Haksız rekabeti önlemeliyiz

Haksız rekabeti önlemeliyiz

TTSİS Başkanı Muharrem Kayhan, “Uzakdoğu ülkelerinin verdiği sübvansiyonlu malları ithal ederek Türk ekonomisini haksız rekabete maruz bırakıyoruz” dedi

12 yılda 170 milyar dolar dış ticaret fazlası veren tekstil ve hazır giyim sektörü, elinde bulundurduğu kuvvetli ve modern üretim altyapısıyla bugün dünyada söz sahibi olan tek sektörümüz. 2011'de getirilen ek vergiler sonrası üretim ve ihracat hacmini katlayan sektörün büyük oyuncularının gündeminde ise bir süredir yeni yapılacak serbest ticaret anlaşmaları (STA) var. Türkiye, AB'nin STA imzaladığı üçüncü ülkelere gümrük vergisi ödeyerek ihracat yaparken, bu ülkeler bize sıfır gümrük ile ihracat yapıyorlar. Böylece gümrüksüz hammadde ithalatı haksız bir şekilde fiyatı düşürdüğü için firmalar da yerli hammaddeyi kullanmak yerine, STA'ların yarattığı haksız rekabetin avantajını kullanmayı tercih ediyorlar. Bu da Türkiye'deki üreticileri baltalıyor. Yüzlerce atölye kapanıp binlerce kişide işsiz kalıyor.
Hem cari açığın kapanmasına hem de kamu maliyesine katkı sağlayan yegane sektör olan tekstil ve hazır giyim sektörünün oyuncuları, Çin, Pakistan, Bangladeş, Endonezya gibi tekstil ve hazır giyim ihracatlarında damping uygulayan, devlet sübvansiyonları yapan ülkeler ile STA yapılırken, sektörün tümüyle bu anlaşmanın dışında bırakılması gerektiği görüşünde birleşiyor.

ÜRETİM KATMA DEĞER ORANINDA DESTEKLENSİN
Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası (TTSİS) Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Kayhan, "Verdiğimiz dış ticaret fazlası sayesinde Hazine'nin kasasına 2004'ten bu yana 170 milyar dolar katkı sağladık. Böyle stratejik bir sektörün ek vergilerle korunması gerekirken, hâlâ haksız rekabet koşullarına karşı alınan bu önlemin tartışma konusu yapılmasını doğru bulmuyoruz" dedi. Ek vergilerin, devletin gelirlerine önemli bir katkı sağladığını belirten Kayhan, "Ek vergi, sektörlerin katma değer yaratma esasına göre yeniden düzenlenmeli. Entegre üretim yapısı içinde katma değeri daha yüksek olan ürünler, daha yüksek oranda desteklenmeli. İmalat sanayindeki üreticilere pozitif ayrımcılık yapılmalı" diye konuştu.

PAKİSTAN'LA STA SEKTÖRÜ BİTİRİR
Şu sıralar Pakistan'la yapılması öngörülen bir STA var. Çerçeve anlaşması imzalanan Pakistan STA'sı için imzalar atılırsa Uzakdoğu ülkeleriyle STA'sı olan Pakistan'ın Türkiye'ye tekstil ürünleri ihracatı patlama yapacak. Kayhan, "Bu anlaşmalar vergisiz ticaret sağladığı için Türk hazırgiyimcileri yurtdışından hammadde alımına teşvik ediyor. Bu Türkiye'deki üreticileri bitireceği gibi binlerce kişiyi de işsiz bırakıyor" diyor. Türkiye'nin Pakistan'dan gerçekleştirdiği ithalatın yüzde 70'i tekstil ve hazır giyim ürünlerinden oluşuyor. Olası bir STA durumunda Pakistan'dan ithalatta çok hızlı bir yükseliş olması bekleniyor.

TRAFİK SAPMASIYLA DELİYORLAR
STA'sı olmayan ülkeler ise ürünlerini 'trafik sapması' ile Türkiye pazarına sokuyor. Trafik sapması ticaretin normal seyrinin, ülkelerin farklı tarife ya da tarife dışı önlemler uygulaması sebebiyle yön değiştirmesi olarak tanımlanıyor. Örneğin bazı ülkeler, kendi üretimleri olmayan malları trafik sapmasıyla Türkiye'ye gümrüksüz ihraç ediyorlar. Sektör temsilcileri ek vergi uygulamasını aşmak üzere yapılan trafik sapmalarına karşı denetimlerin bir an önce artırılması gerektiğini vurguluyorlar.

