Hayallerini cesaretiyle birleştirdi girişimci oldu

Stratejik İletişim ve Kariyer Danışmanı Duygu Eren Sabah.com.tr'ye girişimcilikte başarıyı getirecek doğru soruları yazdı.

Fırtınanın şiddeti ne olursa olsun, martı sevdiği denizden asla vazgeçmezmiş. Albert Camus'un bu sözünü ilk duyduğumda girişimciliğin ruhuna çok uygun olduğuna karar vermiştim. Girişimci, kolay vazgeçmeyen ve ne olursa olsun hayallerinin peşinden giden kişidir. Bugün, ropörtajını okuyacağınız genç ve başarılı girişimci, aile işini özgürlüğüne düşkün olduğu için yapmayan, bebeği gibi görüp, büyüttüğü girişimini bazı olumsuzluklar yüzünden bırakıp giden ama sonrasında sevdiği telefon aksesuarları işine girip çok başarılı olan biri. Cesur girişimciler için ilham kaynağı olabilecek olan Aksoy Bilişim Dış Ticaret'in kurucusu Osman Aksoy'un hikayesini şimdi kendisinden öğrenelim.

1) Eğitiminiz ve özgeçmişinizi öğrenebilir miyiz?

1980 İstanbul doğumluyum. Ortaokul ve liseyi İstek Vakfı Özel Kemal Atatürk Lisesinde tamamladım. Üniversitede ise başarılı bir öğrenci olamadığım için sırasıyla Bilgi Üniversitesi ,Londra Porstmout derken, Beykent Üniversitesinde noktayı koydum

2) Bu işe başlamadan önce iş hayatında tecrübeniz oldu mu, nerelerde çalıştınız?

Her baba, oğlu yanında calışsın, gelsin bir şeyler öğrensin ister fakat ben aile işi yapmak istemememden ve matbaacılığı hiç sevemediğimden, bunun yerine o zamanlar da Mudo , Ram Dış Ticaret ve kendi işimiz olan Home Store bünyesinde yazları çalışarak tecrübe sahibi oldum..

3) Bu işe başlama fikri nereden geldi ve nasıl gelişti?

Özgürlüğüme düşkün olduğum ve bir şeyleri kendi yapma isteğine sahip olduğum için gurur duyduğum bir ailem olsa da aile'yle aynı ortamda ve tek bir kazanç çatısı altında olma fikri bana ters geldi. Babam iş hayatı boyunca hep kendi adıyla öne çıktı bende kendi iş hayatım için ismimin önünde bir takıyla anılmak istemedim bu yüzden kendi tercihimi yaparak tekstil işine atıldım. İlk sermayem, babamın bana aldığı arabaydı ve onu satarak kendime sermaye yaptım ve tekstil işine başladım. İki sene sonra o sermayeyi de babama iade etmek istediğimde beni ofisinden kovdu ve bende işime yatırım yaptım. Bu işte iyi bir yerlere geldiğimi düşünüyordum fakat beş senelik bir süreçten sonra isleri daha da büyütmek istediğimde çok büyük bir kazık yedim ve bebeğim gibi gördüğüm işten çok soğudum uzak kalmak istedim. Hala az da olsa tekstile devam ediyorum ama önceliğim değil. O sıralar da ne yapabilirim diye düşünürken Retro Ahizeye rastladım, o an bende şimşek çaktı ve bunların Türkiye'de satılıp satılmadığı için araştırmaya başladım. Ve böylece cep telefonları ve elektronik aksesuar isine girdim. Bazı şeyleri önce kendim deniyorum, örneğin Philips PicoPix dünyanın en kaliteli pico projektörü ve Ferrari By Logic3 dock ve kulaklıkları, kullanıp, çok memnun kaldığım için satmaya başladım.

4) Ne kadar sermayeyle ve nasıl bu işe başladınız?

Sermaye, girişimci için öncelik olmamalı çünkü bir fikir varsa o fikir için her zaman sermaye yaratılır. Bende kendi mevcut imkanlarımla tekstil işinden kazançlarımın bir kısmıyla bu işe başladım, bunlar çok ufak rakamlardı diyebilirim ama şu an için aldığım riskler çok sıfırlı olmaya başladı.

5) Ekibinizi nasıl kurdunuz ve şu an kaç kişi çalışıyor?

