Zamanda Yolculuk

20 OCAK 1793- Fransa Kralı XVI. Louis giyotinle idam edildi.  Fransa'da 1789'da patlayan ihtilal, Kral XVI. Louis'in mutlak otoritesine son vermişti. Kral önce haklarından feragat etti ama entrikaya dayalı politikasından vazgeçmemesi üzerine tahtından indirildi, ihanetle suçlanıp yargılandı ve idama mahkum edildi. Kralın karısı Kraliçe Marie Antoinette de aynı senenin 16 Ekim'inde giyotine yollandı.

HAZIRLAYAN: NİLÜFER ŞENSÖZ

 
20 OCAK 1895-
Darülaceze kuruldu. 1895 yılında padişah II. Abdülhamit'in fermanı üzerine Sadrazam Halil Rıfat Paşa tarafından Okmeydanı'nda 27.000 metrekarelik bir alan üzerine kuruldu.

 

20 OCAK 1918- Midilli Kruvazörü, İmroz açıklarındaki mayınlara çarparak battı. Osmanlı savaş gemisi. Alman yapısı olup asıl adı Breslau’dur. 10 Ağustos 1914′te İngiliz gemilerinden kaçan Yavuz (Goeben) zırhlısıyla birlikte, İstanbul’a sığındı. Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı’na katılmadığından bu iki gemiyi satın aldığını ilân etti, ama Alman mürettebat, gemilerde kalmıştı. Karadeniz’de Novorossisk Limanı’nın (Rusya) bombalanmasına katıldı (29 Ekim 1914). İmroz Adası’na yapılan bir saldırı sırasında battı. 4.550 tonluk bu kruvazörün hızı saatte 27 deniz miliydi. 105 mm.lik 12 topu ve 450 mm.lik bir torpido kovanı vardı.

20 OCAK 1918- Gazi Ahmet Muhtar Paşa öldü.
Gazi Ahmet Muhtar Paşa olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nin Kafkasya cephesi komutanı, asker, gökbilimci, yazar, eğitici ve devlet adamıydı.
Ayrıca 1912 yılında kısa bir süreyle Osmanlı Devleti'nin sadrazamlığını yapmıştır.93 Harbi'nin Kafkasya cephesi kahramanı ve sonradan V. Mehmet Reşat saltanatında 22 Temmuz 1912 - 29 Ekim 1912 tarihleri arasında üç ay sekiz gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı askeri ve devlet adamı.

 

20 OCAK 1921- TBMM'nin oluşumunun ardından, 23 maddelik ilk anayasa ''Teşkilatı Esasiye'' kabul edildi.20 Ocak 1921 tarihli ilk Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, Türkiye'nin ilk Anayasası.

MADDE 1.- Hakimiyet bilâkaydü şart milletindir. İdare usulü, halkın mukadderatanı bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir.

MADDE 2.- İcra kudreti ve teşri salahiyeti milletin yegâne ve hakiki mümessili olan Büyük Millet Meclisinde tecelli ve temerküz eder.

MADDE 3.- Türkiye Devleti, Büyük Milleti Meclisi tarafından idare olunur ve hükûmeti "Büyük Millet Meclisi Hükûmeti" unvanını taşır.

MADDE 4.- Büyük Millet Meclisi, vilâyetler halkınca müntehap azadan mürekkeptir.

MADDE 5.- Büyük Millet Meclisinin intihabı iki senede, bir kere icra olunur. İntihap olunan azanın azalık müddeti iki seneden ibaret olup fakat tekrar intihap olunmak caizdir. Sabık heyet lâyik heyetin içtimaına kadar vazifeye devam eder. Yeni intihabat icrasına imkân görülmediği takdirde içtima devresinin yalnız bir sene temdidi caizdir. Büyük Millet Meclisi azasının herbiri kendini intihap eden vilâyetin ayrıca vekili olmayıp umum milletin vekilidir.

