80 yıllık Dünya Kupası'nda neler oldu?

  • Pazartesi 12.07.2010
80 yıllık  Dünya Kupası'nda neler oldu?

Acısıyla, tatlısıyla, golleriyle ama en çok da vuvuzelasıyla bir Dünya Kupası daha geride kaldı ve finlade Hollanda'yı uzatmalarda yenen İspanya dünya şampiyonu oldu. Futbolseverler, 1978'den sonra yeniden Güney Amerika'ya taşınacak ve Brezilya'da düzenlenecek 2014 Dünya Kupası için epey bir süre beklemek zorunda kalacak. Ancak beklerken en çok konuşulacak olan da şüphesiz vuvuzela değil herkesi ondan daha çok çıldırtan hakem kararları olacak. Mutlaka her Dünya Kupası içinde barındırdığı olaylarla anılır, hatırlanır. Sürpriz yapan ülkeler, yıldızı parlayan futbolcular akıllarda yer eder. Biz de geride kalan 19 Dünya Kupası'na bir bakmak istedik bugünkü final öncesi. Ne zaman nerede olmuş, kim kazanmış, geride nasıl bir tortu bırakmış... 

Serkan Ünlü
Editör
SABAH Gazetesi

80 yıllık  Dünya Kupası'nda neler oldu?

HER ŞEYİ BAŞLATAN NE TOPÇU, NE EKONOMİST...
 
1900'lerin başında Belçikalı futbol hastası Count van der Straten Pouthoy, dünya ülkelerini bir araya toplayıp bir turnuva düzenlemek için bir arayışa girer. Yanına da çok doğru bir ismi alır: Hollandalı banker Cornelius Hirschmann. Yıllar içinde oluşacak futbol ekonomisinin belki de geleceği noktayı gören Hollandalı banker, İngiltere Futbol Federasyonu ve 1904 yılında kurulan FIFA nezdinde girişimlerde bulunur. Ancak sonuç alamaz. Çünkü futbol tarihinin akışını değiştirmek bir bankere değil bir hukukçuya nasip olacaktır. Fransız Jules Rimet 1921 yılında FIFA'nın başına geçer. Günümüze kadar sadece 8 başkan gören FIFA'da tam 33 yıl görev yaparak bir rekora imza atar. Ancak tarihe oluşumuna sağladığı katkı ile 1970 yılına dek adını taşıyacak Dünya Kupası ile geçer. Rimet, FIFA'nın 1929 yılında Barselona'da yaptığı toplantıda kupayı resmen ilan eder.

80 yıllık  Dünya Kupası'nda neler oldu?

1. 1930 Uruguay / Uruguay
Avrupalılar gelmedi, ev sahibi şampiyon oldu

 
Her şeyin başladığı yer... 1924 Paris ve 1928 Amsterdam Olimpiyatlarında futbolda şampiyon olan Uruguay'ın dünyaya 'Gelin bir de evimde şampiyon olmak istiyorum' dercesine yaptığı davete sadece 13 ülke olumlu yanıt vermişti. Dünyada ekonomik kriz, Güney Amerika'ya ulaşımın aylar sürecek olması katılımın çok olmasını engelledi. Avrupa’dan sadece 4, Amerika kıtasından ise 9 ülke Uruguay’a geldi.  Davet usulü ile düzenlenen elemesiz tek Dünya Kupası'ndaki maçların tamamı başkent Montevideo’da oynandı. 18 Dünya Kupası maçına ev sahipliği yapan Montevideo dünyanın en şanslı başkentiydi. Uruguay'ın kuruluşunun 100. yılı için yeni inşa edilen 90 bin kişilik Centerario Stadı finale ev sahipliği yaptı. 4-2’lik Arjantin galibiyeti ile Uruguay ‘Jules Rimet Kupası’nı alarak ilk dünya şampiyonu oldu.

80 yıllık  Dünya Kupası'nda neler oldu?

