Gübre sektörü DNA düzenlemesine erteleme bekliyor

Gübre sektörü DNA düzenlemesine erteleme bekliyor

İGSAŞ'ın Türkiye’nin kurulu gübre kapasitesinin yüzde 22’sini üretme kabiliyetine sahip olduğunu ifade eden İgsaş Genel Müdürü Turan Tok sektörle ilgili olarak önemli değerlendirmelerde bulundu. Tok, Türkiye’de yüz binlerce çiftçiyi yakından ilgilendiren nitratlı gübre düzenlemesi 1 Ocak 2018’de devreye gireceğini hatırlatarak "Bu tarihten itibaren gerçekleştirilecek satışlarda, yüzde 26 ve yüzde 33’lük amonyum nitrat gübresinin üzerine üretim tarihi ve üretici firmanın bilgileri, gönderilen bayinin bilgilerinin yer aldığı bir barkod yapıştırılması, içine de bu barkodda yer alan bilgilerin paralelinde DNA püskürtülmesi zorunlu hale gelecek. Fakat gübre torbalarına barkod basacak makineler, püskürtülecek DNA hâlâ üreticilere ulaşmadı. Sektör olarak bugün itibarıyla tek çare söz konusu düzenlemenin ertelenmesi" dedi.

  • Ekonomi
  • Salı 05.12.2017 10:10

İgsaş Genel Müdürü Turan Tok'un sektör ve Türk tarımı ile ilgili önemli açıklamalarından satır başları;

HAM MADDEMİZ DOĞALGAZ

Türkiye'de üre de tek üretici olan biziz ham maddemiz doğalgazdır. Üre gübresi sadece doğalgazdan mı üretilir hayır nafta, LNG, kömür ile üretilir ama bugünkü şartlara bakıldığında konjonktür bunun doğalgaz olduğunu söylüyor. Her fabrika farklı bir gübreyi veya birkaç farklı gübreyi üretir. Örneğin İGSAŞ körfezde üre gübresi ve kompoze gübresi üretir. Kütahya'da Nitratlı gübre üretiriz. GÜBRETAŞ kompoze gübre ve TSP, üretir. TOROS Gübreye baktığınız zaman Samsun, Ceyhan ve Mersin'de tesisleri var. Bu tesislerinde Kompoze gübre, DAP, Nitratlı gübre üretir. Gemlik gübre nitratlı gübre üretir. BAGFAŞ Bandırma Gübre fabrikaları AS, DAP, NPK, Nitratlı gübre üretir.

DIŞ TİCARET DENGESİNDE NASIL TASARRUF YAPABİLİRİZ ONLARI DÜŞÜNÜYORUZ

İGSAŞ Türkiye'nin kurulu gübre kapasitesinin yüzde 22'sini üretme kabiliyetine sahiptir. Ancak Türkiye'de hiçbir gübre fabrikası tam kapasiteyle çalışamaz. Doğalgazı bizim aldığımız fiyatlara baktığınızda, Türkmenistan'daki maliyet sıfıra yakın, Rusya'daki maliyet 70-80 dolar civarında, İran'a bakıyorsunuz maksimum 100 dolar. Gazı olan ülkelerle rekabet etmek çok güç. Bizim ihracat yapma imkanımız var mı? Tabi ki var. Ancak yapılan her ihracat ithalat olarak geri dönecektir. İgsaş olarak her zaman ülke menfaatlerini dikkate alarak haraket ediyoruz.

DEV PROJELERİN PAN İHTİYACINI BİZ KARŞILIYORUZ.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Emniyet Genel Müdürlüğünün, makine kimya endüstrisinin, Roketsan'ın patlayıcı ihtiyaçlarını karşılarken ülkemiz inşaat sektörünün ihtiyacı olan PAN'ı biz karşılıyoruz. Tabi ki sevkiyatlar denetimli olarak yapılır. Örneğin bizden PAN talep edildiğinde Emniyet müdürlüğüne müracaat ederek, aracın plakası, şoför ile ilgili bilgiler, malın nereye gideceği bildirilerek tezkere alınır. Güvenlikçi eşliğinde teslim edileceği il veya İlçeye götürülür, Burada teslim edileceği il veya ilçedeki emniyet görevlisi ile birlikte PAN teslim edilir.

