'İstanbul'u çekim merkezi yapmak istedik'

KoruFlorya projesinin tasarımını üstlenen dünyanın en büyük mimarlık şirketlerinden Broadway Malyan'ın mimarı Peter Vaughan, deniz, göl ve orman manzarasına sahip projede doğadan etkilendiklerini söyledi. Vaughan, "İstanbul'a damgasını vuracak bir çekim merkezi oluşturmayı amaçladık" dedi

Mimarlık kariyerine Londra'da Kingston Üniversitesi'nde Peter Vaughan, bugün dünyanın en büyük mimarlık şirketlerinden Broadway Malyan'ın ortakları arasında yer alıyor. Son olarak Aydınlı, Metal Yapı Konut, ARKE ve Vizyonlife ortaklığının TOKİ işbirliğiyle, Florya'daki Koru Florya projesinin mimarisini üstlenen Vaughan, KoruFlorya projesine nasıl başladığını şöyle anlatıyor: Bir projede beni çeken her zaman yeni bir meydan okumayla karşı karşıya kalmaktır. KoruFlorya projesinde başından beri mevcut olan orman, su kaynakları ve harika bir manzara gibi doğal zenginlikler gerçekten ilham verici oldu. Başlı başına bu üç özellik zaten güçlü bir meydan okumaydı. Broadway Malyan ile birlikte çalışma daveti yatırımcılar tarafından geldi. İçinde alışveriş merkezi olan, yaşayanların doğayı ve huzuru birebir hissedeceği bir projenin mimarisini üstlendik.

Doğadan esinlendik
KoruFlorya projesinde deniz, göl ve ormandan esinlendiklerini söyleyen Vaughan, projesinde daha az dekoratif ve formun daha fazla öne çıktığı bir tasarım felsefesi izlediklerini belirtiyor. KoruFlorya projesiyle İstanbul'a damgasını vuracak yeni bir çekim noktası oluşturmayı amaçladıklarını belirten Vaughan, "Bu projede beni en çok heyecanlandıran çok zor bir yerleşim olmasının yanında fantastik bir potansiyel olmasıydı. Projenin anayola olan yakınlığı sürdürülebilirlik açısından çok önemliydi. Sürdürülebilirlik sadece ağaçlar ve yeşille ilgiliymiş gibi gözüküyor ancak bu konudaki temel fikir enerji kullanımının azaltılması. Bu sayede toplu taşıma imkânına sahip olmak da harika bir fırsat" diyor.

KoruFlorya fantastik bahçe tasarımıyla dikkat çekiyor
KoruFlorya projesinde hem rezidans hem de AVM içindeki mağazalarda güvenlik ve konfor hissini artırmak için toprak renkleri ve yumuşak formları, ahşap ve doğal taşların ağırlıklı olduğu malzemelerle bütünleştirdiklerini söylüyor. Projenin yakın çevredeki toplu taşıma güzergahlarına bağlantıları ve yeşil çatı gibi özelliklerle sürdürülebilirlik ilkesine bağlı kalmaya öncelik verdiklerine de değinen Vaughan, "Projenin fantastik bir bahçe tasarımı var. Yapay bir düzlük yerine projenin bulunduğu alanı engebeli hâle getirerek bütün o doğal görüntüsüyle uyumlu bir peyzaj yarattık. Böylelikle yükseklik ve hacim hissine sahip oluyorsunuz. Sentetiklikten ziyade yumuşak bir çevre düzeni oluşuyor. Bitkiler ve çiçekler farklı mevsimlerde yeşilleniyor ve farklı hayvanları çekiyorlar. Ayrca toplu ulaşım avantajı ve doğal hayat bir araya geliyor" diyor.

Ana tema doğallık ve sıcaklık
Mimaride modern ve minimalist çizgilere olan talebin arttığını belirten Vaughan, "Bunun yanında doğal malzeme ve formlarla dizayn edilmiş projeler de tercih ediliyor. Yani ana tema doğallık ve sıcaklık" diyor.

Londra'dan Bağdat'a her yerde
Broadway Malyan'ın Sao Paolo'dan Londra'ya, Şangay'dan Singapur'a kadar 15 ofisi bulunuyor. 500'ün üzerinde sektör uzmanıyla çalışan şirket İngiltere, Latin Amerika ve Iberia, Orta ve Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ile Asya'da konumalndı. Vaughan, "Herkesin uzmanlığı ve hakim olduğu bölgeler farklı. Bu yüzden projeleri uzmanlık alanlarımıza göre paylaşıyoruz. Örneğin bir taraftan 180 metrenin üzerinde bir yüksekliğe ulaşacak ve Londra'nın en uzun kulesi olan 'TheTower' projesiyle ilgilenirken, diğer yandan da Bağdat'ın Sadr Kenti'nin 17 kilometrekare genişletilmesini ve Yeni Sadr Kenti'nin inşasını içeren '10*10' projesini hayata geçiriyoruz" şeklinde konuşuyor.

BİZE ULAŞIN