Ekibim, daha önceden tanıdığım mevcut tekstil işinde olan ve güvendiğim insanlar ve onlarda zamanla benimle beraber elektronik sektörünü ve aksesuar kavramını çok iyi öğrendiler İlk başladığımızda üç kişiydik, her hafta bu sayı büyüyor... Şu an içerde ve dışarıda olmak üzere yirmi altı kişilik bir ekibimiz var.

6) Markanızın ismi nereden geliyor?

Distribütör firma olduğum için marka demektense firma ismi demek isterim Yurt dışında ki üst segmentte kendini kanıtlamış ve dünya pazarında iyi bir yer edinmiş markaların Türkiye ve çevre ülkeler distribütörüyüm. Firma ismimiz soyadımızdan geliyor.

7) İşe başlarken finansman veya rehberlik anlamında destek gördünüz mü?

Ailem olsa bile birisine bağlı çalışmak istemediğim için kendi imkanlarımla başlayıp, hızla büyümektense ufak ufak ve sağlam adımlarla büyümeyi tercih ettim. Bu işe başladığım zaman babam vefat etmişti yoksa manevi anlamda kendisinden çok fikir almak isterdim.

8) İşinizde sizin için dönüm noktası sayılabilecek bir zaman dilimi veya yardım eden kişi oldu mu?

İşimin dönüm noktası yavaş yavaş ilerleyip son müşterim olması gereken Turkcell'in ilk müşterim olması ve Retro Ahizeleri Türkiye'ye ilk getiren olmamdı. Turkcell'in ilk sipariş için attığı e mail yurt dışı seyahatimdeyken gelmişti ve okuduğum an mutluluktan ağlamıştım. Bu konuda Turkcell ailesine bana güvenlerinden ve inanmalarından dolayı sonsuz teşekkür ederim.

9) Şu an firmanızın yönetimini nasıl yapıyorsunuz?

Yeni kurumsallaşmakta olan bir firmayız. Şu an ve daha öncesinde olduğu gibi hep yenilik arıyoruz ve ilk olmaya çalışıyoruz. Bu yüzden inovatif ilerliyoruz diyebilirim. Siz de bilirsiniz ki kopyacılık Türkiye'de ne yazık ki başka bir ticaret kolu. O yüzden doğru zamanlama ve doğru ürün için çok çalışıyoruz. Yönetim konusunda dışarıdan profesyonel destek alıyoruz ayrıca kendi içimizde yeni kurduğumuz online bir sistem üzerinden yönetimle alakalı her konuya hakim olabiliyoruz.

10) Bu noktaya gelmenizin kısaca hikayesi nedir?

Bana göre, inanmak başarmanın % 90'ıdır. İşimi severek yapıyorum. Her gördüğüm ürün beni heyecanlandırıyor. Örneğin, ilk gördüğümde Soundfreaq dockların sanat harikası olduğunu düşünmüştüm, Aerial7 kulaklıklarının eşi benzeri yoktu ve çok kullanışlıydı. Case mateler ise çok çekici gelmişti ve gördüğüm an benim olmalı dedim. Hoşuma giden, yararlı aksesuarları hem kendim kullanıp hem yakın çevremdekilere denetiyorum ve bu benim aynı zamanda işim bu yüzden çok memnunum.

11) Markanızı şu an nasıl kendi sektörünüz içinde, rakiplerinize göre nasıl konumlandırırsınız?

Türkiye pazarında benim kendime rakip gördüğüm firma yok diyebilirim. Zaten toplasanız sektörde yedi veya sekiz firma vardır. Benim hedef kitlem farklı olduğu için, rakip olacak firmalarla aynı noktada çok fazla buluşmuyoruz o yüzden bir sorun yaşamıyorum. Ben yüz binlere onlar ise milyonlara hitap etmeye çalışıyor. Herkesin olduğu pazarda olmayı tercih etmem. Fark yarattığınız zaman uzun vadede başarılı olursunuz…

12) Sizce, sizin başarınızın sırrı nedir?

