Patronları kopyalamışlar

Kalkınma Ajansı bürokratları, eski TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı'nın Bağcılar'da lokanta açıp devletten hibe istemesinden şüphelenince ilginç bir yolsuzluk dosyasının kapağı açıldı. Sahtekârların, 100 bine yakın işadamının kimlik bilgilerine ulaşıp, paravan şirketlerle kredi ve teşvik peşine düştüğü belirlendi

Türk iş dünyasının ünlü isimlerinin son dönemin en ilginç sahtekârlık örneklerinden birinin kurbanı olduğu ortaya çıktı. KOSGEB, Kalkınma Ajansları gibi devletin teşvik dağıtan kurumlarındaki bürokratların dikkatiyle saptanan yolsuzluk, filmlere konu olacak derecede organize ve karmaşık ilişkiler zincirini ortaya çıkardı. Bulunan belgelere göre çete şeklinde çalışan bir organizasyonun, Türkiye'nin en ünlü işadamlarının kimlik ve iletişim bilgilerini kullanıp, birçok sahte şirket kurduğu ve bankalardan kredi, devletten teşvik peşine düştüğü saptandı. Eski TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı'dan, Koç, Eczacıbaşı, Boydak, Ülker ve Çarmıklı'ya kadar birçok ailenin fertleri adına paravan şirketler kurulduğu tespit edildi. İşadamlarının itibar ve nüfuzu kullanılarak, bankalara kredi başvuruları yapıldı. Devletin KOBİ'lere verdiği hibe krediden yararlanmak için de girişimlerde bulunuldu.

TİCARET SİCİLDE YOK!

Dolandırıcılar, Bağcılar'da eski TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı'nın kimlik bilgilerini kullanarak bir lokanta açıp üzerine de devletten hibe KOBİ kredisi almak için başvurunca baltayı taşa vurdu. Türkiye'nin en zengin işadamlarından Ömer Sabancı'nın Bağcılar'da lokanta açmasından şüphelenen Marmara Bölgesi'ndeki teşvik denetim müfettişleri, araştırmayı genişletince büyük bir şokla karşılaştı. Yapılan araştırmada kurulan şirketin Ticaret Sicil Gazetesi'nden adres bilgilerine kadar her şeyin sahte olduğu anlaşıldı.

HEDEF KOBİ KREDİSİ
Araştırma derinleştikçe başka ünlü işadamlarının kimlik bilgileriyle alakasız şirketler kurulduğu, patronların şöhretlerine yakışmayacak küçüklükte kredi başvurusu ve KOBİ desteği istedikleri belirlendi. Özellikle Tekirdağ Bölgesi'nde işadamlarının isimleri kullanılarak bankalara gidildiği, "Bize kredi verin, grup olarak buraya büyük yatırım yapacağız" şeklinde ifadelerle nüfuz ve kredi sahtekârlığı yapmak istedikleri ortaya çıktı.

100 BİN İŞADAMININ T.C. NO'SU SATILMIŞ
Konu savcılığa da taşındı. Hazırlık soruşturmasında dolandırıcıların kullandığı kimlik ve cep numarası bilgilerinin gerçeğe uygun olup olmadığı konusuna yoğunlaşıldı. Yapılan araştırmada işadamlarına ait T.C. kimlik numaraları ve diğer bilgilerin gerçek olduğu görüldü. Savcılık bunun üzerine soruşturmayı derinleştirdi ve kimlik bilgilerinin nereden elde edildiğini araştırmaya başladı. Yapılan incelemede, işadamlarının kimlik bilgilerinin Türkiye'deki GSM operatörleri ve telefon şirketlerinden teşeron firmalar aracılığıyla sızdırıldığı görüldü. İnternet üzerinden indirimli SMS, Mobil SMS gibi uygulamalar satan taşeron şirketlerin, GSM ve telekom firmalarının bilgi altyapısına ulaşarak birçok işadamının cep telefonu ve kimlik bilgilerini elde ettiği, daha sonra bunları para karşılığında sattığı anlaşıldı. Elinde 1 milyondan fazla kişinin (100 bini işadamı) cep telefonu ve TC kimlik numaraları bulunan, kendilerini operatörlerin çözüm ortağı gibi tanıtan şirketlerin, bu bilgileri 35 ila 300 bin TL arasında bedelle sattığı ortaya çıktı. Dolandırıcıların yanı sıra bu verileri bazı şirketlerin SMS atmak için satın alması da dikkat çekti. Soruşturma Türkiye'nin dev GSM ve telekom operatörlerinden kişisel bilgilerin nasıl sızdırıldığına kaydı.

SGK DA MAĞDUR
Kimlik bilgilerinin korunmamasındaki zafiyet son dönemde sade vatandaştan işadamına kadar herkesin korkusu haline geldi. Kimlik bilgileri kullanılarak, bankadan para çekmekten sahte şirket kurmaya, cep telefonu hattından ev alıp satmaya kadar birçok işlem gerçekleşebiliyor. Bu durum sadece vatandaşları değil, devlet kurumlarını da mağdur ediyor. Yakın zamanda 200'e yakın paravan şirket üzerinden sigortalı gösterilen on binlerce kişinin SGK'dan emekli olduğu tespit edilmişti.

BİZE ULAŞIN