorularını cevapladı.

12 yıl içinde 151 soruşturma tamamladıklarını belirten Kaldırımcı, en fazla soruşturmanın gıda ürünleri ve içecek grubunda olduğunu, bunu ulaştırma, inşaat ve çimento sektör, sağlık sektörünün izlediğini söyledi. Şu anda 13 adet soruşturmanın devam ettiğini açıklayan Kaldırımcı, soruşturma açılan sektör ve şirketler hakkında şu bilgiyi verdi:

"Peugeot, Baylas Otomotiv, kargo, medikal gazlar, diyaliz cihazları, Banka promosyonları, Otomotiv Distribütörleri Derneği ve Otomotiv Sanayi Derneği, Doğan Yayın Holding A.Ş., Türk Eczacıları Birliği(TEB), Ortadoğu Antalya Liman İşletmeleri. Trakya Otobüs, Turkcell, Anadolu Elektronik-Samsung"

-"YOK BÖYLE BİR ŞEY, HAKSIZLIK"-

Devlet denetleme kurumunun Rekabet Kurumu hakkındaki raporla ilgili soru üzerine Kaldırımcı, şunları söyledi:

"Orada bazı hususlar öne çıktı. Haber değeri taşıdı. Olumlu denebilecek şeyler arka planda kaldı. Ticari sırlar konusunda tebliğimizi bir ay kadar önce hazırladık ve resmileştirme sürecimiz başladı. Özeleştiri her durumda gerekli, olumlu haberlerin çıktığında da çıkmadığında da gerekli. İlgili şirketin desteğiyle maça gitmek gibi çok ayrıntıyı bilmiyorum ama zaman zaman Türkiye'de milli maçlara bazı büyük gruplar davetiye çıkarıyorlar. Geçen yıllarda çok böyle maç meselesinde bilgim yok ama zannederim Avrupa'daki bir milli maç için Ankara'dan ve İstanbul'dan çok sayıda bürokrata ulaşan bir davetiyeyi belki kurumumuzdan bir iki arkadaşın katıldığı yönünde bilgilenmiş oluyoruz. Ama mesele olduğunu ötesine taşındı. Herkes maça gidiyor gibi oldu. Kurumla ilgisi olan şirketler kurul üyelerini hep maça götürüyor gibi bir imaj ortaya çıkıyor. Yok böyle bir şey haksızlık. Konuyu ben böyle düşünüyorum. Biz gereken duyarlılık içindeyiz. Şu an itibariyle böyle bir kurum üyemiz falan bulunmuyor. Geçmişte olmuş bitmiş çok ayrıntıyı da bilmiyorum ama gerekli rapor elimize ulaştığında gerekli çalışmayı yapacağız. Şu anda bir resmiyeti yok bunun. İnternetteki bilgiler. Ben 7 yıldır buradayım. Görmedim böyle bir şey."

-DOĞALGAZ SEKTÖRÜ ARAŞTIRILIYOR-

Rekabet Kurulu'nun Boru Hatları İle Petrol Taşıma Anonim Şirketi (BOTAŞ) ve Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) ile ilgili yapmış olduğu bir incelemenin olup olmadığının sorulması üzerine Kaldırımcı, talep olduğu durumunda görüşlerini tabi ki ilettiklerini söyledi. BOTAŞ'la ilgili şikayetlerin olduğunu ve 2 ön araştırma yaptıklarını belirten Kaldırımcı, "BOTAŞ'ın hakim durumu ve yüksek fiyat uyguladığı şikayet olduğu gibi, düşük fiyat uyguladığı gibi şikayetlerde oldu. her iki konuşla ilgili olarak da BOTAŞ'a dönük görüşler ürettik. Bir soruşturma açmadık. Çünkü ortada ihlal olabilecek bir durum görmedik. Ama BOTAŞ'a Kurumla ilgili görüşler aktarıldı" dedi. Kaldırımcı ayrıca hakim durum ihlalinin araştırması bağlamında değil ama doğalgaz sektörünün araştırılması konusunda Kurumun bir sektör araştırması başlatıldığını açıkladı.

