Gupse Özay: Bu filmi bana emanet etmeleri çok hoştu!

'Deliha 2' filmiyle ilk kez yönetmen koltuğuna oturan Gupse Özay, filmin kendisine emanet edilmesinden dolayı çok duygulandığını söylüyor: Daha önce belgesel ve kısa film çekmiştim ama ilk kez böylesine büyük bir prodüksiyon bana emanet edildi. Bu, çok heyecan verici ve güzeldi

  • Cuma 12.01.2018
Gupse Özay: Bu filmi bana emanet etmeleri çok hoştu!

İLKER GEZİCİ

Gupse Özay'ın yazıp yönettiği ve başrolünde oynadığı BKM yapımı 'Deliha 2' adlı film, bugün gösterime girdi. Özay ve filmde ilkokul arkadaşını canlandıran Eda Ece ile buluşup 'Deliha 2'nin perde arkasını konuştuk...

Gupse Özay: Bu filmi bana emanet etmeleri çok hoştu!

Dört yıl aradan sonra 'Deliha' filminin ikincisi seyirciyle buluşuyor. Karakterin bu kadar ilgi görmesini neye bağlıyorsunuz?

GUPSE ÖZAY: İlki belli bir yaş sınırıyla girmişti ama TV'de yayınlandıktan sonra filme ekstra bir ilgi oldu. Çocuklar karakteri çok sevdi; sanırım sevimli geliyor onlara. Çoğunlukla şunu duyuyorum: 'Aynı benim küçüklüğüm, aynı benim ergenliğim.' Ben de kendimden yola çıkarak yarattım bu karakteri.

Gupse Özay: Bu filmi bana emanet etmeleri çok hoştu!

ERKEK FATMA GİBİYDİM

'Zeliha' gibi kızlar var mıydı hayatınızda?

G.Ö.: Vardı. Çocukken suratımda afacan bir ifadeyle sürekli yaramazlıklar yapan, erkeksi hareketleri olan bir kızdım. Abim vardı ve sokakta da hep erkeklerle oynadığım için onlarla yarışan biriydim. 'Ben de döverim, ben de yaparım' gibi tavırlarım vardı. Küçükken bana 'Erkek Fatma' diyorlardı. Prenses gibi büyümedim.

Gupse Özay: Bu filmi bana emanet etmeleri çok hoştu!

Ama Eda Hanım sizin sanki prenses gibi büyütülmüş bir haliniz var...

G.Ö.: Öyle görünüyor ama annesi hiç öyle anlatmıyor; çok cadıymış.

EDA ECE: Evet, cadıydım. Evin en küçüğüydüm. İki ablam var. Biriyle yedi, diğeriyle dokuz yaş var aramızda. O yüzden pek çok şeyi bilerek büyüdüm. Bu aynı zamanda bir olgunluk da veriyor.

Gupse Özay: Bu filmi bana emanet etmeleri çok hoştu!

Filmdeki 'Zeliha' kimine çok antipatik geliyor, kimi de onu çok seviyor. Neden sizce?

G.Ö.: Buna alıştım. 'Nurhayat' karakterinde de aynı durum yaşanmıştı; bir kesim çok seviyordu, bir kesim nefret ediyordu ondan. Çok yüksek enerjili karakterler seyirciyi ya itiyor, ya çekiyor; ortası yok ama ben buna kafamı takmıyorum.

Gupse Özay: Bu filmi bana emanet etmeleri çok hoştu!

BİRAZ STRES OLDUM

Gupse Hanım bu filmde ilk kez yönetmenlik koltuğuna oturdunuz. Neler hissettiniz?

G.Ö.: Çok duygulandım ve heyecanlandım. Kısa film ve belgesel çekmiştim daha önce ama ilk kez böylesine büyük bir prodüksiyon bana emanet edildi. Bana güvenilmesi hoş bir duygu ama ben biraz titiz bir tipim, o yüzden biraz stres oldum.

E.E.: Ben yedi filmde ve üç dizide oynadım; hiç bu kadar huzurlu ve mutlu set görmedim. Gupse hiç yönetmen egosuyla yaklaşmadı, çok arkadaşçaydı

Gupse Özay: Bu filmi bana emanet etmeleri çok hoştu!

'Zeliha'nın, çalışmaya başladığı restoranda yemek yapma maceraları da var. Sizin mutfakla, oklavayla aranız nasıl?

G.Ö.: O kadar alakam yok ki... Sosyal medyada paylaştığım afişin altına oklava yazdım, meğer merdaneymiş. 'Yemekle aram yok' diyemem ama çok hakim değilim. Eda daha iyi; sete kek yapıp getiriyordu.

E.E.: Sen de az değilsin; böyle anlattığına bakmayın. Bir sahne için çalışmaya evine gittim, beş dakikada bana kıymalı makarna yaptı.

Gupse Özay: Bu filmi bana emanet etmeleri çok hoştu!

Herkes 'Zeliha'nın ilk filmdeki aşkı 'Cemal'i soruyor. Ne oldu 'Cemal'e?

G.Ö.: Evet, 'Cemal'i soruyorlar ama hikaye başka bir yöne evrildi. Aşkı beklemeye aldı, kariyere odaklandı 'Zeliha'. Herkes evlenmesini istiyordu, ben de öyle düşünüyordum, hatta senaryosu da var ama bir kıza hayatının başarısı olarak evlenmeyi vermeyeyim dedim. Önce kendini bir tamamlasın istedim. İzleyen genç kızlara da 'Evlenip aile kurmak hayattaki tek amacınız olmasın' mesajını vermek istedim.

Filmi, 'Feminist yaklaşımı var' diye eleştirenler var.

G.Ö.: Ben bir kadınım ve önce kadının kendisini var etmesini isterim. 'Deliha'da da bunu yapmaya çalıştık.

BİZE ULAŞIN