Yandaki evde uyuyordu hayatı kurtuldu

Küçük Kevser, her şeyden habersizdi, köyü ziyarete gelen Cumhurbaşkanı eşi Hayrunnisa Gül'ün kucağına verildiği sırada. Biraz huysuzdu, ağladı. Fazla durmadı zaten kendisini seven Gül'ün kucağında. Henüz 1 buçuk yaşında olan Kevser, katliamda annesi Abide, dedesi Orhan, babası Mehmet ve babaannesi Kevser Akyol'u kaybetmişti. Üstelik özellikle babası, sanki ölüme davet edilmişti. O katliam akşamının erken saatlerinde, nakliyecilik yapan babası tuğla yüklemek için, dedesi ise bir arsa satışı nedeniyle Diyarbakır'a gitmişti. Kevser'in babası tuğla yüklü kamyonuyla Cizre'ye doğru yola çıkmıştı. O gece köye gelemeyeceğini ve nişana katılamayacağını, 9 aylık hamile eşi Abide'ye söylemişti. Ancak eşinin ısrarıyla 5 dakika uğramaya adeta mecbur kaldı. Diyarbakır'da işi biten babası Orhan Akyol da köye dönmüş, "Uğra öyle yola git. Takı takmak gerek. Yoksa ayıp olur" demişti oğluna. Çok geçmeden Kevser'in uykusu geldi düğün evinde. Annesi Abide, kızını yan taraftaki ağabeyinin evine götürerek yatırdı. Kevser, saat 21.00'e yaklaşırken başlayan katliamda ne bir silah sesi duydu ne de kendisini bir uyandıran oldu. Kendisi duymadı ama ailesi katledildi o gece, annesi, babası, dedesi, babaannesi... hepsi öldü. Küçük Kevser gibi katliamda, ailesinden birisi daha kurtulmuştu. Halası Deniz Akyol da köydeki bir kız arkadaşıyla birlikte katliam sırasında o evde ancak yan odadaydı. Genç kızı ve arkadaşını, katliamdan sonra köylüler battaniyenin altında saklanırken buldu. Hala yeğen şimdi köyde bir başlarına, akrabalarının yanına kaldı.
BİZE ULAŞIN