Hayati organlarımız - Beyin

Hayati organlarımız - Beyin

HAYATİ ORGANLARIMIZ

BEYNİMİZ VE KALBİMİZ

BU YAZIDA; SAĞLIK SORUNLARI YAŞAMIŞ ÜÇ ADAMIN HİKÂYESİNİ VE HAYATİ ORGANLARINIZIN DAHA UZUN SÜRE, DAHA İYİ ÇALIŞMASI İÇİN YAPABİLECEKLERİNİZİ OKUYACAKSINIZ. UYARIYORUZ; BU YAZILARI KELİME KELİME OKUMADAN, SAYFANIZI KAPATMAYIN!

Kaynak: Esquire

Hayati organlarımız - Beyin

12 YAŞINDAYKEN, beynimle ilgili, mantık sınırlarını zorlayacak derecede takıntılarım vardı; her bir nöronumun (1) kutsal olduğunu ve onları zararlı dış etkenlerden korumam gerektiğini düşünürdüm. İnanın, karbonmonoksit belası gri hücrelerime zarar vermesin diye, otomobile binmekten bile imtina ederdim. Kimsenin, kafama; vurmasına, dokunmasına veya kafamı okşamasına izin vermezdim. Büyükannem yanağıma bir öpücük kondurmak için geldiğinde bile, uzak durabilmek için akla karayı seçerdim. Daha sonra, bu takıntılarım, başka bir hâl aldı. Zekâmın, mükemmel işleyen bilgisayarlarla yarışacak düzeyde olmasını istedim. Süper bilgisayarlar, birçok veriye ihtiyaç duyardı ve bu açığı kapatmak için, deli gibi ansiklopedi okudum. Keseli sıçanların 13 tane göğüs ucu olduğunu, René Descartes’ın şaşı kadınlara ilgi duyduğunu duymuş muydunuz? Ben, bu bilgileri ön lobumda (2) saklıyorum.

Hayati organlarımız - Beyin

GEÇENLERDE, yazdığım bir kitap için, akıl sağlığıyla ilgili bilgi topluyordum. Okuduklarımdan, şöyle bir çıkarım yaptım; beyin, bir kastır. Evet, beyin bir kastır ve kaslara yaptığınız gibi, onu; çalıştırmak, gevşetmek ve beslemek zorundasınızdır. Biliyorum ki, 40’lı yaşlara geldiğimde, beynim de karın bölgem gibi yumuşayıp gevşeyecek. Bir anda, 20’li yaşlardaki beyinler, benim yerimi almak için etrafımı saracak. Eğer yerimi kaptırmak istemiyorsam, art beynimi (3) bir an önce kontrol altına almam gerekiyor.

Hayati organlarımız - Beyin

OKUDUĞUM KİTAP; mantık, hafıza ve zekâ oyunlarından oluşan bir reçete sunuyordu. Ben de, bulmacalara dadandım. Bir araştırmaya göre, haftada dört gün bulmaca çözmek, demans veya diğer adıyla bunama ihtimalini %50 azaltıyor. Daha sonra, “Train Your Brain” adlı kitaba dadandım. Kitabın yazarı Dr. Ryuta Kawashima, her gece, basit matematik denklemlerini olabildiğince hızlı çözme egzersizleri öneriyordu. Nedeni açıktı; bu antrenmanlarla, beynin prefrontal korteksine (4); oksijen, kan ve birçok aminoasidin daha çok gitmesini sağlayabiliyordunuz. Bu da; daha çok nöron, daha çok nöronlar arası iletişim ve daha sağlıklı bir beyin anlamına geliyordu. Çözmeye çalıştığım denklemler, gerçekten çok basitti. Ancak altı haftada denklemleri çözme hızımı 15 saniye kadar geliştirince, kendimi iyi hissettim. Erkeksi tarafım, kendini güçlü hissediyordu.