2. 1934 İtalya / İtalya
Mussolini'yi sevindirdiler

1922 ile 1943 yılları arasında İtalya'da faşizmin rüzgârını estiren Mussolini'nin gölgesi altındaki Dünya Kupası bu kez 8 kente yayıldı. Elemelerle katılım hakkı kazanan 16 ülkeden tam 12'si Avrupa kıtasındandı. İlk şampiyon Uruguay kendi şampiyonasına gelmeyen Avrupa ülkelerini protesto ederek şampiyonaya katılmadı. Finalde Çekoslavakya'yı 2-1 yenen İtalyanlar hem Mussolini'nin hem de tüm İtalya'nın yüzünü güldürdüler. Ancak kadrolarındaki 4 Arjantin asıllı oyuncu kupalarını gölgelemişti. Hele de 1930'da Arjantin milli formasıyla finalde kupayı Uruguay'a kaptıran Luis Monti'nin bu kez 1934'te İtalya ile kupaya uzanması unutulmayacaktı. Tüm dünya kupalarına katılacak olan Brezilya, bu şampiyonaya gelmek için 11 günlük gemi yolculuğundan da çekinmedi.

80 yıllık  Dünya Kupası'nda neler oldu?

3. 1938 Fransa / İtalya
Brezilya golcüsünü kendine saklayınca...


Eleme sisteminin artık oturduğu turnuvada 32 ülkeden 16'sı katılım hakkı kazanmıştı. Ancak son anda Hitler'in Avusturya'yı işgali ile var olan ülke sayısı 15'e düşünce kurada çıkan İsveç maç yapmadan çeyrek finale kaldı. Yarı finalde İsveç'i 5-1 ile gole boğan Macaristan ise finale kalmakta zorlanmadı. Diğer bir çeyrek final maçında ev sahibi Fransa, İtalya'ya boyun eğince 'Fransız kalmak' deyiminin de temelleri atılmış oldu. Turnuvanın dikkat çeken takımı Brezilya, 11 golle kupanın gol kralı olacak Leonidis'i yarı finalde son şampiyon İtalya karşısında oynatmayıp finale saklayınca finali de takım halinde izlemek zorunda kaldılar. Finalde İtalya, Macarlar'ı 4-2 yenerek 4 yıl sonra ikinci kez dünya şampiyonu oluyordu. Bu turnuvada futbol dünyasındaki önemli bir uygulamaya da son verildi. O güne kadar kupada berabere sonuçlanan maçlarda uzatma oynanıyor, eşitlik bozulmaz ise takımlar 4-5 gün sonra tekrar karşılaşıyorlardı. Ancak bu kupada tam 3 maçta 120 dakikalar sonucunda eşitlik bozulmayınca fazladan 3 maç 5'er gün sonra yeniden oynanmış, bu da bütün kupa fikstürünü alt üst etmişti. Bu yüzden eşitlik halinde yeni bir maç prensibine burada son verildi.

80 yıllık  Dünya Kupası'nda neler oldu?

4. 1950 Brezilya / Uruguay Maracana mezar oldu, Barbosa'ya ömür boyu ceza

Dünya Kupası 2. Dünya Savaşı nedeniyle 1942 ve 1946 oynanamadı. 1950 yılında ise Brezilya kupa organizasyonunu yeniden Güney Amerika'ya taşıdı. Ancak uzun süren savaştan sonra dünya yaralarını saramamış olacak ki, Türkiye'nin de aralarında olduğu tam 10 ülke parasızlık vb sebeplerle Brezilya'ya gidemedi. Türkiye'nin ilk kez katılım hakkını elde edip erişemediği kupadaki ülke sayısı 13'te kaldı. Bu sayının az olması kupada ilk kez uygulanacak grup sistemini de alt üst etti. İki tane dörderli, bir tane üçlü diğeri de ikili 4 grup oluşturuldu. Bu grupların liderleri final grubunda lig benzeri bir mücadele verdi. Futbolun beşiği olarak anılan İngiltere katıldığı bu ilk Dünya Kupası'nda önce ABD ardından da İspanya'ya yenilerek grup sonuncusu olup beşiğe geri döndü. 4 takımlı ilk grubundan çıkan Brezilya ile sadece Bolivya'yı yenip (8-0) final grubuna yükselen Uruguay final grubunun son maçında karşılaştı. Dünya Kupası tarihinin belki de en kötü sisteminde Brezilya'ya evindeki bu son maçta beraberlik alması bile yetecekti. Çünkü final grubunda 2 maçta 4 puan toplamıştı. Fakat 3 puanı olan Uruguay galip gelmek zorunda idi. Maç 1-1 devam ederken 79. dakikada gelen gol Uruguay'ı bir kez daha şampiyonluğa taşıdı. Maçı o zaman yeni inşa edilmiş ünlü Maracana Stadı'nda seyreden 200 bine yakın kişiden 50 bininin stadyumu terk etmediği, saatler süren sessizce bekleyiş yaşandığı rivayet edilir. O gün ileri çıktığı için ikinci golü yiyen kaleci Barbosa'ya olan öfke yıllar sürer. Öyle ki, 1994'te Dünya Kupası sırasında ABD'de milli takım kampını ziyaret etmek isteyen Barbosa içeri alınmaz.

