İnşaat sektörünün gelişimi için devlet desteği şart

Tüm dünyada yaşanan ekonomik krize bağlı olarak, ülkemizde inşaat sektörü her ne kadar zor bir yıl geçirmişse de 2009 yılı içinde konut kredileri bakiyesi yüzde 12 büyüme göstermiştir. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de gayrimenkul piyasaları için normale dönme çabalarıyla geçecek olan 2010 yılının özellikle ikinci yarısından itibaren talep artışıyla beraber, yatırımların artması ve fiyatların hareketlenmesi bekleniyor. Türkiye'nin büyümesindeki lokomotif sektörlerden olan inşaat sektörü, gerek ekonominin büyümesi gerekse işsizlik sorununun çözümü için istihdam yaratılmasında önemli bir görev üstlenmektedir. Pazarın büyümesi, inşaat sektörünün yanı sıra ülke ekonomisinin de kazanmasını sağlayacaktır. Uzun vadeli konut kredileri sayesinde, konut talebinde artış olacak, talepteki bu artış da konut üretiminde artış sağlayacak, böylece inşaat sektörü Türkiye'nin hızlı bir şekilde büyüyecek sektörü olacaktır. Sektörün büyümesi ve ivme kazanabilmesi için köklü bir değişimin yaşanması gerekiyor. Bu değişim döneminde devletin inşaat sektörüne sağlayabileceği başta vergi olmak üzere çeşitli avantajlar sektörün büyümesini olumlu yönde etkileyecektir. 2007 yılında yürürlüğe giren 5582 sayılı kısaca Konut Finansmanı Kanunumuz konut kredileri için BSMV (banka sigorta muamele vergisi) avantajı getirmiş, bu da konut kredisi talebini bir miktar olumlu yönde etkilemiştir. Aynı şekilde geçen yıl içinde tapu harçları için bir süre indirim uygulanması konut piyasasına hareketlilik getirmiştir. Konut finansmanı nedeniyle oluşacak olan maliyetlerin, kişilerin gelir vergisi ödemelerinde dikkate alınmasını sağlayabilecek nitelikte geliştirilebilecek avantajlar talep konusunda piyasada ciddi bir canlanmayı tetikleyecektir. Talepteki artış, eldeki stokların azalmasını, yeni yatırımların başlamasını beraberinde getirecektir. Yeni yatırımlarla birlikte yeni istihdam olanakları da sağlanmış olacaktır. Bu uygulama tüketiciler, bankalar, inşaat firmaları, sermaye piyasası oyuncuları, devlet gibi ilgili tüm aktörler için bir kazan-kazan ilişkisini de devreye sokacaktır. Tüm bu süreçte bankaların da kendilerini değişme adapte etmesi gerekir. Konut Finansmanı Kanunumuz sabit faizli konut kredilerinin yanı sıra değişken faizli konut kredilerinin kullanılmasına izin vermiş olsa da piyasaya bakıldığında konut kredilerinin neredeyse tamamı sabit faizli konut kredisi olarak kullanılmaktadır. Bankaların konut kredilerinde müşteri ihtiyaçlarına uygun birçok ürün ve hizmet geliştirmeleri, değişken faiz endekslerinin çeşitlenmesi ile birlikte; tüketici ihtiyaçlarına en uygun ürün ve hizmetin sunan bankaları tespit etmek ve bunları tüketicilere sunmak amacıyla hizmet verecek bağımsız brokerlık sistemi de önem ve yaygınlık kazanacaktır. Konut finansmanı sisteminin sağlıklı bir şekilde işlemesi, tüketicinin kredibilitesi ve alınan teminatın sağlıklı ve bağımsız bir şekilde yapılmasına dayandığı unutulmamalıdır. Bu noktada, tüketicinin konut finansman taleplerinin karşılanması, sistemin sorunsuz bir şekilde işlemesi ve hizmet kalitesinin belli bir standarda gelebilmesi için bankadan bağımsız brokerlık sisteminin önemi ortaya çıkmaktadır. Türkiye'deki konut kredisi piyasalarının gelişimi için, ING Bank olarak globaldeki uzmanlığımızı Türkiye'ye aktarıyoruz. İş ortaklarımızın ihtiyaç duydukları yetkinliklere sahip olabilmeleri için gerekli olan tüm yatırımları yapmaya devam edeceğiz. Mortgagemetre, Kolaybul gibi paketlerle sürecin başından beri müşteri odaklı bir anlayış çerçevesinde hareket ediyoruz. Müşteri risklerini minimize ederek onların alım gücüne göre konut almalarını kolaylaştırıcı piyasada talep oluşturacak ürün ve hizmetler üzerinde çalışıyor ve de yeni ürün ve hizmetler geliştiriyoruz. Biz Türkiye'de konut sektörünün ve konut kredisi piyasalarının geleceğine inanıyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, gerek Türk ekonomisinin gerekse de inşaat sektörünün büyümesi için üzerimize düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmeye devam edeceğiz.

BİZE ULAŞIN