Dürüst, Sabırlı, Azimli ve yenilikçi olmam. Birde sanırım kolay vazgeçmemem. Annem, kız kardeşim ve arkadaşlarım Yubz Retro Ahize ürününü getireceğim dediğimde bir hafta dalga geçmişlerdi ve yüz adet satarsan sana aferin demişlerdi ama Türkiye'de ki retro ahize kültürünü başlatan bir ürün oldu. Hala Amerika ve Avrupa'da ki distribütörlere eğitimler veriyoruz. Benim de işimdeki önemli dönüm noktalarından biriydi. İyi ki vazgeçmemişim ve inandığımın arkasından gitmişim

13) Gelecekte nasıl büyümeyi hedefliyorsunuz?

Şu an için kendimce planlarım var ama paylaşmasam daha doğru olur zaten ilerde hep beraber göreceğiz. Üst segment akıllı telefon kullanan herkesin benim ürünlerimden en az bir tanesini kullanacağı hedefiyle büyümeye ve ilerlemeye devam ediyorum.

14) Bir iş gününüz nasıl geçer?

Ben yurt dışı görüşmelerini ve yazışmalarını kendim yapmayı tercih ederim. O yüzden benim işimin saati belli olmuyor. Genelde yurt dışıyla saat farkımız olduğundan dolayı kız arkadaşımla bile çıktığım bir yemeğin ortasında Amerika'dan bir marka iki soru için 30 dakikanızı çalabiliyor. Onun dışında yoğun ve stresli geçer, ne olursa olsun aynı lisanı konuşmayan aynı kültürde olmayan insanların lisanları çok iyi olsa bile anlaşmazlıklar çok oluyor. Açıkça ifade etmek gerekirse, iş saatlerimin uzamasında benim de hatam vardı, bazı zamanlar iş stresi ve hayatın yaşattığı zorluklardan dolayı benimde saatlerim şaşmaktaydı ve en yapmamam gereken hatayı ve yanlış şeyi yaparak sabahları işime geç kalıyordum ama bunu ortadan kaldırdım. Artık, çok erken toplantım yoksa sporumu yapıp işime saatinde gidiyorum.

15) Sektörünüz, Türkiye'de sizce nereye gidiyor?

Sektöre baktığınızda gerçekten çok hızlı bir büyüme var. Eskiden operatörler için hat satmak, paket satmak ilk öncelikleriyken şu an aynı önemi aksesuara da göstermeye başladılar. Bu da bizi çok mutlu ediyor. Bu şekilde gittiği sürece de bizde Amerika ve bazı Avrupa ülkelerinde ki tatmin edici rakamları yakalayabiliriz.

16) Kendinizi hangi platformda gösteriyorsunuz? Sosyal medya mı, yazılı basın mı?, sektörünüze özel hafta veya günlerde mi?

Elimden geldiğince sektörümle alakalı faaliyetlere katılmaya çalışıyorum. Sosyal medya ve yazılı basın her zaman için çok önemli unsurlar. Bizde şirket olarak bunları kullanıyoruz. Bunlar olmadan sektörden uzak kalırsınız.

17) İlgi alanlarınız nelerdir ? Ne okur, ne seyreder ve neyi takip edersiniz?

İlgi alanlarım Galatasaray ve Ferrari'dir. İkisi de benim için farklı anlamlar taşıyan iki özel duygu ve sevgidir. Beslenme konusunda dengeli bir yapım vardı fakat babamı kaybettikten sonra istemeden bu yapı bozuldu sonrasında bunu tekrar toparlamaya başladım ama bir anda kolay olmadı. Hayatta benden önemli hiç bir sorunun ve olayın olmadığını anladım. Bu yüzden artık hovardalık yaparak beslenmek yerine gerçekten severek yiyeceğim ve sağlıklı olmamı sağlayan yemekler tercih ediyorum. Bunu artık bir hayat felsefesi olarak benimsedim ve öyle yaşıyorum. Hafta sonları kendime ölçüsün de izin veriyorum böylelikle ikisini dengeli bir şekilde götürüyorum.
Okuma konusunda konuşmasam daha iyi çünkü hayatımda iki kitap okudum, David Beckham'ın hayatı ve Evrenden torpilim var. Televizyonda ise yabancı dizileri çok severim ve özellikle aksiyon tipi olanları asla kaçırmam ve takip ederim.

18) Türkiye ve dünyadaki girişimcilerin farkları ve benzerlikleri sizce nelerdir?

Girişimcinin heyecanı dünyanın her yerinde aynı. Farklı noktalar ise, kişisel disiplin ve sermayeye ulaşma kolaylıkları. Ülkemizde girişimciliğin daha yaygınlaştığını ve bu kültürün oluştuğunu görüyorum.