-TOKİ'YE MÜDAHALE ETMEK REKABET KURUMU'NA VERİLMEYEN BİR YETKİ-

TOKİ'yle ilgili çok sayıda şikayet geldiğini belirten Kaldırımcı, kanun çerçevesinde doğrudan müdahale edebilecekleri bir alan olmadığını ifade etti. Burada bir kamu inisiyatifinin söz konusu olduğunu söyleyen Kaldırımcı, TOKİ'nin çalışmalarına müdahale etmeye çalıştıkları durumunda kanunda Rekabet Kurumu'na verilmeyen bir görevi, yetkiyi kullanmaya çalışmış olacaklarını kaydetti.

-KRİZDE MAALESEF CEZA VERMEK ZORUNDA KALDIK-

Kriz dolayısıyla teşebbüsler açısından genel ekonomik şartların zorlaştığını kaydeden Kaldırımcı, bazı firmaların bir araya gelerek rekabet ihlali içeren davranışlar içine girdiğini söyledi. Kaldırımcı "Bu yönde bizim soruşturmalarımız oldu. Maalesef ceza vermek zorunda kaldık kriz döneminde de olsa. Eksik bilgide olsa, krizin yükünü hafifletmek içinde olsa teşebbüslerin rekabete aykırı davranışları bizim tarafımızdan sorulmuştur cezaları verilmiştir. Sadece kriz dönemine özgü çok özel bir tespit yapma imkanımız yok" diye konuştu.

-"2010 REKABET MEKTUBU'NUN GEREKÇESİ, "REKABET SAVUNUCULUĞU'NU VURGULAMAK"-

Kamu kurumlarının özel ve resmi kuruluşlara mektup göndermesinin olağan bir yaklaşım olmadığını söyleyen Kaldırımcı, Rekabet Kurumu'nun iki yıldır bu uygulamayı başlatmış olduğunu belirtti. 2009 Rekabet Mektubu'nun amacının, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ile Rekabet Kurumu'nun temel hedeflerini ortaya koymak ve gerekli uyarıları yaparak, kriz döneminde teşebbüslerin eksik bilgi nedeniyle önemli cezalarla karsı karsıya gelmelerini engellemeye çalışmak olduğunu ifade eden Kaldırımcı, "2010 Rekabet Mektubu'nun gerekçesi ise, ekonomik krizden çıkış aşamasında "rekabet savunuculuğu" anlayış ve duyarlılığının yaygınlaşmasının önemini vurgulamaktır" dedi. "Rekabet savunuculuğu"nun önemi, mal ve hizmet piyasalarındaki rekabetin ülke ekonomisi ve refahına çok önemli katkılar sağladığına ilişkin kabule ya da gerçeğe dayanmakta olduğunu söyleyen Kaldırımcı, "Rekabet savunuculuğu, rekabet kurallarını ihlal eden teşebbüslere birtakım yaptırımların uygulanması ve bu şekilde rekabetin korunması olarak anlaşılmamalıdır. Rekabet savunuculuğu daha ziyade, rekabet otoritesinin, rekabetin önemi konusunda toplumsal duyarlılığı artırmaya ve rekabetin nasıl tesis edileceğine ilişkin görüşlerini yetkili merciler ve kamuoyu ile paylaşmaya dönük tüm faaliyetlerini kapsamaktadır" diye konuştu.

-TEŞEBBÜS KURUMUN SUÇ SAYDIĞI BİR SUÇ İÇİNDEYSE DERHAL SON VERMELİDİR-

Geçen yılki Mektupta belirtildiği gibi ne küresel krizin, ne de sektör düzeyindeki bir krizin, Rekabet Kanunu'nun uygulanmasının askıya alınması veya gevşetilmesi konusunda hukuki bir gerekçe oluşturulduğunu ifade eden Kaldırımcı, "Şayet teşebbüslerimiz bilerek veya bilmeyerek Rekabet Kanunu'nun suç saydığı bir eylem içindeyse, bu eyleme derhal son vermek durumundadır" dedi.

Kaldırımcı ayrıca, 27 Nisan'da İstanbul'da başlayacak ve 100 civarında ülkeden temsilcilerin katılacağı, Uluslararası Rekabet Ağı (ICN) 9'uncu Yıllık Toplantısının ev sahipliğini Türk Rekabet Kurumu'nun üstlenmiş olduğunu sözlerine ekledi.

BİZE ULAŞIN