MADDE 6.- Büyük Millet Meclisinin heyeti umumiyesi teşrinisani iptidasında davetsiz içtima eder.

MADDE 7.- Ahkâmı şer'iyenin tenfizi, umum kavaninin vaz'ı, tadili, feshi ve muahede ve sulh akti ve vatan müdafaası ilânı gibi hukuku esasiye Büyük Millet Meclisine aittir. kavanin ve nizamat tanziminde muamelatı nasa erfak ve ihtiyacatı zamanaevfak ahkamı fıkhiye ve hukukiye ile adap ve muamelât esas ittihaz kılınır. Heyeti Vekilenin vazife ve mesuliyeti kanunu mahsus ile tayin edilir.

MADDE 8.- Büyük Millet Meclisi, hükümetin inkısam eylediği devairi kanunu mahsus mucibince intihap kerdesi olan vekiller vasitası ile idare eder. Meclis, icrai hususat için vekillere veçhe tayin ve ledelhace bunları tebdil eyler.

MADDE 9.- Büyük Millet Meclisi heyeti umumiyesi tarafından intihap olunan reis bir intihap devresi zarfında Büyük Millet Meclisi reisidir. Bu sıfatla Meclis namına imza vaz'ına ve Heyeti Vekile mukarreratını tasdika selâhiyettardır. İcra Vekilleri Heyet içlerinden birini kendilerine reis intihap ederler. Ancak Büyük Millet Meclisi reisi Vekiller Heyetinin de reisi tabiisidir.

İdare

MADDE 10.- Türkiye, coğrafî vaziyet ve iktisadî münasebet noktai nazarından vilâyetlere, vilâyetler kazalara münkasem olup kazalar da nahiyelerden terekküp eder.

Vilâyet

MADDE 11.- Vilâyet, mahalli umurda manevi şahsiyeti ve muhtariyeti haizdir. Harici ve dahili siyaset, şer'î, adlî ve askerî umum, beynelmilel iktisadî münasebet ve hükûmetin umumî tekâlifi ile menafii birden ziyade vilâyete şâmil hususat müstesna olmak üzere Büyük Millet Meclisince vaz'edilecek kavanin mucibince Evkaf, Medaris, Maarif, Sıhhiye, İktisat, Ziraat, Nafia ve Muaveneti İçtimaiye işlerinin tanzim ve idaresi Vilâyet Şûralarının salâhiyeti dahilindedir.

MADDE 12.- Vilâyet Şûraları, vilâyetler halkınca müntehap azalan mürekkeptir. Vilâyet Şûralarının içtima devresi iki senedir. İçtima müddeti senede iki aydır.

MADDE 13.- Vilâyet Şûrası, azası meyanında icra amiri olacak bir reis ile mutelif şuabatı idareye memur azadan teşekkül etmek üzere bir idare heyeti intihab eder. İcra selâhiyeti, daimi olan bu heyete aittir.

MADDE 14.- Vilâyette Büyük Millet Meclisinin vekili ve mümessili olmak üzere vali bulunur. Vali, Büyük Millet Meclisi Hükûmeti tarafından tayin olunup, vazifesi devletin umumi ve müşterek vezaifini rüyet etmektir. Vali, yalnız devletin umumi vazaifile mahalli vezaif arasında tearuz vukuunda müdahale eder.

Kaza

MADDE 15.- Kaza yalnız idarî ve inzibatî cüzü olup manevi şahsiyeti haiz değildir. İdaresi, Büyük Millet Meclisi Hükûmeti tarafından mansup ve valinin emri altında bir kaymakama mevdudur.

Nahiye

MADDE 16.- Nahiye, hususi hayatında muhtariyeti haiz bir manevî şahsiyettir.

MADDE 17.- Nahiyenin bir şûrası, bir idare heyeti ve bir de müdürü vardır.

MADDE 18.- Nahiye şûrası, nahiye halkınca doğrudan doğruya müntehap azadan terekküp eder.