STRATEJİK SEKTÖR İLAN EDİLSİN
Hükümetin temel politikası haline gelen istihdamın artırılması ve cari açığın kapanmasını sağlayan tekstil ve hazır giyim sektöründeki oyuncuların beklentisi, sanayinin stratejik sektör ilan edilerek desteklenmesi. Bunun için sadece teknolojik ürün üretme değil istihdam, farklı sektörlere girdi oluşturması, yarattığı katma değer, dış ticaret fazlası gibi ülke için hayati öneme sahip kriterleri yerine getiren sektörlerin de bu tanıma girmesi gerektiği belirtiliyor.
Bunun dışında sektörün STA'lar dışında tutulması da başka bir tedbir alternatifi olarak ortaya koyuluyor.

EN BÜYÜK İSTİHDAM YARATAN SEKTÖR
Tekstil ve hazır giyim yaklaşık 2 milyon kişiye istihdam sağlıyor. Dolaylı olarak bu sayı 2.5 milyonu buluyor. Bu değerin yüzde 40'ını kadın çalışanlar oluşturuyor. Bu rakam Türkiye'nin toplam işgücü rakamının yüzde 10'una denk geliyor.
Sektör 1 birimlik yatırıma karşılık 3 birimlik brüt katma değer yaratma potansiyeline sahip.
2012-2016 yılları arasında tekstil ve hazır giyim sanayisi toplam yatırım teşvikleri içerisinde yüzde 15.1 değerinde pay aldı. Bu dönemde imalat sanayileri içinde, aldığı yatırım teşvikiyle, en büyük istihdam yaratan sektör konumunda.
Dünyanın en büyük tüketici pazarı olan AB'de, Türk tekstil sektörü 4.7 milyar euro ihracat ile Çin'in ardından en büyük ikinci tedarikçi konumunda. Türkiye'yi Hindistan ve Pakistan takip ediyor. Hazır giyim sektörü ise 9.4 milyar euro ihracat ile AB pazarında Çin ve Bangladeş'in ardından üçüncü sırada.
Dünyanın en büyük ikinci tekstil ve hazır giyim pazarı ABD'de Türk tekstil ve hazır giyim sanayii, sadece yüzde 1 pay alıyor.
Sektörün 2001'den 2017 ağustos ayına kadar imalat sanayi içinde toplam yatırım teşvikleri içinde aldığı pay yüzde 16. Bu teşvikler ile yarattığı istihdamın toplamdaki payı ise yüzde 33 (400 bin 192 kişi).
Haksız rekabeti önlemek amacıyla 2011'de ithalata getirilen ek vergiler ile Hazine'ye 4.1 milyar dolar gelir sağlandı.

Korumayla 150 bin iş
TOBB Türkiye Tekstil Sanayi Meclisi Başkanı Abdulkadir Konukoğlu:
Yurtdışından, özellikle Uzakdoğu ülkelerinden tekstil ürünleri ihracatının kontrol altına alınması ve yerli üreticinin korunması amacıyla yaptığımız girişim sonucu getirilen önlemlerle sektörde 150 bin kişinin istihdamı sağlandı. Konfeksiyon sektörü bundan rahatsızlık duymasın. Zaten ithal edilip ihraç edilen ürüne ek vergi yok. Sorun o ürünlerin yurtiçinde değerlendirilmesinden kaynaklanıyordu. Bugün sektör ihtiyacının yüzde 85'ine kadar bir oranını yurt içerisinden karşılıyorsa, o tedbirler sayesindedir. Hava biraz bulutlu. Ama o bulut dağılacak. Türkiye'nin önü açık. Korkmadan yatırımlarınıza devam edin, ülkemize güvenin.

Fabrikalar kapanır
Kıvanç Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç:
Eğer ek vergi konusu dikkate alınmazsa tekstil fabrikalarımız kapanır. Bir süre sonra da konfeksiyon fabrikaları kapanır. Çünkü hazır giyim imalatı Pakistan'a kayar. 2011'de Türkiye Pakistan'dan 600 milyon dolarlık tekstil ve hazır giyim ürünü ithal etti. Ek gümrük vergisi konulunca rakam 2016 sonu itibarıyla 200 milyon dolara indi. Eğer ek vergi olmasaydı 2016 sonunda Türkiye'nin Pakistan'dan tekstil ve hazır giyim ithalatı 1.6 milyar dolara ulaşacaktı. Eğer Pakistan ile STA imzalanırken tekstil ve hazır giyim kapsamdan çıkmazsa Asya'nın bütün ucuz ürünleri Türkiye pazarını istila edecek.
BİZE ULAŞIN