Yemek aşkı

D&P Danışmanlık Kurucu Ortağı, Stratejik İletişim ve Kariyer Danışmanı Duygu Eren bu hafta başarılı bir girişimciyi sayfasına konuk etti.

Yemek yapmak bir sanattır. Saatlerinizi harcarsınız ve yaptığınız o muhteşem lezzetli tarifler yarım saat içinde bitirilir. Yemek yapmak seven için keyifli, yemek yiyen içinse çok zevklidir. Bunu bir şölene dönüştüren kişiler daima ilgimi çekmiştir. Birazdan okuyacağınız kişi yemek tutkusunu, girişime dönüştürmüş. Sadece yemek yapmıyor, yemek yaparken aldığı zevki hissettiriyor da. İşini aşkla yapan biri; Arda Türkmen

Eğitiminiz ve özgeçmişinizi öğrenebilir miyiz?
Saint Benoit Fransız Lisesi ve Bilgi Üniversitesi Sahne Gösteri Sanatları ve İşletme çift ana dal mezunuyum.

Bu işe başlamadan önce iş hayatında tecrübeniz oldu mu, nerelerde çalıştınız?
Üniversite öncesi otellerde ve turizm sektöründe yazları ağırlıklı olmak üzere çalıştım. Tüm üniversite hayatım boyunca öğrenci turları, parti organizasyonları, üniversitedeki öğrenci taşımacılık işlerinde çalıştım.

Bu işe başlama fikri nereden geldi ve nasıl gelişti?
Yiyecek içecek sektörü gelişime açı ve birçok olanak ve fırsatı barındıran bir sektördü, hala da öyle. Bu bana kendimi geliştireceğim ve aklımdakileri uygulayabileceğim geniş bir platform seçeneği sunan bir yol açtı.

Ne kadar sermayeyle ve nasıl bu işe başladınız?
10.000 TL civarında bir sermaye ile bu işlere başladım.

Ekibinizi nasıl kurdunuz ve şu an kaç kişi çalışıyor?
Ekibim eskiden beri tanıdığım, güvendiğim iyi insanlardan kurulu. Ben istikrara inanırım, o yüzden ekip arkadaşlarımla uzun zamandır birlikte çalışıyoruz.

Markanızın ismi nereden geliyor?
Roka, kısa, net ve anlaşılır bir isim. Leblon ise gittiğim bir Rio seyahatinde karar verdiğim bir isimdi.

İşe başlarken finansman veya rehberlik anlamında destek gördünüz mü?
Hayır görmedim. Sadece doğru bir mali müşavirlik hizmeti alarak, yol haritamı çizdim.

İşinizde sizin için dönüm noktası sayılabilecek bir zaman dilimi veya yardım eden kişi oldu mu?
2005 yılında ortak olduğum arkadaşımın özel işleri sebebiyle ortaklığımızı ayırmamız, benim için kariyer anlamında dönüm noktam oldu diyebilirim. O güne kadar çok risk alan ben daha da çok risk alan bir başka bene dönüştü.

Şu an markanızın yönetimini nasıl yapıyorsunuz?
Tutarlı olmaya çalışıyorum. Markaların görev tanımı ya da kimlikleri dışında hareket edecekleri faaliyetlere pek yanaşmıyorum.

Bu noktaya gelmenizin kısaca hikayesi nedir?
Tutarlı olmak, çok çalışmak, hayattaki öncelik sarılamarında işlerin ve sorumlulukların en önlerde gelmesi.

Markanızı şu an nasıl kendi sektörünüz içinde, rakiplerinize göre nasıl konumlandırırsınız?
Kalite olgusunu çağrıştıran iki markam var. Samimi, çözüm odaklı ve müşteriye karşı duyarlıyız diyebilirim.

Sizce, sizin başarınızın sırrı nedir?
Tutarlı, çalışkan ve iyi bir insan olmak

Gelecekte nasıl büyümeyi hedefliyorsunuz?
Sakince büyümeyi planlıyorum. Bugüne kadar ürettiğimiz iyi şeylerden uzaklaşmayarak butik olabilecek büyümeler planlamaktayım bugünlerde.

