Arap Baharı AK Parti’yle başladı

Tahrir'de fitili ateşlenen devrimin ardından Mısır, her alanda yeni sayfalar açıyor. Rol modelleri ise Türkiye. Ülkedeki Müslüman Kardeşler hareketinin ve akademisyenlerin ilginç tespitleri var: Arap Baharı'nın tohumları 2002'de AK Parti'nin iktidara gelmesiyle atıldı

Başlarken...
Milyonların sesini tüm dünyaya duyuran Tahrir Meydanı ile ünlü, Arap Baharı'nın kilit ülkesi Mısır'da yeni bir dönem başlıyor. SABAH Mısır'a gitti ve ülkenin siyasal başkenti Kahire ve ekonomik başkenti İskenderiye'de işadamı, politikacı, esnaf ve meydanları hâlâ terk etmeyen göstericileri buldu. Nil vahasındaki Türk işletmelerine, Malatyalılar'ın kurduğu dev sanayi bölgesine ulaştı. Eski Mısır'ı ve yeni Mısır'ı inceledi. Halkın hayallerine, Türkiye'ye bakış açılarına ve gelecek planlarına tanık oldu.

Gündüz 50 dereceyi bulan sıcağın altında Kahire'nin kum rengi sokaklarından geçip 4 saat sonra Mısır'ın ticaret kenti İskenderiye'ye (Alexandria) ulaştık. Bizi Mısır ekonomisinin önemli isimlerinden biri olan Ahmed M. El Wakil bekliyor. Mısır'ın TOBB'u sayılan Mısır Sanayi Odası'nın Başkanı Wakil, aynı zamanda Afrika Odalar Birliği'nin de yöneticisi. Wakil'in fabrikasına öğle saatlerinde ulaştık. Görevliler bizi üst kattaki muhteşem manzaralı odaya yönlendirdi. Bir de uyarıda bulundu: "ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton İskenderiye'de. Wakil sizden sonra onunla görüşecek. Yarım saate bitirmenizi rica ederiz." Ardından kapı açıldı. İskenderiye'ye bakan kocaman bir salon ve ucunda namaz kılan bir adam. İhtişamlı bir görüntüsü yok. Kıyafetinden zenginlik akmıyor. Namazını kıldıktan sonra yanımıza geldi. "Selamün aleyküm" dedi ve başladık. Yanımızda sadece Wakil değil, Mısır'da yapılan ilk demokratik seçimde iktidara gelen Müslüman Kardeşler hareketinin genç beyinleri de var.

TAŞIN ALTINA ELİMİZİ KOYARIZ

Bizi çok iyi karşıladıkları gibi kendilerini anlatma fırsatı verdiğimiz için teşekkür edip hatta üzerine bir de plaket verdiler. Zaman sınırlı ve sorulacak çok soru var. O yüzden hemen başlıyoruz röportaja... Türkiye ile Mısır aynı imparatorluk çatısı altında yaşadı. Benzer tarihleri var. Bundan sonra ne olacak? Wakil de ilk vurguyu akrabalık ilişkilerine yapıyor. İki ülkenin ekonomik ve sosyal olarak tam entegrasyona geçeceğini anlatıyor. Türkiye'nin Mısır için bir örnek ve model olduğunu söyleyip, bu konuda ülkenin ilk sivil cumhurbaşkanı Mohammed Mursi'ye büyük görev düştüğünü ifade ediyor. Wakil "Mısır ekonomisi şu an kötü durumda. Ancak Mursi'nin planları hazır. Biz de elimizi taşın altına koyacağız. Beklegör politikasına izin vermeyeceğiz. Tren yolları ve lojistik yatırımlarının artması gerekiyor. Türkiye ile enerji alanlarında önemli işbirlikleri çıkacak. Tabii önce normalleşmeyi ve güvenliği tam olarak sağlamak zorundayız. Mısır halkı da taşın altına elini koyacak" diyor.

MODEL ÜLKE TÜRKİYE
Mısır gezimizde çarpıcı sosyolojik ve ekonomik tespitler de işitiyoruz. Bu noktada yeni Mısır'ın Kalkınma ve Proje Geliştirmeden Sorumlu ismi Prof. Galal K. Al Adem'in söyledikleri oldukça çarpıcı. Aynı zamanda Türkiye uzmanı olan Galal, Arap Baharı'nda Türkiye'deki değişimlerin de oldukça etkili olduğunu hatta tohumlarının AK Parti'nin 2002'de Türkiye'de iktidara gelmesiyle atıldığını ifade ediyor. Aslında bunu birçok kişiden de duymak mümkün. "Mısır'da yıllarca girişimcilik yasaklandı. Sermaye belli grupların elinde tutuldu ve biz küresel ticarette geri kaldık" diyen Galal, şöyle konuşuyor: "Değişimin önünde kimse duramaz. Türkiye bunu yıllar önce seçimle gerçekleştirdi. Biz farklı süreçlerle bunu yapıyoruz. İşin sonunda ise Arap Baharı bizi ve bölgedeki birçok ülkeyi ekonomik açıdan birbirine bağlayacak. Bölgenin refah düzeyi artacak."

EKONOMİK RÖNESANS
Kahire ve İskenderiye'de Mısır'ın liberal ekonomi politikalarını destekleyen ve dizayn eden akademisyenlerle bir araya geliyoruz. Arab Academy for Science Dekanı Prof. Dr. Khaled M. Hanafy, Mısır'ı kısa sürede zenginleştirecek formülleri tek tek sıralıyor. Mısır'da girişimciliğin uzun süre yasaklandığını anlatan Hanafy, "Müslüman Kardeşler, ahlakî konularda muhafazakâr olabilir ancak ekonomik görüşleri liberal. Başka şansları da yok. Yeni yönetim ekonomik rönesans için kolları sıvamış durumda. Bunu hayata geçirmek zorundalar. Zaten 2004 yılından itibaren bu politikalar yavaş yavaş uygulanmaya kondu. Türkiye ile özellikle lojistik alanında işbirliğimiz çok önemli. Mısır 80 milyonluk nüfusunun dışında Afrika pazarının da giriş kapısı" diyor.

ALKOL YASAKLANMAYACAK
Mısır'da resmi rakamlara göre 12 milyon Hıristiyan nüfus yaşıyor. Kahire'den İskenderiye'ye geçmek için kiraladığımız taksinin şoförü Honi de Mısırlı bir Hıristiyan. 4 saat süren yolculuk boyunca ülkede yaşanan devrimi Hıristiyanlar'ın bakış açısından da dinleme fırsatı buldum. Honi kendisi de dahil olmak üzere Hıristiyan nüfusun yaşanan gelişmelerden tedirgin olduğunu söyledi. Özellikle dine dayalı bir rejim söyleminin ülkede ayrımcılığa yol açacağını ve bunun da yeni sorunlar getireceğini ifade ediyor. Bu kaygıyı görüştüğümüz bütün isimlere sorduk. Ortak cevap "Asla" oldu. Prof. Dr. Hanafy, Mısır'ın özgürlükler konusunda geri gitmeyeceğini söylüyor. Son dönemde ortaya atılan alkol ve bikini yasağı gibi söylemlerin gerçeği yansıtmadığını anlattı.

BİZE ULAŞIN