Vali Güler'den Cerrah yorumu

İstanbul Valisi Muammer Güler, İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ın Osmaniye'ye Vali olarak atanmasına ilişkin, ''Önemli bir terfi olarak değerlendiriyorum. İstanbul'daki çalışmalarının karşılığı anlamında onore edilmiştir kendisi'' dedi.

Güler, Valilik'te gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Cerrah'ın, Osmaniye Valisi olarak atanmasına ilişkin görüşlerinin sorulması üzerine Güler, bugün yayımlanan Valiler Kararnamesi ile 8 valinin merkeze alındığını, 13 valinin yerinin değiştiğini ve 9 kişinin de ilk kez valiliğe atandığını hatırlattı.
İlk kez valiliğe atananlar içerisinde İstanbul Emniyet Müdürü Cerrah'ın da bulunduğunu anımsatan Güler, ''Önemli bir terfi olarak değerlendiriyorum. İstanbul'daki çalışmalarının karşılığı anlamında onore edilmiştir kendisi. Bu bakımdan da sevindirici bir terfidir. Hayırlı olsun'' diye konuştu.

Güler, Cerrah'ın İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nü şimdiye kadar en uzun süreli yapan görevli olduğunu, 6 yıl 3 ay süreyle görevini başarıyla sürdürdüğünü ve bu hizmetleri karşılığında da valiliğe atandığını kaydetti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü görevine tecrübeli bir emniyet müdürünün geleceğini ve böylece hizmetlerin kaldığı yerden aynı şekilde İstanbulluların huzur ve güvenliğini sağlamaya yönelik bir çizgide devam edeceğini vurgulayan Güler, bunun bir bayrak nöbeti olduğunu, nöbeti devralacak kişinin de yine İstanbul Valisi'nin direktiflerinde diğer birimlerle koordineli şekilde, önleyici kolluk hizmetlerinin yerine getirilmesi konusunda çalışmalarını sürdüreceğini anlattı.

Güler, İstanbul Emniyet Müdürlüğü için atamanın önümüzdeki günlerde gerçekleşmesini beklediklerini ifade etti.

''KARARI DİKKATLE İNCELİYORUZ''

Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde yapılan incelemeler sonrasında hazırlanan alt komisyon raporunun TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nda kabul edilmesiyle ilgili görüşlerinin sorulması üzerine de Güler, kararı dikkatle incelediklerini ve değerlendirmeye başladıklarını söyledi.
Komisyon Başkanı Zafer Üskül'ün de ifade ettiği gibi karakollarda tespit edilmiş bir işkence olmadığını, karakol dışında meydana gelen işkence niteliğinde sayılabilecek bir kötü muamelenin tespit edildiğini vurgulayan Güler, bununla ilgili de araştırmaların sürdürüldüğünü belirtti.
Güler, ''Elbette komisyon raporunda belirtilen endişeleri gidermek için Valilik ve Bakanlık olarak derhal gereğini yapacağız. Onun bilinmesini istiyorum'' dedi.

İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın da talimatlarıyla bu komisyon incelemesinden önce Bakanlık mülkiye müfettişlerinin görevlendirildiğini, konunun değerlendirildiğini ve konuyla ilgili gerekli soruşturmaların yapıldığını dile getiren Güler, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Canla başla görev yapan arkadaşlarımın yanında eğer kötü muamele sayılabilecek olaylara karışanlar varsa, onların da elbette kanuni bakımdan gerekli yaptırımlara muhatap olacaklarını özellikle belirtmek istiyorum. Zaten vatandaşın hukukunu korumak, insan haklarına saygılı olmak, işkenceye sıfır tolerans bizim de bakanlığımızın da önemle üzerinde durduğu hususlardır. Biz de bunlara uymak konusunda son derece hassas davranıyoruz.''

Beyoğlu bölgesinin, özellikle geçmişte çok sıkıntıların yaşandığı, çok sayıda değişik suç ve suçluların bulanabileceği bir yer olduğunu ifade eden Güler, geçmiş yıllara nazaran suç sayılarında azalmalar olduğuna dikkati çekti.

Güler, ''Polisimiz orada çok gayretli çalışıyor, ama bir kötü muamele varsa ki bir tane bile olsa biz bunu anlayışla karşılayamayız, yönetim zafiyeti oluşmuşsa, bu zafiyetin giderilmesine yönelik önümüzdeki günlerde idari tedbirler alınacaktır'' şeklinde konuştu.