TÜRKİYE'DEKİ DOĞALGAZIN YÜZDE 1'İNİ BİZ KULLANIYORUZ

Şunu biliniz ki 6 büyük, 3 orta ölçekli olmak üzere 9 üreticiyiz. yerli üretim diye bir şey yok. Gübrenin bütün girdileri ithal edilir. Ülkemizde sadece dolgu maddesi olan kil, dolamit, kireçtaşı bulunur. Bizim ham maddemiz doğalgazdır. Türkiye'nin bugün itibariyle doğal gaz tüketimi 45 milyar m3'tür, Türkiye'de tüketilen Doğal gazın yüzde 1'ini biz tüketiyoruz. Ülkemizdeki doğal gaz kaynakları yok denecek kadar azdır.

PATLAYICI GÜBRELER İÇİN KAREKOD UYGULAMA KARARI ALINDI AMA MAKİNALAR GELMEDİ

Patlayıcı yapımında kullanıldığı için Bakanlar Kurulu Kararı ile 8 Haziran 2016 tarihinden itibaren yasaklanan nitratlı gübrelerin satış ve dağıtımına Ocak 2017'de izin çıktı.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nca gönderilen talimat ile nitratlı gübrelerin tarlaya uygulanması esnasında çiftçiye Tarım Bakanlığı teşkilatının yanı sıra ziraat odaları, birlikler, kooperatif yetkililerinin görevlendirilmişti. Resmi Gazete'nin 6 Nisan 2017 tarihli sayısında yayınlanarak yürürlüğe giren "Piyasaya Arz Edilen Gübrelerin İzlenmesine Yönelik Tebliğ" ile de nitratlı gübre üretimi yapan depo ve/veya gübre satış yerlerine kamera sistemi takılması zorunluluğu getirilmişti. Uygulama kapsamında, piyasaya sunulan gübreler için karekod ve DNA uygulanacağı belirtildi. Ancak dünyada ilk kez Türkiye'de uygulanacak olan bu sistemi sağlayacak makineler henüz ortada yok.

KÖTÜ NİYETLİ KİŞİLERİN ELİNE GEÇERSE...

1 Ocak 2018 tarihinde başlayacak yeni uygulama için gerekli ekipmanların, barkot ve DNA nın tedarik edilemedi

Ayrıca DNA ve Barkot uygulama sonrası özellikle % 33 nitrat ihtiva eden Amonyum Nitrat gübresinin 1 torbasının dahi kötü niyetli kişiler tarafından illegal yollardan temin edilmesi halinde, hiç bir suçu günahı olmayan üreticileri, bayileri ve nihai tüketici olan çiftçilerimizi zan altında bırakacak ve yıllarca devam edecek davalar oluşacaktır

DNA MAKİNALARI ÜRETİMİ KİLİTLEYEBİLİR

1 Ocak 2018 tarihinden itibaren % 26 ve % 33 azot ihtiva eden nitratlı gübrelerin torbalarının üzerine barkod, İçerisine DNA püskürtüleceğini kaydederek bize temin edilecek 1 aparat ile 3 vardiyada ancak günde 600 ton torbalama yapabileceksiniz, ancak günlük alınan talep 3-4.000 ton olacaktır. Ayrıca nitratlı gübre dışında çiftçilerimizin ihtiyacı olan Üre, NPK, DAP ve AS gibi gübreleri üretiyor ve satıyoruz. DNA ve barkod uygulaması sonucunda çiftçilerimizin ihtiyacı olan gübreleri zamanında temin etmekte sıkıntı ile karşılaşılacak

SULAMAYI BİLMİYORUZ

Biz çiftçiler olarak sulamayı da bilmiyoruz. Türkiye'de kişi başına düşen su tüketim miktarı 1.375 m3. Türkiye'de 1 yılda kullanılan su miktarı 112 milyar m3. Bunun yüzde 70'i tarımda. Yüzde 20'si sanayide kullanılıyor. Yüzde 10'u içme suyu ve ev temizlik işlerinde kullanılıyor.

Türkiye çölleşmeye gidiyor. Bugün Konya ve Iğdır'da yağan yağmurdan daha fazla buharlaşma olması nedeniyle kuraklık hakim. Açılan derivasyon tünelleri ile sorunun çözümü için büyük mücadele verilmekte. Salma sulama yerine, basınçlı sulama sistemleri olan damlama sulama veya Yağmurlama sulama sistemini kullanmalıyız. Özellikle damla sulama yapmalıyız. Bugün maalesef Türkiye'de damla sulama yöntemini kullanan çifçilerimizin oranı yüzde 10. Çiftçi kayıt sistemine tabii isen, yapılan harcamanın yarısını devlet ödüyor. Devlet teşvik etmiş olmasına rağmen damla sulama yöntemini istenilen seviyede artıramadık.

BİZE ULAŞIN