Vesayet davası açılan baba, kızlarını mirasından men etti

İflas eden Marmara Bank'ın eski yönetim kurulu başkanı iş insanı Atilla Uras, hakkında vesayet altına alınması talebiyle dava açan ve mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir kararı aldıran kızlarını, akli melekesinin yerinde olduğuna yönelik rapor aldıktan sonra mirasından men etti. Uras, kızları aleyhine ayrıca, kişilik hakları ihlal edildiği ve maddi zarara uğradığı gerekçesiyle 50'şer bin lira manevi, 5'er bin lira da maddi olmak üzere toplam 110 bin liralık tazminat davası açtı. "Miras Iskat" belgesinden: "İleri yaşım ve sağlık sorunlarım nedeniyle seyahat engelimin bulunduğunu bilmelerine rağmen beni evlat ve torun sevgisinden, ilgisinden mahrum bıraktılar. Ölümümden sonra Nilüfer ve Victoria Yasemin Uras'ı ve alt soylarının müstakbel mirasçılarımın mirasından hiçbir hak almamasını son arzum ve isteğim olarak vasiyet ediyorum"

Vesayet davası açılan baba, kızlarını mirasından men etti

İflas eden Marmara Bank'ın eski yönetim kurulu başkanı 81 yaşındaki iş insanı Atilla Uras, vesayet altına alınması talebiyle dava açan ve mal varlığının üzerine ihtiyati tedbir kararı aldıran kızlarını mirasından men etti, haklarında da 110 bin liralık tazminat davası açtı.

Öz kızları Victoria Yasemin Uras ve Nilüfer Uras'ın, "akıl sağlığı yerinde olmadığı için vesayet altına alınması" talebiyle hakkında dava açtığı baba Atilla Uras, "akıl sağlığının yerinde olduğuna" yönelik rapor sunulan İstanbul 3. Sulh Hukuk Hakimliği'nin mal varlığına uygulanan tedbiri kaldırmasıyla ilginç bir yola başvurdu.

İkamet ettiği Bodrum'da 7. Noterliğe başvuran Uras, aldığı "Vasiyetname, Mirastan Iskat ve Mirasçılıktan Çıkarma" belgesiyle hakkında vesayet davası açan kızlarını mirasından men etti.


Marmara Bank'ın eski yönetim kurulu başkanı Atilla Uras

"MİRASIMDAN HİÇBİR HAK ALMAMALARINI VESAYET EDİYORUM"

Uras'ın avukatı M. Tarık Güleryüz ve bir tanık tarafından imza altına alınan söz konusu belgede, şu ifadeler yer aldı:

"Kızlarım Nilüfer Uras (59) ve Victoria Yasemin Uras'ı (58) ve onların alt soylarını mirasımdan ıskat ediyorum. Saklı payları dahil olmak üzere mirasımdan pay almalarına ilişkin muvafakatim yoktur. Kendilerini asla ve kat'a affetmiyorum. Hastalığım sırasında çok zor günler geçirmiş olmama rağmen hiçbir zaman yanımda olmamışlardır. Bakıma ihtiyaç duyduğum dönemlerde bana bakmadılar. 'Ev aldık' diyerek benden borç olarak aldıkları paralarla zevk ve eğlence içinde kendi hayatlarına devam ettiler. Sadece para isteyecekleri zaman aradılar. İleri yaşım ve sağlık sorunlarım nedeniyle seyahat engelimin bulunduğunu bilmelerine rağmen beni evlat ve torun sevgisinden, ilgisinden mahrum bıraktılar. Ölümümden sonra Nilüfer ve Victoria Yasemin Uras'ı ve alt soylarını, müstakbel mirasçılarımın mirasından hiçbir hak almamasını son arzum ve isteğim olarak vasiyet ediyorum."

Uras'ın avukatı Güleryüz, "Mirastan Iskat" belgesiyle birlikte İstanbul 12. Sulh Hukuk Hakimliği'ne başvurarak Uras'ın kızları hakkında 50'şer bin lira manevi, beşer bin lira da maddi olmak üzere toplam 110 bin lira tazminat davası açtı.

TAZMİNAT DAVASI: "ARTIK MİRASÇI DEĞİLLER"

Mahkemeye sunulan dava dilekçesinde, Atilla Uras'ın, davalı kızlarını ve bu kızlardan olan torunlarını başta dava konusu haksız tedbir olmak üzere aile yükümlülüklerine aykırılık nedeniyle mirasından ıskat ettiği belirtilerek, "Davalılar artık Uras'ın mirasçısı değildir. Mirasından herhangi bir pay almayacaktır. Mirastan çıkartılan kimse sanki miras bırakandan önce ölmüş gibi kabul edilir. Somut olayda, davalı tarafların aile bağlarını ağır surette koparan eylemleri nedeniyle Atilla Uras, davalı kızlarını ve bu kızlarından olan alt soyunu Bodrum 7. Noterliğinin 2 Mart 2018 tarihli 'Mirastan Iskat' belgesiyle mirasından çıkarmıştır." ifadesi yer buldu.

