TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN

Gül’ün mesajları umutları artırdı

Cumhurbaşkanı’nın Kürt sorunu konusunda Şam’dan verdiği mesajlar yankı buldu. Atılan adımlar olumlu bulunurken, ‘mutabakatın’ önemine dikkat çekildi

Cumhurbaşkanı Gül'ün, Kürt sorununun çözümü için kapsamlı hazırlık yapıldığı mesajı farklı kesimlerde yankı buldu. Görüşlerini SABAH'la paylaşan isimler çözüm konusunda mutabakatın zorunluluğunun altını çizdiler. Kürt sorunun çözümünde herkesi destek olmaya çağıran Cumhurbaşkanı Gül'e ilk yanıt Diyarbakırlı sanayicilerden geldi. Diyarbakırlı işadamları Cumhurbaşkanı Gül'ü ziyaret ederek, sorunun çözümüne ilişkin önerilerini iletecekler. Bölge işadamları, Gül'ün inisiyatif alarak, siyasi partileri, sivil toplum örgütlerini de kapsayan geniş bir zeminde konuyu tartışmaya açmasını isteyecekler. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Galip Ensarioğlu, Gül'ün "Kürt hamlesi" ve sorunun çözümüne ilişkin görüşlerini SABAH'a anlatırken şu ifadeleri kullandı: "Son 30 yıldır çözüme en yakın olduğumuz noktadayız. Birilerinin inisiyatif alması gerekirken en doğru yaklaşımı Sayın Cumhurbaşkanı Gül gösterdi ve siyasilerin önünü açtı. Siyasi partiler, sivil toplum örgütleri çözüm için el ele vermek zorunda. Bir taraftan silahlar sussun deniyor bir yandan da siyasallaşıyor diye tehlikeli diyorsunuz. Kürt sorunun çözümü zor değil. Anayasa'da vatandaşlık tanımı herkesi kapsayacak şekilde düzenlenmeli. Anadilde eğitimin yolu açılmalı. Üniversitelerde Kürdoloji Enstitüsü kurulmalı. Yayınların önündeki engeller kaldırılmalı ve yasal güvence verilmeli. Köy, belde, yer isimleri iade edilmeli. Koşulsuz genel af ilan edilmeli." Gül'ün mesajına ilişkin diğer değerlendirmeler de şu şekilde oldu:

Hükümet diyaloğa açık olmalı (Eski MİT Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş): Gül'ün bu adımı atması ve inisiyatif almasını, başta hükümet ve diğer tüm tarafları sorunun çözümü noktasında teşvik edecek önemli bir adım olarak görmek gerekiyor. Çünkü barışı getirebilecek her türlü adımı kolaylaştırmak şart. Burada hükümet de destek olarak tüm diyalog kanallarını açık tutmalı, sosyal ortamı, kamuoyunu hazırlayabilmelidir. DTP de bu anlamda hükümetin adımlarını kolaylaştırıcı adımları atmalı, demokratik açılımlarla demokratik alanda üzerine düşen tarihi sorumluluğu yerine getirmelidir.

Gül'ün etrafında konsensüs sağlanabilir (HAKPAR Genel Başkanı Bayram Bozyel): Sayın Cumhurbaşkanı'nın inisiyatif alması çok önemli. Çünkü kendisi devlet organları içinde, koordinatör durumunda bulunuyor. Sayın Gül'ün makamı ve kişiliği etrafında bir konsensüs sağlanabilir ve buradan çözüme gidilebilir. Ancak demokratik güçlerin katkı sunabilmesi için, yol haritasının kamuoyuna açıklanmasının önemli olduğunu düşünüyoruz. Gül'ün herkesi sürecin içerisine dâhil etmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Başbakan ve Baykal adım atmalı (DTP Milletvekili Hasip Kaplan): Gül'ün açıklamaları sonrasında iş cesur olma noktasında düğümlendi. Gül'ün açıklamaları sivil toplum kuruluşları, siyasiler, aydınlar ve medyaya yönelik bir çağrıdır. Biz başından beri diyalogdan yana olduğumuzu ifade ettik. Artık sorumlu mercide olanların adım atması gerekiyor. Başbakanın ve ana muhalefet lideri sıfatıyla Deniz Baykal'ın da adım atması lazım.

Meselenin altında ezilenler açısından önemli (KADEP Genel Başkanı Şerafettin Elçi): Sayın Gül'ün hükümeti aşan bir mesele demesi çok önemli. Çünkü hükümetler bu mesele altında eziliyorlar ve sorumluluk üzerimizde kalır korkusuyla cesur adımlar atamıyorlar. Sayın Gül burada devletin üzerinde ittifak ettiği projeyi kamuoyuna açıklamalı ki sürece katkı vermek isteyenler katkılarını sunabilsinler.

Sonuç alınamazsa misli kötümserliğe dönüşür (Prof. Dr. Doğu Ergil): Kürt Sorununda temel sorun sorunun tanısının konulmamasıdır. Tanı konulmadığı için de tedavi ona göre yapılmıyor. Bugün sağlandığı söylenen konsensüs neye göre sağlandı, bunu bu açıdan merak ediyorum. Sayın Gül'ün "Hükümeti aşar" sözü doğrudur. Eğer kalıcı bir çözüm olacaksa, devletin bütün kurumları ve halkın buna destek vermesi gerekiyor ama ben böyle bir şey görmediğimi de ifade etmek zorundayım. Açıklamalar iyimser bir hava yaratıyor ancak sonuç alınamazsa bu misli kötümserliği de getirebilir.

Devletin Kürt meselesinde bir ilk (Eski milletvekili Haşim Haşimi): Kürt meselesinde siyaset ve devlet kurumları arasında öteden beri bir eşgüdüm yoktu. Dolayısıyla daha önce söylenen olumlu sözler günü birlik olarak kalıyordu. İlk defa devlet ve siyaset arasında bir eşgüdüm sağlandı ve sorunun çözümü noktasında herkesin elini taşın altına koyması istendi. Bağbuğ'un bu meseleyle ilgili söyledikleri de siyasi partilerin hareket alanını oldukça genişletti ancak ben siyasi partilerin özellikle CHP'nin bu konuda çok ciddi katkı sunacakları konusunda umutsuzum. Türkiye Kafkaslar ve Ortadoğu'da aktif siyaset yürütürken kendi iç meselesi ne çözmek istiyor. Sorunun çözümü için eğilimlerin kendilerini cesur olarak göstermesi zorunludur.

Karnından konuşma (CHP Grup Başkan Vekili Kemal Anadol): Açıklamaları nedeniyle Gül'e sert tepki gösteren Anadol, "Karnından konuşma, fırsat neyse açıkla" diye seslendi. Anadol, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, "Acil bir durumdan bahsediyor, kaçırılmayacak fırsatlardan bahsediyor ama bu fırsatların ne olduğunu söylemiyor. Acil durumun ne olduğunu söylemiyor. Sanal biçimde bir tartışma ortaya çıkıyor" dedi.
BİZE ULAŞIN