Kanıta dayalı tasarım dönemi

Mimaride artık kanıta dayalı tasarım dönemi başlıyor. Mimarlar bundan böyle verdikleri kararları bir kanıta dayandırarak projelendirecek. Has Mimarlık ilk uygulamayla projelerini garantiye alacak

Ünlü mimar Doğan Hasol ile mimar kızı Ayşe Hasol Erktin, Türkiye'de kanıta dayalı mimari dönemini başlatıyor. Dünyada uygulanan ve mimaride yanlış kararlar alınmasını önleyerek yatırımları garanti altına alacak sistem için yıllardır çalışan Has Mimarlık, bu mimari yaklaşımın Türkiye'deki ilk temsilcisi oldu. Has Mimarlık sahiplerinden Doğan Hasol ve Ayşe Hasol Erktin, bu alanda yapacakları çalışmaları ilk olarak üniversite mimarisinde kullanacaklarını söyleyerek bu süreci ilk olarak bir üniversite kampusunda deneyeceklerini söyledi. Hasol ve Erktin, bu süreci "Tüm fakültelerin birbiriyle iletişimde olduğu öğrencilerin sosyalleşebileceği bir proje gerçekleştireceğiz. Daha sonra bu yatırımı bir devlet üniversitesiyle karşılaştıracağız. Bu mimarinin daha etkili olduğu anlaşıldığında kanıta dayalı tasarım olacak" diye anlatıyor. Mimaride teorik araştırmalara ihtiyaç olduğunu söyleyen Hasol, "Sadece estetik unsurlar değil insanları rahat ettirecek ve mutlu edecek tasarım da öne çıkacak" diye konuştu.

Hastane ve eğitim binalarında uzmanlaştı
Son dönemde özellikle sağlık yapılarının mimarisi alanında uzmanlaştıklarını ve çalıştıkları yatırımcıların da kendilerine rahat çalışma imkânı sağladığını söyleyen Doğal Hasol ve Ayşe Hasol Erktin, "İlerici bir bakış açısıyla yaptıkları hastane yatırımlarına ilk olarak Anadolu Sağlık Merkezi ile başladıklarını, Gebze'de yaptıkları ve dünyaca ünlü hastane mimarileri arasınd giren projeden sonra şimdi de Anadolu Sağlık Tıp Bilimleri Üniversitesi'ne başladıklarını anlattı. 20 bin metrekare alanda yapacakları proje için en ince detayına kadar çalıştıklarını belirten Erktin, tüm fakültelerin birbiriyle iletişiminin olduğu bir kurgu yaptıklarını söyleyerek üniversite arasında bölümlerin iletişiminin iyi sağlanması ve herkesin birbirini tanıması ve sosyalleşmesi üzerine bir mimariye ağırlık verdiklerini kaydediyor. Hastane mimarisinin çok ince detaylar gerektirdiğinden bahseden Erktin, "Örneğin araştırma laboratuvarlarını şeffaf yani görülebilir yaptık. Bu tasarım bilimin şeffaflaşmasına da öncülük edecek. Bu detaylar klasik üniversite hastanelerine göre çok farklı. Fakülte içinde sanat eserleri kullanıldı. Öğrencilerin boş zamanlarında fakülte içinde yürürken bile bir şey öğrenebileceği bir felsefeyle yapıldı" diyor. Erktin ve Hasol, Türkiye'de sağlık alanında yaptıkları mimarilerin yurtdışına da referans olduğunu kaydederek Irak'ın Basra şehrinde Irak Sağlık Bakanlığı'nın Shatt Al Arab isimli hastane yatırımını da yapacaklarını söyledi. İstanbul'da yaptıkları hastaneyi görerek Irak Sağlık Bakanlığı'nın kendileriyle bağlantıya geçtiğini söyleyen Erktin, "Sağlık ve eğitim alanında öncü projeler yapıyoruz. İyi bir iş yaptığınız zaman mutlaka iyi yatırımcı da gelip sizi buluyor" diye konuştu.

Motivasyonu artıran tasarım
Hasol, bir başka uzmanlık alanlarının otel ve yüksek bina mimarisi olduğunu dile getirerek İzmir'de yaptıkları Swissotel Efes yatırımının kendileri için önemli bir dönüm noktası olduğunu dile getirdi. AVM ve gayrimenkul projelerini tercih etmediklerini belirten Hasol ise Levent'te yüksek bir proje için çalıştıklarını açıkladı. Finans şirketleri ve bankalarla da sıkı çalışma içinde bulunduklarını ve çalışma performansını artıracak banka şubeleri ve genel müdürlük binaları da yaptıklarını söyleyen Erktin, "Bankalar çalışanlarını çok kolluyor. Bu nedenle de sıradan bir mimari yerine çalışma koşullarını iyileştirecek yatırımlara önem veriyor" dedi.

BİZE ULAŞIN