Binalar canlanıyor

IBM, binaların canlı organizmalar gibi tepki vermesini, kentlerin krizlere, acil durum çağrısına gerek kalmadan yanıt verebilmesini ve insanların daha güçlü bağışıklık sistemine sahip olmasını öngören inovasyonlar üzerinde çalışacak.
Akıllı şehirler oluşturmayı amaçlayan IBM, bu yıl dördüncüsünü düzenlediği ''Beşte Beş'' projesi kapsamında, önümüzdeki 5 yılda hayata geçirmeyi düşündüğü inovasyonları açıkladı.
IBM'den yapılan açıklamaya göre proje, gelecekte şehirlerde yaşayan insanların daha güçlü bağışıklık sistemine sahip olması, binaların çevrelerini tıpkı canlı organizmalar gibi algılayıp tepki vermesi, otomobillerin ve otobüslerin çok düşük enerjiyle çalışmasını kapsıyor.
IBM'in öngördüğü inovasyonlara göre, akıllı sistemler şehirlerin su gereksinimini karşılayıp enerji tasarrufu sağlayacak, şehirler ortaya çıkan krizlere, acil durum çağrısına gerek kalmadan yanıt verebilecek.
IBM'in, şehirlerdeki yetkililere, hastanelere, okullara ve işyerlerine, H1N1 virüsü ya da mevsimsel grip gibi bulaşıcı hastalıkların daha etkin şekilde tespit edilmesi, izlenmesi, bunlara yönelik hazırlık yapılması ve önlem alınmasında yardımcı olacak araçlar sağlayacağı, elektronik ortamdaki sağlık kayıtlarında yer alan tıbbi bilgilerin, hastalıkların yayılmasını engellemek ve hastaların iyileştirilmesini sağlamak amacıyla güvenli bir şekilde paylaşılmasına dayalı ''sağlık amaçlı internet'' kullanımını hayata geçireceği bildirildi.
Günümüzde, binada yer alan ısıtma, su, kanalizasyon, elektrik gibi sistemlerin çoğunun birbirinden bağımsız olarak idare edildiğinin altı çizilen açıklamada, gelecekte, bu sistemlerin çevrelerinde olup bitenleri hızla algılayıp yanıt veren canlı bir organizma gibi işleyeceği belirtildi.
Böylece, vatandaşların korunmasının sağlanacağı, kaynaklardan tasarruf edileceği ve karbon emisyonlarının azalacağı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:
''Binaların içindeki binlerce algılayıcı, hareket eden canlıları, sıcaklığı, kullanılan alanları ve ışığı izleyerek, ihtiyaçları tespit edebilecek. Böylece binalar, yalnızca doğada bir yer işgal etmekle kalmayıp, gereksiz tüketimi engelleyerek doğal çevreye katkıda bulunacak. Fosil yakıtla çalışan otomobillerin ve şehiriçi ulaşımda kullanılan otobüslerin sayısı giderek azalacak. Araçlarda, sürüş sıklığına bağlı olarak, günlerce ya da aylarca yeniden doldurulması gerekmeyen yeni bir akü teknolojisi kullanılmaya başlanacak. IBM bilim adamları ve çözüm ortakları, söz konusu araçların tek bir dolumla kat ettikleri 80 ile 160 kilometrelik mesafenin, 480 ila 800 kilometreye çıkmasını sağlayacak yeni aküleri tasarlıyor. Otomobil aküleri, şehirlerdeki akıllı şebekelerden yararlanılarak kamuya açık alanlarda doldurulabilecek, doldurma işleminde rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklar kullanılacak. Otomobillerde termik santral bağlantılı enerjilerin kullanılmasına gerek kalmayacağı için, karbon emisyonları ve gürültü kirliliği azalacak.''
BİZE ULAŞIN