Müzeyi kurtarmak için eser satıyorum

  1. Haberler
  2. Ekonomi
Pazar 19.12.2010 ABONE OL
"Çalışma hastasıyım. Yazın herkes tatil yaparken asistanlarla birlikte sabah 10'dan akşam 6'ya çalışırız. Senede en aşağı 15-20 tane büyük tuval yapıyorum. Hiçbirini satmıyordum ama şimdi ilk defa Doğançay Müzesi'ni kurtarmak için satıyorum. Çerçeveli Duvarlar serisini satıyorum. Contemporary İstanbul'da birkaç tanesi satıldı. Müzenin yaşaması için bir tür yardımdı. Ufak boydakiler 100 bin euro, daha büyükleri 200 bin eurodan gitti. Sanırım 10 tane satıldı. Yoksa müze iki aya kapanacaktı. Altı senedir müzeyi kendi cebimden götürüyorum. Satışlardan 3- 4 milyon euro alırsak, oradan gelecek faizin yüzde 50'sini müzeye aktaracağız. 2008-2010 yılları arasında yaptığım her şey satılık. Bütün gaye bu müzeyi yaşatmak.

Fiyatı iki şirket belirliyor
"Eserlerin fiyatlarını müzayede salonları belirliyor. Spekülasyon da var ama az. Dünyada şu andaki fiyatları biçen iki müessese var: Sotheby's ve Christie's. Onların da Londra ve New York'taki gece müzayedeleri. Oraya girmek için asgari bir seviyeye gelmeniz lazım. Benim tek dileğim bir gün bu müzayedelerde Türk ressamların eserlerini görebilmek. Henüz kapısından almazlar bizi. Ama umutluyum."

Nasıl resim alınır?
"İyi bir koleksiyoner resme bakmadan önce ressamın geçmişine bakar. Ressam hakkında çıkmış kitapları araştırır. Resimlere hangi galerilerde sergilenmiş, kimlerin koleksiyonlarında yer almış, hangi müzelere girmiş, bunlara bakar. Bir de resmi kimin aldığı çok iyi bir referans. Benim resmim dünyadaki en iyi 200 koleksiyona girince fiyatım daha da çok artar. Örneğin Fransa'da Pinault'nun koleksiyonuna girebilmek çok önemlidir. Türkiye'deki genç jenerasyon da bu işi artık kendine görev edindi. Dünyayı geziyor, tüm bu saydıklarımı araştırıyor, New Yok'ta galerileri geziyor. Yinede bizde hala dünya çapında bir koleksiyoner yok. Oysa Yunanistan'da beş tane var."

BUGÜN NELER OLDU