TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN

Deniz Feneri'nde çeviri tamamlandı

Deniz Feneri soruşturmasında Almanya'dan gelen dosyanın çevirisi tamamlandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, cuma gününe kadar konuyla ilgili açıklama yapacak.

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, TBMM Genel Kurulunda sözlü soru önergelerini yanıtladı.

Deniz Feneri e. V. dava dosyasına ilişkin soruyu yanıtlarken Ergin, Türkiye ile Almanya arasında cezai konularda adli yardımlaşmaya ilişkin taleplerin, ceza işlerinde karşılıklı adli yardım Avrupa sözleşmesi hükümlerince yerine getirildiğini söyledi. Ergin, bu talepleri iletmede Adalet Bakanlığının, merkezi makam olarak belirlendiğini anımsatarak, sözleşme çerçevesindeki adli yardım taleplerinin, Türkiye ile Almanya arasında 1974 tarihli protokol gereğince, iki ülkenin dış temsilcilikleri aracılığıyla diğer ülkelere iletildiğini anlattı.

Söz konusu dava ile ilgili olarak, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosu ve Frankfurt Bölge Mahkemesi Savcılığının, Adalet Bakanlığından adli yardım talebi olduğuna işaret eden Ergin, sözlerine şöyle devam etti:

''Bunlardan birincisi; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, başsavcılıkça Alman makamlarımından bilgi, belge teminine yönelik olarak düzenlenen adli yardım evrakı, Almanca tercümeleriyle 25 Eylül 2008'de bakanlığımıza ulaştı. 26 Eylülde ise Alman yetkili makamlarına iletilmek üzere, Frankfurt Başkonsolosluğumuza gönderildi. Dışişleri Bakanlığı ve Frankfurt Başkonsolosluğumuza iletilen 20 Ekim ve 30 Ekim 2008 tarihli iki ayrı yazımızla da Almanya yetkili makamları nezdinde girişimde bulunularak, adli yardım talebine ilişkin cevapların, çabuklaştırılması ve sonucundan bilgi verilmesi talep edildi.

Dışişleri Bakanlığından alınan 18 Aralık 2008 tarihli yazıyla, Federal Adalet Dairesinden alınan 5 Aralık 2008 tarihli yazıya atfen, Frankfurt Savcılığınca adli yardım yoluyla talep edilen bilgi, belgelerin ceza davası sonucunda verilen karar hariç olmak üzere, 1 aylık süre zarfında ibraz edilebileceği ifade edildiği belirtildi. Alman yetkili makamlarından istenilen evrak, Dışişleri Bakanlığının 24 Şubat 2009 tarihli yazısının ekinde bakanlığımıza ulaştı, aynı gün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına kurye ile teslim edildi.''

''4 AYI BULDU''
Adalet Bakanı Ergin, daha önce benzer şekilde talep edilen adli yardım evrakıyla ilgili cevapların 5-6 aydan önce bakanlığa ulaşmadığını, bazı durumlarda bu sürenin 1 yıla çıktığını bildirdi. Ergin, Adalet Bakanlığına ulaşan evrakın işleminin ivedilikle yapıldığını, bilgi ve belge temini talebine ilişkin evrakın, Alman makamlarınca ikmal edilerek, Berlin Büyükelçiliğine ulaştırılmasının 4 ayı bulduğunu vurguladı.
Ergin, ''Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının adli yardım talebine cevaben alınan evrakın tercüme ettirilmesi, soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının görev ve yetkisi dahilinde bulunuyor'' dedi.

Frankfurt Bölge Mahkemesi Savcılığınca 16 zanlı hakkında yürütülen soruşturma kapsamında, Adalet Bakanlığından 24 Nisan 2009'da adli yardım talebinde bulunulduğunu bildiren Ergin, şunları kaydetti:
''Alman makamlarının sorumluluğunda olan adli yardım evrakının düzenleme tarihi 20 Ocak 2009, Almanya Ankara Büyükelçiliğinin üst yazısının tarihi 21 Nisan 2009, evrakın Alman büyükelçiliğince bakanlığımıza elden teslim edilme tarihi ise 24 Nisan 2009'dur. Evrak Alman makamlarınca düzenlendikten tam 3 ay sonra bakanlığımıza, Alman makamlarınca teslim edildi. Diğer dosyada da Alman makamlarının bu evrakları Türkiye'ye ulaştırması 4 ayı almıştır. Bu evraklarla ilgili olarak Adalet Bakanlığında evrakın giriş ve çıkışı arasında 1 ile 4 gün arasında zaman harcaması var. Bunun ötesine bakanlıkta hiçbir aksaklık, gecikme söz konusu olmamıştır.''

