Kayseri-İstanbul adli tıp maratonu

Küçük G.K., kreşe götüren servis şoförünün cinsel istismarına uğradı. Çocuğun ruh sağlığı raporu gerekti. Ama çelişkili raporlar bu kez G.K. ve ailesini Kayseri'den yollara düşürdü

Kayseri'de H.K., geçen yıl 3.5 yaşındaki oğlu G.K.'yi kreşe verdi, oğlunu kreşe götürmesi için de bir servis firmasındaki şoförle anlaştı. Ancak bir süre sonra kreşteki öğretmen, "Niye servis şoförü çocuğunuzu geç getiriyor?" diye sordu. Servis şoförü 27 yaşındaki İ.Ş.'nin diğer çocukları 08.15'te, G.K.'yi ise 45 dakika sonra kreşe bıraktığı ortaya çıktı. Aile bunun üzerine şikâyetçi oldu. İ.Ş. "cinsel saldırı" suçundan gözaltına alındı. Bunun ardından G.K.'nin ruh sağlığının etkilenip etkilenmediği için sağlık kuruluşları arasında sevkler başladı. G.K.'yi muayene eden Kayseri Adli Tıp Şube Müdürlüğü 18 Temmuz 2008'de "Maruz kaldığı cinsel saldırıdan dolayı beden ve ruh sağlığı bozulmamıştır" şeklinde görüş bildirdi. Ancak Erciyes Üniversitesi Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dalı "Travma sonrası stres bozukluğu ve depresyon belirtilerinin iddia olunan cinsel istismar suçuna bağlı olarak geliştiği tıbbi kanaati oluştuğu belirlendi. Çocuğun 6 ay takip edilmesi gerekiyor" raporu verdi.

ÜZMEZ KURULUNA SEVK EDİLDİ
İki rapordaki farklılıktan sonra yazar Hüseyin Üzmez'in cinsel istismarına maruz kaldığı iddia edilen B.Ç.'ye verdiği raporla günlerce kamuoyunda tartışılan Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu devreye girdi. İstanbul'a getirilen çocuk 6. İhtisas Kurulu'nda yeniden muayene edildi. Kurul "G.K.'nin ruh sağlığı bozulmuştur" tespiti yaptı. Çelişkilerin giderilmesi için minik G.K., Adli Tıp Genel Kurulu'nda da muayene edildi. Muayene sonucunda G.K.'nin, hasta olduğu sonucuna varıldı. Son karar Kayseri Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Genel Kurul'dan çıkan bu kararla birlikte minik G.K.'yi taciz eden İ.Ş., 15 yıl hapis cezası istemiyle yargılanacak.

YENİ BAŞKAN ELEŞTİRDİ

Küçük çocuğun cinsel istismarının ardından bir de rapor için 3 kez Kayseri-İstanbul hattında gidip gelmesi sıkıntıları artırdı. Yazar Hüseyin Üzmez'in tahliyesini sağlayan raporun çıktığı Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu'nun yeni Başkanı Prof. Dr. Mert Savrun, daha önce SABAH'a şöyle demişti: "Yargıtay'ın içtihat kararı gereği Türkiye'nin her yerinden mahkemeler istismar vakalarını İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderiyor. Yargıtay, 'Adli Tıp görmeden son karar verilemez' diye görüş bildirmiş. Bunun kesinlikle düzeltilmesi lazım. Çocuklara istismara maruz kaldıkları illerdeki üniversiteler veya Adli Tıp Kurumu'nda bakılıp, rapor tanzim edilebilir."

KAPI KAPI DOLAŞTIRILMAMALI
İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nahit Motavalli Mukaddes de şunları söyledi: "Çocukların uzun süre kapı kapı dolaştırılması çok yaralayıcıdır. Bu durumda travmayı yeniden yaşar. Bir çocuk tacize maruz kalmışsa, tedavinin ilk aşaması, tacizden ve tacizi hatırlatacak olaylardan uzak tutmaktır. Çocuk bunu ifade etmiyor olabilir. Ancak bakışları, oturuşu, irkilmesi, rüyası yaşam işlevlerinin bozulması gibi sıkıntılar olur. Türkiye'nin hemen her üniversitesinde Adli Tıp Ana Bilim Dalı vardır. Tacize, istismara uğramış çocukların gönlü ve kafası yaralıdır. Bu çocuklar narindir ve özenle yaklaşmak lazım onlara. Böyle süründürülmemelidir."

YOĞUNLUK NEDENİYLE 2011 YILINA RANDEVU
Üzmez olayına bakan 6. İhtisas Kurulu, daha önce günde 70 dosya görüşüyordu. Ancak başkan değişikliğinin ardından kurul, günde sadece 15 dosyaya bakıyor. Haftada üç gün çalışan kurulda, dosya yoğunluğu nedeniyle 2011 yılına gün veriliyor.

BİZE ULAŞIN