Yabancı ortak aramıyoruz

Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer, yabancı bir bankayla ortaklık düşünmediklerini söyledi. Ortakları Citibank'ın hissesinin yüzde 10'un altında olduğunu hatırlatan Dinçer, "Bizim Citibank dışında yabancı bir markaya ihtiyacımız yok" dedi

Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer aHaber'de yayınlanan İş'te Hayat programına konuk oldu. Babası Erol Sabancı'dan Avrupa krizine Citibank ile ortaklıktan sektördeki dengelere kadar birçok soruyu yanıtladı. Dinçer, bankanın ortağı Citibank'ın yüzde 10.1'lik hissesini sattığını hatırlatarak, "Ortaklığımız hâlâ devam ediyor ama onlar dışında yabancı bir ortağa ihtiyacımız yok" mesajı verdi.
Akbank'a bakınca Sabancı Holding'in büyümesinin motoru olarak görüyoruz. Bankanın gruptaki payı nedir ve nasıl bir seyir izleyecek?
Şu anda Akbank'ın holding net varlıkları içindeki payı yüzde 50, kârdaki payı ise yüzde 60'tır. Holding enerji, çimento ve perakende sekörlerine yatırım yaparak daha dengeli bir portföy için çalışmalar yapıyor.
Citibank yüzde 10.1'lik hisse sattı. Akbank bundan sonrası için ne düşünüyor? Ajandasında yeni ortaklıklar olabilir mi?
Citibank'ın Akbank'taki hissesi yüzde 20'ydi. Basel 3 kuralları nedeniyle sermayelerini daha verimli kullanabilmek için yani teknik bir sebepten dolayı hisselerinin yüzde 10.1'ini satıp, yüzde 10'un altına düştüler. Ortaklığımız devam ediyor. Birçok alanda stratejik işbirlikleri yapıyoruz. Dolayısıyla Akbank'ın şu anda yeni bir ortak arayışı yok.

YEREL KALACAĞIZ
Yani Akbank yerel bir banka olarak kalmaya devam edecek, öyle mi?
Bu haliyle devam edecek. Yeni bir ortak aramıyoruz.
Akbank'ın kapısını çalıyorlardır ama...
Tabii ki... Dünyadaki finans seköründe biliyorsunuz çok büyük çalkantı oldu. Dolayısıyla bizim şu anda gerek isim, gerek marka, gerek Türkiye'deki konumumuz, gerekse sermayemiz açısından yabancı bir markaya, yabancı bir ortağa, Citibank dışında ihtiyacımız yok.
Bankacılık sektörünün kârlarının azalacağı konuşuluyor. Akbank olarak tedbir alıyor musunuz?
Bankacılık sektörünün kârlılığı hem sektör hem de ülke açısından çok önemli bir konu. 30 Temmuz itibarıyla bankacılık sektörü 11.5 milyar lira kâr etti, herkes bu rakamı görünce 'Bankalar çok kâr etti' diye söylendi.

KÂR GÖZE BATMASIN
Evet, sanırım göze batıyor.
Göze batıyor ama sektörün haziran itibarıyla aktifleri toplam 1.3 trilyon lira. Yani böyle bir aktifle 11.5 milyar kâr etti. Yine sektörün özkaynakları 160 milyar lira. Bunları düşününce bankacılık sektörünün aktif kârlılığı yüzde 1.8. Özkaynak kârları da yüzde 15 civarında. Yani çok yüksek değil. Bankalar kâr etmeli ki bunu özkaynak olarak biriktirebilsin. Ancak özkaynakları kuvvetli olursa, kredi vererek ekonominin dinamizmine destek olabilirler. Son finans kriziyle tüm dünyada bankacılık sektörünün sağlığının ekonomiler için çok önemli olduğu görüldü. Türk bankacılık sektörü küresel krizde büyük bir avantaj ve güç kaynağı oldu.
Yani kârlılığa ihtiyacımız var diyorsunuz...
2023 yılında Türkiye'nin ilk 10 ekonomiye girme hedefi var. Bunun için KOBİ sektöründe, girişimcilikte finansmana ihtiyaç var. Bankalar olarak bu finansmanı sağlayabilmemiz için kâr etmemiz, onu da özkaynaklarımıza ilave ederek büyümemiz gerekir.

BİZE ULAŞIN