Türkiye çeyrek yüzyılda tarihi dönüşüm yaşadı

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı güler Sabancı, SABAH için yazdı.

Aslında SABAH gazetesinin son 25 yıllık yayın hayatı, Türkiye'nin de tarihi dönüşümlerinin yaşandığı bir döneme denk geliyor. Bu dönemde Türkiye ekonomik açıdan dünyanın en büyük ekonomilerinden biri oldu. Bu konuda sadece gayri safi yurtiçi hasılaya (GSYH) bakmak bile yeterli.
Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) Ekim 2009 raporunda satın alma gücü paritesine göre, Türkiye'nin 1985 yılında 189 milyar dolar olarak gerçekleşen GSYH'si, 1992 yılında 330 milyar dolara, 2009 yılında ise 869 milyar doların üzerine çıktı. Türkiye bu başarılı ekonomik performansının sonucu olarak bugün dünyanın 15'inci büyük ekonomisi olarak G20 ülkeleri arasında önemli bir konuma sahip oldu.
Ekonomik açıdan bakıldığında Türkiye'nin son çeyrek yüzyılda elde ettiği sonuçlar memnuniyet verici.
Ancak son 25 yılı anlatan resmin bütününe bakıldığında özellikle 80'li yılların ilk yarısında başlayan serbest piyasa ekonomisine geçişin Türkiye'nin bugünkü etkin pozisyona gelmesinde dönüm noktası olduğunu söylemek gerek.
Ancak ülkemizin bu dönemdeki gelişimini sadece ekonomideki parametrelerin değişimine bağlamak doğru değil. Bugün hala daha iyisini arıyor olsak da eğitim alanında tarihi değişiklikler yaşandı.
İlköğretimin 8 yıla çıkması önemli bir gelişme olarak söylenebilir. Ama bu dönemde eğitim alanındaki en önemli dönüşüm yüksek öğrenimde vakıf üniversitelerinin hayata geçmiş olması. 90'lı yıllarda faaliyete geçmeye başlayan vakıf üniversiteleri henüz çok genç bir dönemde olmalarına rağmen şu kısa süre içinde uluslararası alanda isimlerini duyuracak ölçüde başarılı oldular. Bugün devlet üniversitelerinden olduğu gibi vakıf üniversitelerinden mezun çok sayıda başarılı gencimiz ya iş hayatına geçmiş ya da dünyanın ve Türkiye'nin saygın üniversitelerinde bilimsel çalışmalarına devam ediyor.Yine bu dönemde ülkemizin kültür-sanat hayatında da dönüşüm yaşandı, hayatımıza özel müze kavramı girdi. "Türk insanı her şeyin en iyisine layık" anlayışıyla merhum Sakıp Sabancı ve Sabancı Ailesi Atlı Köşk'ün bir müze olarak Türk halkına hizmet etmesine karar verdi. Sakıp Sabancı Müzesi gibi bir çok değerli özel müze faaliyete geçti. Bu müzelerde ülkemizin ve dünyanın Picasso gibi en seçkin sanatçılarının eserleri sergilenmiş ve sergilenmeye devam ediyor.
Son 25 yılın dış politikadaki en önemli gelişmesi ise AB ile tam üyelik müzakerelerinin başlamış olması.Bu noktada sürecin yavaş işlediği söylenebilir ancak, önemli olan Türkiye'nin bu yolda kalması. Açılıp kapanan her dosya Türkiye'nin kazancı olacak. Avrupa süreciyle birlikte ülkemizde demokrasimizin standardının yükseltilmesi ve buna paralel birçok tarihsel sosyal ve siyasal sorun daha açık tartışılır olmuştur. Ayrıca uzun yıllardır ülkemizin komşuları ile kronikleştiğini düşündüğümüz sorunların, son yıllarda "sıfır sorun" sloganı ile yürütülen politikalarla çözülmüş olması da bölge ve dünya barışı için önemli bir değişim.
Geride bıraktığımız çeyrek yüzyılda dünyada olduğu gibi ülkemizde de teknolojik gelişmeler göz kamaştırıcı bir hızla sürdürülüyor. Genç bir nüfusa sahip olan ülkemiz bu teknolojik gelişmeden fazlasıyla yararlanmakta. Bu sevindirici bir gelişme. Altını çizmek gereken önemli bir gelişme de; bu dönemde ülkemizde sivil toplum örgütleri ve toplumsal duyarlılıkta yaşanan gelişme. Ülkemizin bir çok sosyal sorununun çözümüne yönelik olarak başlatılan projeler toplumsal kalkınmaya kayda değer katkılar yarattı yaratmaya devam ediyor. Bugün gelinen noktada yazılı, görsel ve işitsel medyanın teknolojiden yararlanarak bu gelişmeleri kayıt altına alması, aynı zamanda Türkiye'nin tarihinin de kayıt altına alınması oldu. Diğer basın-yayın organlarının olduğu gibi SABAH gazetesi de bu yolda tarihi bir işlev gerçekleştirdi. SABAH gazetesinin 25'inci yılını kutluyorum. Bu süre içinde Türk medyasının önemli bir markası haline gelen SABAH gazetesine emeği geçen herkesi tebrik ediyorum

BİZE ULAŞIN