Atilla Uras'ın 4 çocuğu olduğu bilgisi verilen dilekçede, kızları Victoria Yasemin Uras ile Nilüfer Uras'ın, 2006 başlarında boğazda yatırım amaçlı alacakları evin kredisini ödemek için kendisinden borç para istedikleri, Uras'ın davalılara 12 yıllık süreçte 35 bin dolar ve 400 bin lira arasında değişen miktarlarda düzenli borç para gönderdiği, aile hukukuna kutsiyet atfettiği için kızlarının taleplerini imkanları ölçüsünde yerine getirdiği ancak kızlarının ileri yaşı ve mevcut sağlık sorunlarına rağmen babalarına karşı aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerini hiçbir zaman layıkıyla yerine getirmediği öne sürüldü.

"PARA VERMEYİ KESİNCE DAVA AÇTILAR"

Dilekçede, davalı kızlarının bir müddet sonra alacaklı gibi hareket etmeye başladıkları ve ekonomik sıkıntısı baş gösteren Uras'ın "daha fazla borç veremeyeceğini" söylemesi üzerine aralarında ihtilaf çıktığı kaydedilerek, "Uras'ın davalıları son defa borç olarak verdiği paradan yaklaşık bir ay sonra, davalı taraflar Uras'a karşı salt maddi beklentileri nedeniyle 6 Ekim 2017'de İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde vesayet davası açmıştır. Akıl hastalığı ve müsriflik gibi dayanıksız iddialarla açılan davada kızları Uras'ın mal varlığı üzerine haksız tedbir konulmasını sağlamıştır. Bu davayla birlikte Uras ile kızları arasındaki hukuk tümüyle bitmiştir. Dava açılmasından sonra yapılan araştırmada kızlarının babalarına söyledikleri şekilde herhangi bir taşınmaz almadıkları gibi, herhangi bir kredi ödemelerinin bulunmadığı da tespit edilmiştir." denildi.

Atilla Uras'ın kızlarının kendisini aldattığını, borç olarak aldıkları paralarla zevk ve eğlence içinde bir hayat sürdüğünü üzüntüyle öğrendiği belirtilen dilekçede, kızlarının mahkemede, akıl sağlığının yerinde olmadığı gerekçesiyle babaları hakkında 10 Ekim 2017'de ihtiyati tedbir kararı aldırdığı, bu iddialara rağmen Uras'ın son 2 yılda aldığı 4 ayrı raporla herhangi bir akıl zayıflığı ya da akıl hastalığının olmadığının tespit edildiği belirtildi.

"İHTİYATİ TEDBİR KARARI KALDIRILDI"

Sağlık raporlarına davalıların yaptığı itiraz sonucu Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu tarafından 17 Kasım 2017'de, "Atilla Uras'ın herhangi bir akıl hastalığı ya da akıl zayıflığının bulunmadığı" yönünde raporun da mahkemeye sunulduğu ve 24 Kasım 2017'de tüm mal varlığı üzerine konulan haksız ihtiyati tedbirin böylece kaldırıldığına dikkat çekilen dilekçede, uzun süredir Bodrum'da oturan, tekerlekli sandalyeyle hareket edebilen Uras'a, kızları tarafından yapılan talepler doğrultusunda tüm bu rapor alma sürecinde bilerek eziyet çektirildiği iddia edildi.

Gazetelere konu olan davada sordukları sorularla kızlarının, babalarının kişilik haklarını zedeledikleri ve rencide ettikleri ileri sürülen dilekçede, "Haksız ihtiyati tedbir kararı nedeniyle maddi zararın yanı sıra manevi zararın da istenebileceği kabul edilmektedir. İhtiyati tedbirin objektif haksızlığı ve davalıların akıl hastalığı olmadığı halde mahkemeyi yanıltmaları nedeniyle ağır kusurlu sayılacakları tartışmasızdır. Ömrünün son baharında kızı bildiği davalılar tarafından maruz bırakıldığı hukuka aykırı fiillerle derin üzüntü, düş kırıklığı yaşayan Uras'ın uğradığı manevi zararın telafisi olanaklı değildir." ifadeleri yer aldı.

İş adamı Uras'ın avukatı M. Tarık Güleryüz, yaklaşık bir ay önce de Uras'ın kızları aleyhine İstanbul 2. Asliye Hukuk ve 23. Asliye Hukuk Mahkemelerine, "müvekkilinin 12 yıl boyunca kızlarına ödediği borç paraların iadesi" talebiyle dava açmıştı. Bu davalarda da Uras'ın kızlarının 10 bin lira maddi, 100 bin lira da manevi tazminat ödemesi istenmişti.

BİZE ULAŞIN