İki mahkemenin farklı Kürtçe kararı

Gaziantep 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi W ile ilgili davada beraat verirken, Sincan 2'ci Ağır Ceza Mahkemesi Türk'e Kürtçe cezası istedi

Kürtçe yasak
Sincan 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Meclis grup toplantısında Kürtçe konuşan DTP Genel Başkanı Ahmet Türk ve milletvekili Selahattin Demirtaş hakkında verdiği takipsizlik kararını kaldırdı. Mahkeme, "Siyasi Partiler Yasası ve Anayasa'ya göre Siyasi Partiler propaganda çalışmalarında ve Meclis'te Türkçe dışında başka bir dil kullanamazlar. Milletvekilleri Türk ve Demirtaş'ın Meclis kürsüsünden Kürtçe konuşması suç ve Anayasa'nın 83. maddesine göre yasama dokunulmazlığı dışındadır" dedi. Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Taner Ulutürk, Meclis grup toplantısında Kürtçe konuşan Türk ve Demirtaş'ın hakkında dava açılmasını istedi. Ankara Başsavcılığı'nın takipsizlik kararının ardından MHP'li Oktay Vural'ın itirazını değerlendiren mahkeme, Sincan Cumhuriyet Savcılığı'ndan da görüş aldı. Savcılık mütalaasında Vural'ın itirazının kabulü yönünde görüş bildirdi. Kararda şöyle denildi; "DTP'nin grup toplantısı propaganda faaliyetidir. Siyasi partiler, Türk dilinden ve kültüründen başka dil ve kültürleri korumak veya yaymak yoluyla Türkiye Cumhuriyeti üzerinde azınlıklar yaratarak bütünlüğünün bozulması amacını güdemezler." Mahkeme, Türk ve Demirtaş hakkında Siyasi Partiler Yasası ve Anayasa'ya aykırı faaliyette bulunma suçlaması ile soruşturma açılmasını istedi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ya fezleke hazırlayacak ya da Yargıtay'a başvuracak.

Sincan'a anında yanıt
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, Meclis'teki Kürtçe konuşması nedeniyle Ankara Cumhuriyet Savcılığı'nın verdiği takipsizlik kararını iptal eden Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne Diyarbakır'dan yanıt verdi. Türk şunları söyledi: "Aynı mahkeme Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de yargılanmasını istedi. Sincan Ağır Ceza'nın hangi kesimlerle diyalog içinde olduğu açık. Bu kararda, demokrasi, hukuk mantığını görmek mümkün değil. Kürsü dokunulmazlığı göz ardı ediliyor. İzleyip göreceğiz."

W'ya özgürlük
Digor savcılığının Kürtçe siyasi propagandaya verdiği takipsizlik kararından sonra "Kürtçe yasağın" sembolü haline gelen Q, W ve X de beraat etti. Gaziantep savcılığı ve davaya bakan Gaziantep 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi, Kürtçe yasağın kaynağı olan 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanunun, Arap harflerini yasaklamak amacıyla çıkarıldığını, Latin kökenli olan bu harflerin yer aldığı Kürtçe yazı nedeniyle ceza verilemeyeceğine karar verdi. Gaziantep'te yayınlanan Çoban Ateşi gazetesinin 40 ve 41'inci sayılarında, Ahmet Arif ve Kürt Şair Abdulla Peşew'in şiirlerinden bölümler ve bu şairlere ilişkin yazıda Q, W ve X harfleri kullanıldı. Gazetenin bu sayıları, Gaziantep Başsavcılığı'nın talebiyle 3'üncü Sulh Hukuk Mahkemesi'nce toplatıldı. Başsavcılık, Yazıişleri Müdürü Yasin Yetişgen hakkında da Türk harfleri dışında harf kullandığı gerekçesiyle 5 Şubat 2008'de dava açtı. Gaziantep 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 3'üncü duruşması, geçen hafta yapıldı. Duruşmada savcı Mahmut Yalçın yazıların Kürtçe içerikli olduğunu hatırlattıktan sonra mütalaasında şöyle dedi:

ARAPÇA İÇİN
"
1353 Sayılı Yasa'nın gerekçesi incelendiğinde; Latin harflerinin kullanılmasını, Arap harflerinin kullanılmasını önlemeye yönelik ve ayrıca Latin harflerinin resmi yazışmalarda kullanılmasını amaçladığı göz önüne alınarak, unsurları oluşmayan suçlardan sanığın beraatine karar verilmesi mütalaa ve talep olunur." 2'nci Asliye Ceza Hâkimi Ayla Ünal beraat kararı verdi.
BİZE ULAŞIN