Hayati organlarımız - Beyin

FARKLI ÇALIŞMALARI DENEDİM

Cebimdeki bozuk paraları, dokunarak tanımaya çalıştım. Kabartma yazıları, görme engelliler için geliştirilen “braille” alfabesiyle okumaya çalıştım. Şiirler ezberledim. Dr. Norman Doidge, “The Brain That Changes Itself” adlı muhteşem kitabında, 19. yüzyılda okullarda uygulanan ezberci metotların işe yarar tarafl arı olduğunu iddia ediyor. Doidge’a göre, sayısız şiir ezberlemek zorunda kalan çocuklar, daha hızlı ve akıcı konuşma yetisi kazanıyordu. Ben de birkaç günümü, şiir ezberlemeye ayırdım.

Hayati organlarımız - Beyin

Bu birkaç günün sonunda, kendimi, şiiri rap ritimleriyle okurken buldum. Bulmaca çözmek ve şiir ezberlemek, beyinsel gelişimimize doğrudan etki mi ediyor, yoksa sadece bulmaca çözmede ve şiir ezberlemede mi işimize yarıyor; bunu anlamamız lazım. Fakat şunu söylemeliyim ki, bu egzersizler, bende işe yaradı. Belki de placebo etkisidir (Gerçek bir tedavi yoktur ama ben kendimi inandırıyorumdur.), bilmiyorum. Beynim artık daha zinde. Geçen gün bilgisayarda bir iskambil oyunu oynarken, kâğıtları sayabildiğimi fark ettim. Oyunu yine kaybettim; ama daha önce, galibiyete hiç bu kadar yaklaşmamıştım.

Hayati organlarımız - Beyin

SALT EGZERSİZ YAPMANIN DA yetmeyeceğini söyleyebilirim; beyninizi esnetmeyi de öğrenmeniz lazım. Nöroloji uzmanlarının altını çizdiği bir nokta var; beynimizde, rutinler yaratmamamız gerekiyor. Eğer bir benzetme yaparsak, beynimiz karlı bir dağa benziyor. Bir yolda ne kadar ilerlerseniz, orası o kadar belirginleşiyor ve hep aynı yoldan yürüyorsunuz. Düşünce yolları da aynı şekilde işliyor. Rutin bir düşünme tarzı, sizi hep aynı yola sokuyor. Beyin hücreleri, yeni yollar yaratmayı bırakıyor ve bu durum, sizi daha az yaratıcı kılıyor. “Keep Your Brain Alive: 83 Neurobic Exercises” adlı kitapta, beyni esnetmeye yarayan birçok egzersiz vardı ve ben, onları uyguladım. Mesela; dişlerimi sol elimle fırçaladım (Manyakça!). Evden işe gelirken, farklı bir yol izledim (Daha manyakça!). Önce tatlıyı, sonra tuzluyu yedim (Beni gözetim altına alın!). Bu denemelerin, beni daha zeki kıldığını ya da dendrit sayımı arttırdığını söyleyemem; ancak, daha az robotik ve daha fazla “aklı başında” bir hâl aldığım kesin.

Hayati organlarımız - Beyin

BİR TARAFTAN DA, beynin beslenmeye ihtiyacı var. Beslenmek derken, her ne kadar balık yemenin beyne faydalı olduğunu belirtsem de, gerçek anlamıyla beslenmekten bahsetmiyorum. Sözünü ettiğim şey, beynimin sindirmesine izin verdiğim bilgiler. Okuduğum ve izlediğim şeyler konusunda, artık daha dikkatliyim. Örneğin; fazlasıyla evhamlı bir babayım ve çocukların başına gelebilecek kazalarla ilgili, hafızamda, bu konuya ilişkin sağlıksız derecede büyük bir yer ayırdım. Eğer bacağını elektrikli testereye kaptırmış bir çocukla ilgili bir habere rastlarsam; dakikalarca o haberi okurum, Google’da konuya ilişkin bir araştırma yaparım, olayı hafızamda canlandırırım, o haberi bir anda hayatıma sokarım. Fakat bu tavır, daha önce bahsettiğim rutin yollarımı derinleştirmekten ve takıntılı bir şekilde, dünyanın ne kadar tehlikeli bir yer olduğuna dair inancımı güçlendirmekten başka bir şeye yaramaz. Rutin yolları öldürmek için, Dr. Norman Doidge’ın “beyin kilidi” dediği bir yol var. Bu tür bilgileri yok sayın ve rutin yollarınızı yok edin.

BİZE ULAŞIN