Dilek GÜNGÖR: Makineye yatırmıyorsanız bu borç ne?

  • Ekonomi
  • Cumartesi 12.06.2016
Türkiye'de büyüme arttıkça üzülen bir kesim var. İlk çeyrek büyüme rakamları yüzde 4.8'le başarılı bir grafik çizince yine bu kesim 'eğreti büyüme, yarını olmayan büyüme, sürdürülemez büyüme' diye naralar atmaya başladı. Terör, küresel saldırılar ve bölgesel sorunlara rağmen 26 çeyrektir kesintisiz süren büyüme elbette hazmedilemiyor. Halbuki şunu deseler: 'Alkışlıyoruz ama erken sinyal veren sektörleri de görüp, çözüm geliştirin.' O zaman eminim ki, hükümet de yapıcı eleştiriyi alır ve düzeltir. Ne de olsa AK Parti Hükümeti'nin de hedefinde var, yatırım ve ihracatla büyümek. Malum, ihracat pazarlarında sıkıntı var ama toparlanma başladı. Bu sevindirici. Bence ilk kritik soru şu: Özel sektör neden yatırım yapmıyor? Elbette, hiçbir yatırım zorunlu değildir. Kârlı yatırım olanağı yoksa üretici durur. Ama sorun sadece kâr mı? Yoksa yatırımda kullanılacak kredi mi bulamıyor? Belirsizlik ya da bölgesel risk algısı mı görüyor? İkinci kritik soru da büyüme rakamlarının detayında gizli. Bilindiği gibi, GSYH'de özel sektör yatırımlarının iki bileşeni var. Birincisi makineteçhizat yatırımı, ikincisi de inşaat yatırımı. Özel sektörün makine-teçhizat yatırımları ilk çeyrekte yüzde 4.7 düştü, inşaat yatırımları ise yüzde 8.2 arttı. Gelelim soruya... Özel sektör makine-teçhizat yatırımı yapmıyorsa 200 milyar dolara yakın dış borcu niye yaptı? Bu para nerede kullanılıyor? İnanıyorum ki, bunlar cevaplanırsa sorun, sorunsala dönüşmeden çözülebilir. Hizmet sektörünün en önemli kalemi turizmde işler çok iyi gitmediğine göre istihdama ilaç olacak özel sektör yatırımlarının bir an evvel gaza basması gerekiyor. Bu hafta açıklanması beklenen yatırım paketinin özel sektörün ayağını frenden çekmesini sağlayacağını umalım. Son bir not daha... Türkiye ekonomisi öyle ya da böyle Gezi süreci ve 17-25 Aralık darbe girişimi öncesine yani 2011 ve 2012'ye dönmelidir. Çünkü, bizi 2023 yılına o dönemdeki yüzde 9 ve 8.5'luk büyüme oranları taşır.

Maliye Bakanı ne için devreye girdi?
Maliye Bakanı Naci Ağbal bürokrasiden gelen, işinin ehli ve tabir yerindeyse tuttuğunu koparan bir bakan. Neden bunları söylüyorum anlatayım. Damga vergisi, harç ve BSMV istisnalarının olduğu torba yasayı hazırlarken her maddeyle tek tek ilgilendiğini duydum. Bu süreçte TOBB'la, YASED'le, TÜRMOB'la epey mesai harcamış. Hatta bir maddede TÜRMOB'u ikna etmek için kendi alanı olmayan bir konuda bile devreye girmiş. Hatırlarsınız, şirket kuruluşu aşamasında muhasebeciye de ücret ödeniyor. Çalışmayı yaparken birliğe 'muhasebeci ücretlerini aşağı çekelim' teklifini götürmüş. Olumsuz yanıt vermişler. Daha sonra TÜRMOB Başkanı ile görüşmüş. Onlar şart koşmuş: "Şirket kuruluşunda avukatlar da ücret alıyor, onlar düşürsün söz veriyoruz yapacağız." Bunun üzerine bakan ne yapmış biliyor musunuz? Barolar Birliği'nden randevu istemiş. Anlayacağınız bakandan kurtuluş yok. Eee ne de olsa Maliyeci...
BİZE ULAŞIN