Refik Erduran: Satranç hamlesi

15 yıl sonra yazarlığa dönen Erduran, "Halt karıştırmıyorum. SABAH'ta yazmak gibi bir satranç hamlesi yapıyorum'' diyor

Türkiye'nin en sıra dışı kişiliklerinden ve yazarlarından biri olan Refik Erduran, artık yazılarını SABAH için kaleme alacak. Refik Erduran'ı farklı kılan sadece sıra dışı yaşamı değil, aynı zamanda dünyaca ünlü şairimiz Nâzım Hikmet ve eski Başbakanlardan Bülent Ecevit gibi toplum dokusunda büyük iz bırakmış isimlerle paylaştığı, her biri tarihi öneme sahip anıları. Kitap gibi hayatında sayfalar açıldıkça, bir dönemin gizli kalmış anılarını ortaya çıkaran Refik Erduran, 15 yıl önce ara verdiği köşe yazarlığına, kaldığı yerden SABAH'ta devam edecek. Erduran, SABAH'ı neden tercih ettiğini ise şöyle açıklıyor: "Yaftalarla düşünmeyi bırakıp, somut gerçeklerle bakmak lazım. Niye SABAH, işte bunu ilk yazımda anlatacağım."

"HER ŞEYİ YAZACAĞIM"
Tartışmalar yaratan bir yazar olan Erduran, tiyatro yazarlığında yurtçi ve yurtdışında sayısız ödüller aldı. SABAH'a sol bakış açısını katmaya çalışacağını söyleyen Erduran, ''Her şeyi yazacağım. Bizim ülkeye özgü acayip bir durum var: Köşe yazarları her alanın uzmanı geçiniyorlar. Bu acayiplikten yararlanacağım. Her alanda görüşlerimi dile getireceğim. Gerekirse, polemiklerden de kaçınmak gibi bir huyum yok. Önemli olan insanın düşündüğünü açıkça yazması. SABAH'taki meslektaşlardan çoğu öyle yapıyor. Ve benim için çok ilginç oluyorlar'' diyor. En çok beğendiği ve takip ettiği yazarların SABAH yazarları olduğunu belirten Erduran, "Birbiriyle ters düşenler bile ilginç şekilde ters düşüyor'' şeklinde anlatıyor gözlemini. Erduran, ilginç ve renkli yaşamını şu sözlerle özetliyor: ''Her alanda bir şeyler yazdım. İşle uğraşıp yaşamaya boşvermek yanlışını yapmadım. Canımın çektiği her şeyi denedim. Gençliğimde aklım sıra dünyayı düzeltmek üzere devrimcilik , yazarlığın yanı sıra denizcilik, havacılık, karetecilik, - 12 yaşındaki oğlumun ricası 'kuşları vurma baba' ile şimdi vazgeçmiş bulunduğum- avcılık, kadınlarla ilgili bir sürü de densizlik.'' Necef Uğurlu bir kitaba yazdığı önsözünde Erduran'ı şöyle anlatıyor: "Tartışmalar yaratan bir yazarımız. Başka bir şey yapmamış gibi çoğu kişi tarafından 'Nâzım'ı kaçıran, basın için viagrayı ilk deneyen Türk' diye biliniyor. Kore Savaşı'na katıldı. Beyrut'taki, Viyana'daki , Budapeşte'deki serüvenlerde, Bosna cenginde gene o var. En garip huyu başarıdan sıkılması. Yayıncılıkta çığır açan bir yayınevi kurdu. Para kırıyordu; sıkılıp bıraktı. Basının en etkin köşelerinden birinde yazıyordu; sıkılıp bıraktı. Kurduğu tiyatro en büyük salonları dolduruyordu; sıkılıp bıraktı. Parayı umursamamış, inandığı davalar uğruna harcamış elindeki avucundakini. Erduran'ın kendini beğenmesi, övmesi, pazarlaması yok. Nazım'ı kaçırdığını olaydan 32 yıl sonra kendi ağzından değil, eski eşinin Moskova'da duyduklarını basına sızdırmasıyla öğrendik. Bu tuhaf adam Türkiye'nin en önemli oyun yazarı. Cornell'de okumuş; yurt dışında yazdıkları pazar bulmuş sayılı yazarlarımızdan. Ivır zıvırla uğraşma görevlisi, kompleks pazarı medyamızda kimileri görmezden gelmeye çalışsa da, öyle önemli eserleri var ki... Haberi olmayan ya da sıra dışılığa katlanamayanlar o ürünleri kaçırıyorlar. Erduran seneye ne haltlar karıştıracak bilemiyorum ama umarım yine eserler bırakacak." Yukarıdaki yazıyı gösterip düşüncesini sorduğumuz Erduran gülerek, ''Bir 'halt' karıştırmıyorum. SABAH'ta yazmak gibi bir satranç hamlesi yapıyorum'' diyor.

SABAH'ın yazarları ilginç geliyor
Erduran, neden SABAH'ı tercih ettiğini ise şöyle açıklıyor: "İçten olan SABAH yazarları bana ilginç geliyor. Hepsiyle aynı düşüncede değilim. Kızdıklarım da oluyor. Ama SABAH yazarlarının özentili tavırları yok. Bu benim için önemli. SABAH kimi zaman haksız eleştirilere hedef yapılıyor. Temelde subjektif olarak şu soruyu sormak gerekir. SABAH'ın sahipleri 'sağcı' da ötekiler 'solcu' mu? Herkesin yaftalarla düşünmeyi bırakıp, somut gerçeklerle bakması lazım."
BİZE ULAŞIN