Yerli kömür stratejisi ile Türkiye'nin parası içeride kalacak

Yerli kömür stratejisi ile Türkiye'nin parası içeride kalacak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak yerli kömür ile ilgili olarak "2016 sonu cari açığımızın neredeyse 1.5 katından daha fazla bir rakamı enerji ithalatına harcayan bir ülke olarak çok daha büyük bir seferberlikle bu süreci dönüştürmemiz gerektiğine inandık" demişti. Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdal Tanas Karagöl, Türkiye'de milli enerji ve maden stratejisi kapsamında yerli kömürün öneminin giderek arttığını belirtti

Büyüyen ve gelişen Türkiye gerçekleştiği yerli enerji hamleleriyle hem enerji faturasını azaltacak hem dışa bağımlılığı azaltacak. Yerli kömür ise bu hamlelerin en önemli ayaklarından bir tanesi.

İTHAL KÖMÜRE SES YOK!

Albayrak, konuyla ilgili "Ne zaman yerli kömür yatırımından bahsetsek, kıyamet kopuyor. İşte bu çevrecilik maskesi altında istemezükçü bir zihniyet var ya, bağırıyor" diyen Bakan Berat Albayrak, "İşin komik tarafı ne biliyor musunuz? İthal kömürle ilgili bir yatırım, bir santral falan yapılacağında ses yok. İthal kömürden ben bir eylem görmedim yani. Kömür kapasitesindeki yerli oranını arttıracağız. Ama bağıranlara bakıyoruz. Sonra 'Elhamdülillah' diyoruz, doğru yoldayız diyoruz, devam ediyoruz. Özellikle son günlerde bu Zonguldak muhabbetini yaptılar. Sadece Zonguldak değil, tüm kömür üretim alanlarında istihdamı, üretimi ve katma değeri arttıracak bir modelin sürecini başlatıyoruz." ifadelerini kullanmıştı

MİLYARLARCA DOLAR ENERJİ İTHALATINA GİDİYOR

Konuyla ilgili enerji alanında çok önemli değişiklikleri hayata geçirebilmek için gece gündüz çalıştıklarını vurgulayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, "Esas konu Türkiye'nin kazanması. Son 10 yıl ortalama, enerji ve maden ithalatında 55 milyar doları harcayan bir ülke olarak ki, 44 milyar doları enerji alanında, 10 küsur milyar maden alanında... 2016 yılı sonu cari açığımızın neredeyse 1,5 katından daha fazla bir rakamı bu alana harcayan bir ülke olarak, Bakanlık olarak çok daha büyük bir seferberlikle bu süreci dönüştürmemiz gerektiğine inandık. Bu önemli stratejinin sacayaklarından bir tanesi yerli kömür, yerli kömürün daha yoğun şekilde kullanılması ve ithale alternatif olarak birçok alanda dönüştürülmesiydi. Hem maliyet düşüyor verimlilik artıyor, hem bu çerçevede yerli üretim noktasında ithalatın düşmesine dayalı kazan-kazan süreci oluşuyor" demişti

"YERLİLEŞME İLE İTHALAT FATURASI DÜŞECEK"

Karagöl, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının yerli kömür stratejisini AA muhabirine değerlendirdi.

Türkiye'nin son 10 yılda enerji ve maden ithalatı için ortalama 55 milyar dolar harcadığını dile getiren Karagöl, "Yaklaşık 18 milyar ton kömür rezervi olan bir ülkenin yılda 40 milyon tona yakın kömür ithal etmesi tuhaf, sahip olduğumuz kömürü çıkarma teknolojisine sahibiz." ifadesini kullandı.

Karagöl, yeni dönemde yükselmeye başlayan petrol fiyatları nedeniyle yerli kömür projelerinin desteklenmesi gerektiğini ve böylece Türkiye'nin enerji ithalat faturasının düşürülebileceğini söyledi.

Yerli kömür üretiminin artmasıyla istihdam oranının da artacağına dikkati çeken Karagöl, "Bunun ülke ekonomisine katkısı yadsınamaz derecede önemli. Bu durumun istihdam seferberliği kapsamında işsizlik oranını azaltma hedefine önemli katkı sunması bekleniyor. Yerli kömüre verilen desteğin artmasında asıl amaç, kömürün toplam elektrik üretimindeki payını artırmak. Bu uygulandığı zaman maliyetler düşecek ve en nihayetinde tüketiciye olumlu yansıyacak." diye konuştu.

"ÇEVRE KONULARINDA HASSASİYET ÜST DÜZEYDE"

Karagöl, Türkiye'de mevcut rezerv alanlarına ek olarak yeni keşif alanlarının da ekleneceğini belirterek, yalnızca Zonguldak-Amasra bölgesinde değil, kömür kapasitesi ve potansiyelinin yoğun olduğu her yerde üretim ve istihdamın artırılmasının hedeflendiğini söyledi.

Yerli kömür üretiminde çevreci yaklaşımların benimsendiğinin altını çizen Karagöl, "Türkiye'nin elektrik üretiminde ithal kömür yüzde 30 civarında paya sahip. Bunu azaltırken çevre konularında hassasiyetin üst düzey olacağı zaten belirtildi ve teminat verildi. Yapılan açıklamalara bakıldığında, yerli kömür üretim hedefinin özelleştirmeyi getirmeyeceği, mevcut kurumların kapatılmayacağı ve buna ilaveten söylenenlerin aksine sektörde çalışan sayısının artırılmasının planladığı biliniyor." dedi.

"CARİ AÇIK YÜKSELİŞİNİN DE ÖNÜNE GEÇİLMİŞ OLACAK"

Karagöl, Türkiye'nin hem yenilenebilir enerji kaynaklarına hem de yerli kömüre yatırım yapmayı sürdürdüğünü ve böylece yerli ve yenilenebilir enerjide gelişimin desteklendiği bir döneme girildiğini ifade etti.

Türkiye'nin enerjide kaynak çeşitliliği konusunda avantajlı bir ülke olduğuna dikkati çeken Karagöl, şunları kaydetti:

"Yerli kömürün bugünlerde gündemde olması demek, yenilenebilir enerji yatırımlarından uzaklaşıldığı anlamına gelmiyor. Daha birkaç ay kadar önce, Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları projeleriyle yenilenebilir enerji sektöründe yatırımların eksiksiz devam ettiğini gördük. Rüzgarda dünyanın en düşük fiyatıyla ihalenin gerçekleştirilmesi başlı başına yenilenebilirin gündemdeki yerini koruduğunu gösteriyor. Ayrıca sık sık kamu ve özel sektör iş birliğiyle yapılan yenilenebilir enerji konferansları da bu durumu açıkça ortaya koymaktadır. Nihayetinde hem yerli kömür hem de yenilenebiliri birlikte ele aldığımızda, ülke ekonomisindeki en büyük kırılganlıklardan biri olan cari açık yükselişinin de önüne geçilmiş olacak."

BİZE ULAŞIN