Türkiye’ye güven sürüyor

Kaynak maliyetinin sınırlı ölçüde yükselmesine karşın, uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye güveninin sürdüğüne dikkat çeken Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, “İstihdamı artıran sektör ve iş kollarının finansmanına daha fazla finansman desteği sağlamayı hedeflemekteyiz” dedi

Türkiye’ye güven sürüyor
2017'nin Türkiye'nin üreterek büyüdüğü bir yıl olduğuna dikkat çeken Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, "Sınai üretim endeksi ekim ayına kadar yüzde 6.9 oranında artış kaydederken, ihracatımız yüzde 9.1 arttı. Türkiye'nin küresel değer zincirine entegre olmuş, gün geçtikçe daha yüksek katma değer sağlayan otomotiv sektörü, 1 milyon adedi geçerek rekor kırdı. Rekorlar, ülke büyümesini potansiyelin üzerine çıkardı ve üçüncü çeyrekte yüzde 11.1 hız oranına ulaştık" dedi.

BANKALAR FİNANSE ETTİ
Büyümeyi, bankacılık sektörünün finanse ettiğinin altını çizen Aydın, yılbaşında Kredi Garanti Fonu'nun (KGF) uygulanmaya başlaması ile tüm sektörlere kredi arzında önemli bir hızlanma ve artış kaydedildiğini söyledi. Verilen kredilerin önemli bir katkısıyla bankacılık sektörünün aktiflerinin ekim ayı sonunda yüzde 16 oranında arttığının altını çizen Aydın, Ziraat Bankası'nın Kredi Garanti Fonu aracılığıyla diğer bankalara kıyasla tabana yaygın şekilde daha çok sayıda firmaya finansman sağlayarak ulaşılan müşteri sayısı açısından sektöre liderlik yaptığını ifade etti.

1.1 MİLYON KİŞİYE İSTİHDAM
İstihdam seferberliği sayesinde ülke ekonomisinin eylül ayına kadar 1.1 milyon kişiye yeni iş imkânı sağladığına dikkak çeken Aydın, "Sene başında yüzde 13 oranına yükselen işsizlik, uygulanan tedbirlerle 10.6'ya indi. İstihdamın artması hane halkına sağladığı kazançlarla iç tüketimin canlı kalmasını sağladı. Ekonomiyi destekleyen maliye politikaları dahilinde çeşitli beyaz eşya ve mobilyalarda vergi indirimleri uygulandı. Canlı iç tüketim dahilinde beyaz eşya satışları ocak-kasım döneminde yüzde 17 oranında artarken bir başka rekor daha kırdı. Sektörde tüketici kredileri ocak-eylül döneminde yüzde 13.9 oranında artış kaydetti. Ziraat Bankası, birçok alanda sektör lideri konumundadır. İhtiyaç kredileri bunlardan sadece birisidir" diye konuştu. "Sektörümüzün en büyük gücü güçlü sermaye yapısı, teknolojik seviye ve insan kaynağıdır" diyen Hüseyin Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü: "Banka olarak, verimliliği esas alan bir yönetim stratejimiz var. 5 yıldır sürdürmekte olduğumuz değişim projesi ile çalışan başı, şube başı rakamlarımızı sektör ortalamasının üzerinde iyileştirmiş durumdayız. Operasyon Merkezi uygulamamız ile şubelerimizin operasyon yüklerinin önemli bir kısmını bu merkeze taşımayı başardık ve bu da verimliliğimizi olumlu yönde etkilemektedir. Kur riskinin yönetilmesi gibi yapılması gerekenler olmakla birlikte, sürekli ısıtılıp önümüze konan özel sektörün döviz açığı söylemlerine rağmen, sektörün, kredi kalitesinde güçlü duruşunun sürdüğü görülmektedir. Artan istihdam ve canlı ekonomi kredilerin geri ödenmesini sağlıyor. Örneğin, bankamızda takipteki kredi oranı yüzde 1.6 sektör ortalaması ise yüzde 3 oranında. Bu oran gelişmekte olan ülkeler ortalamasının oldukça altında."

