1 Mayıs'ta Ferhat ile Şirin buluştu

31 yıl sonra işçilerin 1 Mayıs'ta Taksim alanına girmesinin ardından DİSK Başkanı Süleyman Çelebi ilk kez, ayaküstü sohbetimizde konuştu:

- Tam alana girdiğiniz andaki duygularınız neydi başkan?
- Kelimelerle anlatmak kolay değil, daha çok içsel yaşanan bir şey. Ama kabataslak özetlemek gerekirse 2 ana duygu egemen oldu benliğime. Birincisi 31 yıl sonra emekçi sınıfın meydanına kavuşması sevinciydi. Ferhat ile Şirin'in kavuşması gibi bir şeydi bu. Zaten bu benzetmeyi yapan da bana mesaj çeken bir işçi kızı. Bazı mesajlarda da "toprağın çatlamış yüzene değen su damlaları gibi aktı oraya emekçiler" diyor.

- İkinci duygu neydi peki?
- Orada biraz hüzün var. Çünkü alana girdiğimizde az ötemde suikast kurbanı eski başkanımız Kemal Türkler'in torunu, 77 1 Mayıs'ında hem de hamile haliyle katledilen ebe hemşiremizin yakınları, o acı olayda canını yitiren diğer bazı şehit işçilerin çocukları vardı. Atatürk anıtına koşan ve Mustafa Kemal'in heykeline sarılıp öpücük konduran kişi bir ambar işçisiydi biliyor musunuz?

ARAYAN, ARANILAN
- Aşırı unsurlar araya sızar provokasyon olur diye endişelendiniz mi?
- Savaş Bey hatırlayın. O meydanda 1976'da ve 1978'de de 1 Mayıs kutlamaları yapılmıştı. Her ikisinde de büyük kalabalıklar vardı. O zamanki sol potansiyel olsun aşırı unsurlar olsun bugünkünden daha kuvvetsiz değildi ki. Ama işçinin örgütlü ve kararlı tavrı işi bulandırmaya çalışanları benimsemiyordu. Gerçek anlamda devrimci gençler ve guruplar işçi sınıfının yanında yer alırken son derece olgun davranıyorlardı. Yine öyle oldu. Sınıf bilincimizin ve sendikalarımızın saygın seviyesi, örgüt kuvveti bu kutsal eyleme zarar verilmesini önledi. Kaldırım taşları sökülüp atılıyorsa bunun nedenini de birileri sorgulamalı.

- 1 Mayıs gecesi hükümetten birilerini vali beyi, emniyet müdürünü aradınız mı, ya da onlardan size bir arama oldu mu? "Karşılıklı anlayış vardı. Sakin geçti teşekkürler" filan gibisinden.
- Ne aradık ne arandık. Ama dünyanın her yerinden kutlama mesajları hala yağmur gibi akıyor.

- Başka?
- (Gülerek) Yarın (bugün) basın toplantısı yapacağım. Gerçi çoğunu sana söyledim yarına ne kaldı bilmem.
BİZE ULAŞIN