MADDE 19.- İdare heyeti ve nahiye müdür, nahiye şûrası tarafından intihap olunur.

MADDE 20.- Nahiye şûrası ve idare heyeti kazaî, iktisadî ve malî salâhiyeti haiz olup bunların derecatı kavanini mahsusa ile tayin olunur.

MADDE 21.- Nahiye, bir veya bir kaç köyden mürekkep olduğu gibi bir kasaba da bir nahiyedir.

Umumi müfettişlik

MADDE 22.- Vilâyetler, iktisadî ve içtimaî münasebetleri itibariyle birleştirilerek, umumi müfettişlik kıtaları vücuda getirilir.

MADDE 23.- Umumî müfettişlik mıntıkalarının umumî surette asayişinin temini ve umum devair muamelatının teftişi, umumi müfettişlik mıntıkasındaki vilâyetlerin müşterek işlerinde ahengin tanzimi vazifesi umumi müfettişlere mevdudur. Umumi müfettişler Devletin umumi vezaifile mahallî idarelere ait vezaif ve mukarreratı daimi surette murakabe ederler.

 

20 OCAK 1936- Ankara’da toplanan Sanayi Kongresi’nde İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı kabul edildi.İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı’nın esaslarının hazırlanması ve görüşülmesi için çağrılan uzmanlar 20 Ocak’ta İktisat Bakanlığı konferans salonunda toplandılar. Kongreyi açan İktisat Vekili Celal Bayar, söylevinde, Türkiye’nin sanayileşmesi konusunda kimsenin tereddüdü olmadığını, yapılacak işlerin
çokluğuna karşı özel sermayenin kudret ve miktarının sınırlı olduğunu, sanayileşme özel sermayeye bırakılırsa iki yüzyıllık bir bekleme devresi geçirmenin lazım geleceğini söyledi. Devletçiliğin Türkiye’nin ihtiyacından doğduğunu ekledi. Kongre 24 Ocak’ta sona erdi. Uzmanların verdikleri raporlardan yararlanılarak hazırlanan İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı projesi Başbakanlığa sunuldu.


20 OCAK 1936- Sinemaların esas filmle beraber bir de ''öğretici film'' göstermek zorunda olduğuna ilişkin yasa çıktı.

20 OCAK 1947- Fransa'da Charles De Gaulle, politikadan çekildiğini açıkladı ve görevinden istifa etti.
Fransız devlet adamı, asker ve yazar, Fransa'da Beşinci Cumhuriyet'in mimarı. Askeri Akademi'yi bitirdikten sonra orduya katıldı ve I. Dünya Savaşı'nda Almanya'ya esir düştü. Savaş sonrasında 1925'te Yüksek Savaş Konseyi üyeliğine getirildi. Çeşitli Fransız kolonilerinde görev yaptıktan sonra Konsey Sekreterliği üyeliğine kabul edildi. II. Dünya Savaşı'nın başlaması ile tuğgenerallığa yükselen Gaulle, Almanya ile ateşkesin imzalanması üzerine İngiltere'ye gitti. Onun gelişigüzel bir araya toplanmış bir avuç siyasal yandaşında ve ilerde Özgür Fransa Kuvvetlerini oluşturacak gönüllülerden başka destekçisi yoktu. Londra'da İngiliz hükümetiyle ilişkilerini yürütmekte güçlüklerle karşılaşan de Gaulle, alınganlığı ve yanlış yargılarıyla sık sık gerginliğin daha da artmasına neden oldu. 1943'te karargahı, Cezayir'e taşıdı ve Fransız Ulusal Kurtuluş Komitesi'nin başına geçti. Eylül 1944'te kurduğu gölge kabine ile birlikte Paris'e döndükten sonra birbirini izleyen iki geçici hükümetin başkanlığına getirildi. Ama koalisyon partileri ile arasındaki sürtüşmeler sonucu Ocak 1946'da ansızın başbakanlıktan istifa etti.

 

BİZE ULAŞIN