Adalet Bakanı Ergin, bakanlığının yazışmalarda üzerine düşeni yaptığını, süreci yavaşlatmayıp, hızlandırdığını ifade ederek, geriye kalanın bağımsız yargının işi oluğunu söyledi.

''VİZE KOLAYLIĞI TALEBİ''
Bakan Ergin, AB üyesi ülkelerle yapılan görüşmelerde, Türkiye'ye yönelik katı vize uygulamasına son verilmesi, vize işlemlerinin kolaylaştırılması ve hızlandırılması taleplerinin dile getirildiğini anlattı.
Bazı ülkelerle vize kolaylıkları içeren ikili düzenlemelerin yapıldığına dikkati çeken Ergin, bunların arasında Schengen üyesi olan İtalya'nın da bulunmasının önemine değindi. Ergin, Schengen'e dahil Estonya ile karşılıklı vize kolaylıklarının sağlanmasındaki çalışmaların sonuçlandırılmak üzere olduğunu, aynı konuda Avusturya makamlarıyla sürdürülen görüşmelerin de ilerlediğini söyledi.

Sadullah Ergin, Türkiye'nin, Irak ile ilişkilerinde uluslararası hukuku rehber aldığını, ilişkilerine bu çerçevede yön verdiğini ifade etti. Ergin, uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru güvenlik endişelerini Iraklı yetkililere iletirken, muhataplarının Irak yasalarına göre meşru bir sıfata sahip olmaları dışında bir kıstasın belirlenmediğini vurguladı.

Batı Trakya Türk azınlığının ana dilde eğitim hakkının, başta Lozan olmak üzere, ikili ve çok taraflı anlaşmalarla garanti altına alındığını anımsatan Ergin, soydaşların, Yunanistan'da zorunlu anaokulu uygulamasının başlatılması üzerine azınlık anaokulu taleplerini Yunanistan makamlarına ilettiğini belirtti. Ergin, ''Batı Trakya Türk azınlığının karşı karşıya kaldığı tüm hak ihlalleri ve bu çerçevede azınlık anaokulu açılması talebi, yapılan ikili temaslarda Yunan tarafına iletilmekte, konu yakından incelenmekte ve tüm seçenekler değerlendirilmektedir'' diye konuştu.

''110 BİN TUTUKLU VE HÜKÜMLÜ''
Adalet Bakanı Ergin, Türkiye'nin, dost ve kardeş ülke Azerbaycan ile ilişkilerine bakışının, ''bir millet, iki devlet'' anlayışı çerçevesinde şekillendiğini dile getirdi.

Türkiye'nin, Ermenistan ile yürüttüğü diyalog sürecinde, Azerbaycan'ın iyiliği ve menfaatlerinin hiçbir şekilde gözardı edilmediğini vurgulayan Ergin, süreç boyunca Azerbaycan makamlarının her aşamada bilgilendirildiğini kaydetti. Türkiye ile Ermenistan arasında devam eden sürecin, Azerbaycan'ın kaybına yol açacak bir boyutu bulunmadığını kaydeden Ergin, Türkiye'nin Güney Kafkasya'ya yönelik siyasetinin amacının, sorunların diyalogla aşılması olduğunu söyledi.

Ergin, ceza infaz kurumlarındaki yatak sayısının Ocak 2007 itibariyle 74 bin 140, hükümlü ve tutuklu sayısının 70 bin 277, Ocak 2008 itibariyle yatak sayısının 86 bin 387, hükümlü ve tutuklu sayısının 90 bin 837, 14 Mayıs 2009 tarihi itibariyle ise yatak sayısının 103 bin 904, hükümlü ve tutuklu sayısının 110 bin 880 oluğunu bildirdi.

TBMM Genel Kurulunda, daha sonra Türkiye ile Suriye arasında mayınlı arazilerin temizlenmesine ilişkin kanun tasarısının görüşmelerine geçildi.
BİZE ULAŞIN