80 yıllık  Dünya Kupası'nda neler oldu?

5. 1954 İsvçre / Federal Almanya
Bir yazı-tura ile değişen kaderimiz

Türkiye'nin katıldığı ilk Dünya Kupası. Hem de İspanya'yı eleyerek gittiğimiz kupa. İspanya ile oynadığımız iki maçta taraflar birer galibiyet alınca tarafsız saha Roma'da son bir maç oynanır. Ancak sonuç 2-2. Uzatmalarda da skor değişmeyince - O zaman penaltılar olmadığı için- para atışı yapıldı. Hakemin yazı mı tura dediği kaptanımız Turgay Şeren, kararı kenardaki İtalyan top toplayıcı bırakır. Franco adlı çocuğun işaret ettiği 'yazı' Türkiye'nin de yazısını değiştirir ve ilk Dünya Kupası serüvenimiz başlar. Türkiye grupta Federal Almanya, Macaristan ve Güney Kore ile eşleşir. Almanlara 4-1 yenilip Kore'yi 7-0 yeneriz. O zamanki sistem gereği Macarlar ile değil de tekrar Almanlar ile oynadığımız son maçı da 7-2 kaybedince eve dönüş kaçınılmaz. Bizim gruptan 2. sırada çıkan Almanya; bizim gruptan lider çıkan Macaristan ile finalde karşılaşır. Çeyrek finalde Brezilya, yarı finalde Uruguay gibi devleri eleyen efsane futbolcu Puşkaş'lı Macarlar grupta 8-3 yendikleri Almanlar karşısında kesin favoridir. Ancak Almanya finali 3-2 kazanıp ilk kupasını alır.

80 yıllık  Dünya Kupası'nda neler oldu?

6. 1958 İsveç / Brezilya
17'lik Pele'nin 6 golle getirdiği kupa ve gözyaşları


Türkiye'nin İsrail'le eleme oynamayı reddettiği için gidemediği bu kupada grup sistemi ilk defa layıkıyla oynandı. Ancak gruplar bugünkü gibi kura ile değil de dünyada yaşanan Soğuk Savaş döneminin dengelerine uygun olarak belirlendi. Her grupta Batı Avrupa, Doğu Avrupa, Britanya ve Güney Amerika'dan birer ülke yer aldı. Finalde ev sahibi İsveç ile karşılaşan Brezilya 5-2'lik skorla ilk kupasını kazandı. Kupanın öne çıkan en önemli ismi ise gelecek yıllara damgasını vuracak olan Brezilya'nın bir yedek futbolcusu idi. Asıl adı Edson Arantes do Nascimento olan ancak Pele denilen 17'lik yıldız biri çeyrek, üçü yarı final ikisi de finalde olmak üzere oynadığı 4 maçı 6 golle bitirip turnuvaya damga vurur. Kupa kazanılınca ağabeylerinin omuzlarında gözyaşlarına boğulan Pele bir anda dünyanın sevgilisi olur. Bu kupa bir Türk gazeteci için de büyük önem taşıyacaktır. Bugüne kadarki 19 Dünya Kupası'nın 10'unu yerinde gözleriyle izleyen gazeteci ağabeyimiz Halit Kıvanç, 17 yaşındaki yedek futbolcu Pele ile kupa öncesinde kimse onu tanımazken bir röportaj yapar. Kupa biterken Kıvanç, nasıl büyük bir iş başardığını, o röportajı neden ve nasıl yaptığını, Pele ile yıllar süren dostluğunu 'Kupaların Kupası Dünya Kupası' isimli kitabında ayrıntıları ile anlatır. 

BİZE ULAŞIN