19) Yeni girişimcilere destek veriyor musunuz?

Evet, bu da benim işimin beni en mutlu eden tarafı. Yeni bir ürün getirmek isteyen bir firma olduğu zaman, düşüncelerimi almak istemeleri benim bu yolda doğru ilerlediğimi gösteriyor. Bende yaptığım hataları ve doğruları onlara aktarıp benim -1 le başladığım bu işe hiç olmazsa +1 le başlamalarını sağlamaya çalışıyorum. Ayrıca benim de inandığım ve gözden kaçırdığım bir ürün olursa onlarla beraber riskleri paylaşıyoruz.

20) Size ilham verene beğendiğiniz girişim ve girişimciler kimler?

Kendime her zaman iş konusunda babamı örnek aldım çünkü inandıkları ve gücüyle bir yerlere gelmiş bir insan. Başarılı bir girişimci ve çalışkan biriydi. Ülkemiz de Basım ve matbaacılık sektörünün bağlı olduğu tek dernek olan Basev tarihi boyunca ilk defa Babama onur ödülü vermiştir. Bu da yaptığı işte lider olduğunu ve sağlam bir girişimci olduğunun ispatıdır. Kız kardeşim onun bıraktıklarını devam ettirerek matbaanın başında, her sene Avrupa da ki kalite ve baskı anlamında ki en büyük yarışmalar dan ödüller alıyor. Onun işi en iyinin daha iyisini yapmak olduğundan zor ama yavaşca ,sağlam adımlarla babamın yaptıklarının üzerine koyarak işleri yürütüyor. Bu beni çok mutlu ediyor. Bana göre kız kardeşim de yaratıcı bir girişimci. Yaptığı çok özel ve güzel projeler var.

21) Girişimciler başarılı olmak için neleri yapmalı ve neleri yapmamalı?

Başarılı olmak ve yaptığınız bir şeyi uzun vadeye taşımak için yenilikçi, gerektiği kadar hızlı ama aceleci olmamak lazım. Che Guevara'nın çok sevdiğim ama hayatım da bir kere okuyup kafamın bir köşesinde duran ve ilk defa size paylaştığım bir lafı var, "Peşinden gidecek cesaretin varsa, bütün hayaller gerçek olabilir." Cesur ve yürekli olmak şart.

22) Türkiye'deki girişimcilik kültürü geçmişte nasıldı, şimdi nereye gidiyor?

Açıkçası geçmişi fazla bilmiyorum ama dediğim gibi şu an bu grafik giderek yükseliyor. Söylediğim gibi Hafta da iki-üç kişiyle tanışıyorum ve getirmek istedikleri ürün hakkında fikirlerimi almak istiyorlar bu bana bu sektörün ve girişimciliğin güzel bir şekilde büyüdüğünü gösteriyor.

23) Sizin girişimcilik alanında açık olarak gördüğünüz sektörler nereler?

Bildiklerimi ve inandıklarımı yapıyorum ve önüme fırsatlar geldikçe de yapacağım, sadece ürün bazlı değil insana tüketiciye hizmet verebilecek konularda da girişimci olmak lazım.

24) Her potansiyel işadamı ve girişimcinin sizce, alması gereken eğitim, katılması gereken seminer ve kişisel gelişim programları nelerdir?

Bence içinden geldikleri inandıklarını yapmaları en önemlisi. Ben herhangi bir eğitim kurs almadım. Sadece içimden gelen inandıklarım doğrultusun da hareket ediyorum. Ancak, hayallerin gerçeğe dönüşmesi için iş planı yapmaları şart. En iyi olduğun anda bile yarını düşünmek gerekli.

25) Girişimcilere yol gösterebilecek ve rehber niteliğinde söylemek istedikleriniz nelerdir?