Bir iş gününüz nasıl geçer?
Koşturmacalı, biraz Roka, biraz Leblon, zaman zaman TV çekimleri ve onunla beraber gelen toplantılar yan işler

Sektörünüz, Türkiye'de sizce nereye gidiyor?
Çok bilinçli bir büyümede olduğunu düşünmüyorum, hala köşeleri tutma telaşında büyük gruplar, umarım küçüklere her zaman yer kalır.

Kendinizi hangi platformda gösteriyorsunuz? Sosyal medya mı,yazılı basın mı? Sektörünüze özel hafta veya günlerde mi?
Hepsinde olmak lazım. Birinde olup diğerinde olmamak çok mantıklı değil.

İlgi alanlarınız nelerdir, nelerden beslenir ve ilham alırsınız? Ne okur, ne seyreder ve neyi takip edersiniz?
Açıkçası çevremdeki her şeyden ilham alırım. Kimisi bakar, ben baktığımdan farklı şeyler görmeye çalışırım, sadece bakmakla kalmamak lazım.

Türkiye ve dünyadaki girişimcilerin farkları ve benzerlikleri sizce nelerdir?
Yurt dışında girişimciler, daha kolay fon ve yatırım bulabiliyorlar, daha mutlu bir ortamda ilerleme şansları var. Türkiye'de fikri mülkiyet hakkı ve paylaşma duygusu daha az maalesef.

Yeni girişimcilere destek veriyor musunuz?
Fikren elimden geldiğince paylaşımda bulunuyorum.

Size ilham veren, beğendiğiniz girişim ve girişimciler kimler?
Herkes gibi facebook olayı çok ilham verici bir girişim, çevremde Yemeksepeti, Gittigidiyor, Reklamz gibi oluşumları yabancılara satan arkadaşlarımın hikayeleri de oldukça heyecan verici.

Girişimciler başarılı olmak için neleri yapmalı ve neleri yapmamalı?
Bugünü düşünerek değil ileriyi düşünerek hareket etmeliler, krizlere hazır olmalı, tutarlı ve az dalgalı yönetimsel kararlar almalıdırlar. Sağlam finansal tabanlara oturup hızlı karar almalı ve kararlarının arkasında sağlam şekilde durmalılar.

Türkiye'deki girişimcilik kültürü geçmişte nasıldı, şimdi nereye gidiyor?
Geçmişte çok olanak vardı, artık eskisi kadar çok boş ortam yok, daha zor girişimci olmak eskiye nazaran

Sizin girişimcilik alanında açık olarak gördüğünüz sektörler nereler?

Kesinlikle internet..

Her potansiyel işadamı ve girişimcinin sizce, alması gereken eğitim, katılması gereken seminer ve kişisel gelişim programları nelerdir?
İyi bir tahsil hayati gerekli. Sadece sayısal değerler ve notlar olarak değil, sosyal gelişim olarak da okuldan faydalanmak lazım. Pratik yapmak önemli, staj ya da deneyim olarak çalışmak gerekiyor. Kendi branşı her ne ise onunla ilgili eğitimlere fuarlar seminerler katılmak da önemli. Sektörel gelişimlerden uzak kalarak inovatif fikirler geliştirilemez.

Girişimcileri yol gösterebilecek ve rehber niteliğinde söylemek istedikleriniz nelerdir?
Risk almaktan korkmayın, çalışkan ve tutarlı olun, herkesi dinleyin ama aklınıza yatanı uygulayın

Gelecekle ilgili kendi hayaliniz ve stratejiniz nedir?

Çevremdeki sevdiğim insanlarla mutlu bir çalışma ortamında hayallerimi gerçekleştirebileceğim, ve yiyecek içecek sektöründe ilerleyebileceğim bir hayat hayal ediyorum.

Duygu Eren

Stratejik İletişim ve Kariyer Danışmanı

Yazarla iletişim için: duygu@dpdanismanlik.com

BİZE ULAŞIN