Son zamanların popüler diyeti meğer o hastalığın ilacıymış...

Ketojenik diyet, epilepsi hastalarına uygulanan ve yaşam kalitesini artıran bir diyet modeli. Herkese uygun bir zayıflama metodu olmadığı için kolay kilo kaybetmek amacıyla yapılması çok sakıncalı. İşte Selahattin Dönmez'den ketojenik diyetle ilgili bilinmesi gerekenler...

Son zamanların popüler diyeti meğer o hastalığın ilacıymış...

Spor salonları ve zayıflama sektöründe, spor hocaları ve diyetisyen olmayan kişiler tarafından kolay kilo kaybı için önerilen ketojenik diyetleri uygulayan birçok kişinin olduğunu biliyorum.

Son zamanların popüler diyeti meğer o hastalığın ilacıymış...

Sağlıklı bir zayıflama metodu olmayan bu yöntem, aslında çocukluk çağındaki epilepsi hastaları için doktor ve diyetisyen eşliğinde yaşam kalitesini artıran bir tedavi şekli.

Son zamanların popüler diyeti meğer o hastalığın ilacıymış...

Ketojenik diyet, epilepsi hastalarında uygulanan, yüksek yağ, düşük karbonhidrat ve orta düzeyde protein içeren diyet modelidir. Vücuda karbonhidrat kaynaklarının alınmaması, enerji üretimi için yağların kullanımına neden olur. Bunun sonucu vücutta beta hidroksi bütirik asit ve aseton gibi beynin enerji kaynağı olan keton cisimcikleri oluşur. Bu keton cisimcikleri nöronlar arasında iletişimi sağlayan maddeler olan nörotransmitter salınımını azaltarak epilepsi hastalarında nöbetlerin oluşumunu engeller. Ayrıca nöbetler sonucunda oluşan, vücuda zarar veren reaktif oksidanları azaltarak inflamasyonu önler.

Ketojenik diyet mutlaka bir beslenme uzmanının içerisinde yer aldığı sağlık ekibi tarafından uygulanmalı, hastanın sürekli gözetimi sağlanmalıdır.

Son zamanların popüler diyeti meğer o hastalığın ilacıymış...

DÖRT ÇEŞİDİ VAR

Klasik, Modifiye Atkins, MCT diyeti ve LGIT diyeti olmak üzere dört çeşit ketojenik diyet tipi bulunmakta. Klasik ketojenik diyet, bunlardan en kısıtlayıcı ve uygulaması en zor olanı. Ancak diyet tipleri arasında en yüksek ketojenik etkiyi oluşturma özelliğine sahip. Klasik ketojenik diyette her yiyecek ve içeceğin mutfak tartısında gramlarının ölçülerek hesaplanan miktarlarda tüketilmesi gerekiyor.

Orta zincirli yağ asitlerini içeren MCT diyeti, klasik ketojenik diyete kıyasla daha fazla karbonhidrat içerirken yağ miktarı daha azdır. Ancak MCT diyetinin ketojenik potansiyelinin yüksek olması bu diyetin etkinliğini artırıyor. Bu diyette toplam enerjinin yüzde 60'ını oluşturan orta zincirli yağ asitleri sindirim için safra tuzlarına gereksinim duymaz, direkt bağırsak hücrelerinde emilir ve hızla dolaşıma taşınarak karaciğer tarafından ketonlara dönüştürülür.

Son zamanların popüler diyeti meğer o hastalığın ilacıymış...

2000'li yılların başında daha kolay olan Modifiye Atkins ve LGIT diyetleri kullanılmaya başlamıştır. Her iki diyette de günlük enerjinin yüzde 60-70'i yağlardan sağlanır ve protein kısıtlanmaz. Bu diyetler klasik tipte olduğu gibi tüketilen her besinin gramlarının hesaplanmasını gerektirmez; porsiyonlar su bardağı, çay kaşığı gibi standart ölçülerle belirlenir.

Düşük glisemik indeks diyetinde glisemik indeksi 50'nin altında olan yani kan şekerini çok hızlı yükseltmeyen tam tahıllar, sebzeler, kurubaklagiller gibi yüksek lifli karbonhidrat kaynakları önerilir ve karbonhidratlar için günlük tüketilmesi gereken miktar 40-60 gramı geçmemelidir.

Son zamanların popüler diyeti meğer o hastalığın ilacıymış...
Son zamanların popüler diyeti meğer o hastalığın ilacıymış...

DİYETİN ETKİNLİĞİ

427 çocuk üzerinde yapılan bir çalışmada 4:1 klasik diyet uygulanmasından üç ay sonra, çocukların yüzda 55'inde epileptik nöbetlerin kesildiği, yüzde 85'inde nöbet sayısının azaldığı gözlenmiştir.

Modifiye Atkins Diyeti'ni uygulayan çocukların yüzde 10'unda tamamen nöbet kontrolü sağlanırken yüzde 60'ında nöbet sayısında azalma gözlenmiştir.

270 yetişkin üzerinde yapılan çalışmada ise klasik ketojenik diyet uygulayanların yüzde 52, Modifiye Atkins Diyeti uygulayanların yüzde 34'ünde nöbet sıklığı azalmıştır.

Son zamanların popüler diyeti meğer o hastalığın ilacıymış...

Ayrıca Modifiye Atkins Diyeti'ne uyum, diğer diyetten daha fazla bulunmuştur. Diyete uyumdaki değişiklikler nedeniyle diyetlerin etki oranı değişken olsa da ketojenik diyet uygulamasıyla özellikle epilepsi türleri olan West Sendromu ve Lenox Gastaut Sendromu'nda yüksek başarı elde edilmiştir.

BİZE ULAŞIN