Risk almaktan korkmasınlar ama bu demek değil ki varını yoğunu sermaye olarak yatırsınlar. Artık kolay zengin olma kavramı kalmadı. Girişimci olduğunuz zaman, bu kimlikle bir iş yaptığınızda, müşterileriniz devamlı sizden bir yenilik bekliyor, ne haber, nasılsın demeden yeni ne geldi Osman Bey diyorlar ve kimseye paylaşamasanız da bunun baskısıyla her gece yatarken acaba ne bulmalıyım, her sabah uyandığımda da dünya'da acaba bugün kim ne yaptı diye düşünerek güne az da olsa bir stresle başlıyorum. Size o sorular sorulduğunda susuyorsanız işinizi iyi yapmıyorsunuz anlamına geliyor. Müşteriler bir tarafa, aileniz, kız arkadaşınız, en yakınlarınız bile bu kimlik altında olduğunuz için sizden bilinçaltında devamlı kendileriyle veya yaşamınızla alakalı yenilik bekliyorlar. En yakınlarınız oldukları içinde yapmadığınız zamanda başarısız olmuş oluyorsun Halbuki onların, sizin en büyük destekçileriniz olması lazım ama bazen onlarda sizi anlayamayabiliyor. Bir erkek olarak kendi ayakların üzerinde durmak bunu hayat felsefen ve hayattaki amacın olarak benimsemek insanın olaylara bakış acısını çok değiştiriyor. Her zaman bir şeyi iki kere düşünmek zorundasın ve o anı yaşamaktansa, bugün bunu yaşarsam yarın sonucu ne olur diye hareket etmelisin. Aksi halde elinizdekileri bile kaybedersiniz. Her zaman bu amaç doğrultusunda yaşamak insana stres yüklüyor. Yeri geliyor sevdiklerinizi bile kırabiliyorsunuz çünkü kendi elinizle kurup, büyütüp bir yerlere getirdiğiniz işinizi arkanızı toplayacak kimse olmadığı için geriletebilirsiniz. Dışarıdan çok kolay gözüken ama her işin olduğu gibi arka tarafı çok daha stresli bir iş yaptığımın farkındayım bunun sebebi de gerek piyasa şartları gerekse bu sektörün çalışma kondisyonları. Bazı zamanlar da bunların arasında kendimi unuttuğumu fark ediyorum ve hemen toparlanıyorum. Girişimci her zaman iç dünyasında huzurlu ve pozitif düşünen bir insan olmalı yoksa bu o insanın vizyonunu ve bakış acısını negatif etkiler ve yanlış kararlar aldırtır. Bunun örneklerini iş ve özel hayatım da yaşadım ama artık akıllandım, her işi ben yapmalıyım düşüncesinin, benim hayatım da başka değerleri kaybediyor olmama, zevk aldığım ve mutlu olduğum şeylerden uzaklaşmama sebep olduğu için benim sorumluluklarımın yarısını şirket maliyetimi arttırarak artık bir profesyonel olması lazım diyerek ona bıraktım. Bundan sonra o düşünsün Biraz daha az kazanıyım ama huzurum olsun Yoksa uzun vade daha çok kaybederdim.

26) Gelecekle ilgili kendi hayaliniz ve stratejiniz nedir?

Ben kendi şirketimi daha da büyüterek mevcut ilerlediğim yolda lider firma haline gelmek ve ileride çocuklarımın severek devam ettireceği bir işe dönüştürmek istiyorum. Eğer kendileri bir yol çizmek isterse babamın bana kırılmadığı gibi bende buna saygı duyarım. Strateji olarak; yenilikçi, kararlı ve hızlı olmaktan yanayım. Kimsenin hele ki en yakınınız olan insanların hayallerinin arkasından gitmelerine izin vermeniz lazım. Buna izin vermezseniz karşınız da ki insanın hayatını çizmesine ve kendini bulmasına engel olmuş olursunuz. O insanı hayatı boyunca mutsuz etmiş olursunuz. Hayallerim çok, zaten insan hayalleri olmadan hedeflerinin yarısına bile ulaşamaz. Bu işin çok daha başında olmama karşılık gerek yurt içi gerekse yurt dışından birçok büyük yatırımcı kurduğum bu düzende yer almak istiyor fakat ben bunun şuan için erken olduğu düşüncesindeyim. Bu şirketlerle adımın geçmesi beni daha çok hırslandırıp daha iyiyi yapmamı sağlıyor. Henüz koyduğum hedeflere, hayallere ulaşmadım bunun içinde çok çalışmam gerekiyor ve bende onu yapıyorum. Hedeflere ulaştığım zaman bu insanlara fırsat vermek istiyorum o zaman çok daha büyük pazarlara dokunmuş olurum.
BİZE ULAŞIN