KONUT KREDİSİNDE LİDER
Türkiye'nin çözmek için çaba sarf ettiği önemli sorunlardan birisinin de tasarruf açığı olduğunu hatırlatan Aydın, "Bireylerin sahip olduğu ilk konut, tasarrufların artmasına katkı sağlamaktadır. Konut edindirme önemli bir ülke meselesi. Ziraat Bankası, 2017 yılında konut kredisinde sağlanan büyümenin yarısından fazlasını gerçekleştiren banka olmuştur. Ziraat Bankası'nın konut kredisi sektör payı yüzde 25'in üzerinde seyretmektedir" dedi. 2017 yılında, hem bankacılık sektörünün hem de Türkiye Hazinesi'nin yurtdışından kaynak temininde bir sorunla karşılaşmadığının altını çizen Aydın, geri dönüşlerin üzerinde Eurobond ihraçları ve yenilenen sendikasyon kredilerinin, finans sektörünün uluslararası sermaye ve para piyasalarının önemli bir parçası olduğuna işaret ettiğini kaydetti.

FİNANSMANDA SIKINTI YOK
Ziraat Bankası'nın ikili anlaşmalarla temin ettiği krediler, post finansman ve kısa-orta vadeli yabancı para repo işlemlerinin yanı sıra 2017 yılında 2 adet Eurobond ihracı gerçekleştirdiğini bildiren Aydın, "Böylece toplam 1.1 milyar dolar kaynak temin edildi. Başarı ile yeniden çevirdiğimiz sendikasyon kredisi ise 1 milyar dolar kaynağın sürdürülmesini sağladı. Ayrıca Çin'in önde gelen bankaları arasında yer alan büyük bir banka ile 600 milyon dolar kredi anlaşması yapıldı. ABD Merkez Bankası'nın faiz artırdığı süreci dünya ekonomisinin güçlenmesi şeklinde okuyoruz. Kaynak maliyetinin sınırlı ölçüde yükselmesine karşın, uluslararası yatırımcıların Türkiye'ye güveni sürüyor ve hem sektörümüze hem de ülkemize yatırımlarını devam ettiriyorlar" diye konuştu.

HEDEFLER KORUNDU
2023 hedeflerinin, içinde geçilmekte olan zor zamanlara rağmen aşağı yönde revize edilmediğini ve korunduğunu ifade eden Aydın, "Yüzde 5 üzeri büyüme trendi, küresel ticaretteki canlılık, önümüzdeki yıl ihracatımızın yaklaşık 170 milyar dolar seviyesine yükseltme ihtimalinin yüksek kılıyor. 2023 yılı ihracat hedefimiz olan 500 milyar dolar ve 2 trilyon doları aşan milli gelir ulaşılması çok uzak olmayan hedefler olarak belirlenmektedir" dedi.

ÜRETEREK BÜYÜYEN TÜRKİYE
2023 hedeflerinin, üreterek büyüyen bir Türkiye resmi çizdiğine dikkat çeken Aydın, "Katma değeri yüksek, daha az enerji tüketen, çevre etkileri göz önüne alınmış üretim ve beraberinde gelecek olan istihdam işin omurgasıdır. Biz de banka olarak, cari dengeye katkı sağlayan, istihdamı artıran sektör ve iş kollarının finansmanına görece daha fazla finansman desteği sağlamayı hedeflemekteyiz. Bireysel emeklilik sistemindeki uygulamalarla havuzda biriken toplam tutar 73 milyar TL'ye ulaşmıştır. Tasarrufları artırıcı önlemler, 2023 hedefleri dâhilinde kişi başı milli gelirin 25 bin dolar seviyesine artması konusunda katkı sağlayacaktır. Sanayi 4.0 sürecinde biyo-teknoloji, savunma gibi katma değeri yüksek sektörlerde kat edilen mesafe ve insan kaynağı kullanımında etkinliği artırma 2023 hedeflerinde önemsediğimiz gelişmeler arasındadır" dedi.

İSTANBUL MERKEZ OLABİLİR
Bankacılık sektörünün, Türkiye'nin dijitalleşme alanındaki amiral gemisi olduğunun altını çizen Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü: "Eskiden alternatif dağıtım kanalları diye adlandırılan internet, mobil gibi uygulamalar artık dijital bankacılıkta iş modelimizin çekirdeği konumundalar. Dijital bankacılık önümüzdeki süreçte ülke ekonomisine önemli ölçüde verimlilik artışı ve katma değer sağlayacaktır. İstanbul Finans Merkezi hedefinde sektörümüzün üstleneceği ciddi bir sorumluluk bulunmaktadır. İlaveten teknoloji kısmının da eklenmesiyle İstanbul'un bir dijital finans merkezine dönüştürülme şansı bulunmaktadır."
BİZE ULAŞIN