İçişleri Bakanı Atalay'ın ve kendisinin konuyu dikkatle takip ettiğini vurgulayan Güler, ''Soruşturma sonucunda da şu anda kimin tarafından yapıldığı belli olmayan, ama kötü muamele sayılabilecek bir olay tespit edilmiştir. Bunun gereği yerine getirilecektir'' dedi.

MÜNEVVER KARABULUT CİNAYETİ

Vali Güler, ''Münevver Karabulut cinayeti soruşturmasında bir gelişme var mı?'' sorusu üzerine de aslında dosyada mevcut bulunan MSN kayıtları, kamera görüntüleri veya suç aletleriyle ilgili bilgilerin bugün basında tekrar yer aldığını belirterek, ''Basında yer almayan daha birçok ihtimalin değerlendirilmekte, takibin sıkı şekilde sürmekte olduğunu belirtmek isteriz'' diye konuştu.

Bu olayın değil, olumsuz etkilerinin unutturulmaya çalışıldığını, bunun toplum sağlığı bakımından büyük önem taşıdığını anlatan Güler, şöyle devam etti:
''Bu suçu işleyenin tek kişi olduğunu da iddia etmedik hiçbir zaman, ama 'tek kişidir' şeklinde beyanda bulunduğumuz söyleniyor. Hayır. Daha deliller tespit edilmedi, tek kişi de olabilir, başka kişiler de olabilir. Şu andaki bulgular tek kişiye işaret ediyor, ama diğer delillerle bunu desteklemeye çalışıyoruz. Suçlu veya suçlular er geç yakalanacak, adalete teslim edilecektir. Bunun başka çıkar yolu yoktur. Kim olursa olsun, nerede olursa olsun.''

Kanun önünde eşitlik prensibi olduğunu, suç ve cezaların da şahsiliği bulunduğunu kaydeden Güler, çeşitli yayın organlarında cinayetin işlenmesinin üzerinden 100 gün geçmesi nedeniyle yer alan açıklamalarda da ifade edildiği gibi aramayı sürdürdüklerini yineledi.

Güler, ''Suçlu veya suçluların adalete teslim edilmesi bizim en önemli görevlerimiz arasındadır. Bütün deliller değerlendiriliyor. Asla bir ihmal, hatta bazılarının ifadesiyle polisin bazı konularda eksik kalması gibi bir husus kesinlikle olamaz, olmamıştır'' şeklinde konuştu.

Bunun dışındaki beyanların, ya duygusal anlamda ya da konunun ayrıntısını bilmeyen kişilerin değerlendirmesi olarak kabul edilebileceğini ifade eden Güler, ''Olayın asli faili olarak düşündüğümüz şüphelinin elde olmayışından kaynaklanmaktadır bütün bu endişeler. Yakalandığı takdirde tüm bu endişelerin ortadan kalkacağına inanıyorum'' diye konuştu.

GAZETECİYE DARP İDDİASI

Bir gazetecinin, ''Dün Boğaziçi Köprüsü'nde Cihan Haber Ajansı'ndan arkadaşlarımız polis tarafından darp edildi, küfür ve hakarete uğradı, kasetlerine el konuldu. Kameraları yaklaşık 2 saat köprü amirliğinde tutuldu. Bununla ilgili suç duyurusunda da bulunuldu? Bu olayı nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusu üzerine de Güler, İstanbul polisinin medyayla ilişkilerinin şimdiye kadar anlayış, karşılıklı yardımlaşma ve hoşgörü içerisinde cereyan ettiğini vurguladı.

Güler, bu olayla ilgili şunları söyledi:
''Belki yanlış anlaşılmadan, amacını aşan birtakım hareketlerden de kaynaklanmış olabilir. Olayı duyar duymaz, hemen incelenmesi konusunda arkadaşlarıma talimat verdim. Büyütülecek bir mesele olmadan konunun çözülebileceğine inanıyorum. Çünkü siz aynı alanda beraber kamu görevi yapıyorsunuz. Belki amacını aşan birtakım hareketler olabilir. Ona sebep olan arkadaşlar hakkında da gereğini yaparız. Ben bunun aramızda halledilebileceğine inanıyorum. Çünkü bu konuda aramızda bir anlayış birliği, beraberliği vardır. Saygımız, sevgimiz vardır birbirimize, ama hata eden bir arkadaşımız da varsa, onunla ilgili de elbette gereğini yaparız. Üzüntümü ifade ediyorum. Arkadaşlara 'geçmiş olsun' diliyorum.''
BİZE ULAŞIN